• BIST 97.713
  • Altın 144,195
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Manisa 26 °C
  • İzmir 24 °C
  • Satış Temsilcileri Aranıyor
  • Satılık Daire
  • Zeytinli Bahçe; İftara hazırız!
  • Çocuk Gruplarında yaz dönemi kurs kayıtları başladı
  • Özel Yüksel’de erken kayıt fırsatı
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Sınav Lisesinde erken kayıt indirimi
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Ege Tenis Yüzme Kursu Kayıtları Başladı
  • Gaye Plus firmasına eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Penta Akademiden müjde!
  • Vergi Dairesinden duyuru
  • Gülbeyaz havuz ve cafede yüzme kursu kayıtları başladı
  • Köfteci Ramiz'e personel aranıyor
  • Pinokyo'da Yaz Okulu ve Yeni Dönem Kayıtları Başladı
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Akhisar'a iz bırak

SOMA

Bahadır Yenişehirlioğlu

SOMA

Her şey bir hayal, bir perde, yanılsama olsa keşke, ama gerçek.

Hem de öyle bir gerçek ki bu, can yakan, ağlatan, kazıyan bir gerçek. Köklerinin en derinlerinden en uç dallara kadar yükselen bir gerçek bu.

Bir an bir kor ateşi elinize alıp tuttuğunuzu hayal edin. Hissetmeye çalışın  sonra gözlerinizi kapayın  ve ağlayın.

Bu insanoğlunun menkıbesi, Somadan yayılan Ülkemin acısı.

Bunları yaşamak ve her bir derecesinde uzun, uzun düşünmek ve anlamaya çalışmak gerek.

Bu odalardan odalara, evrenlerden, evrenlere doğru geçilen bir gerçeklik ile açıklanabilir ancak.

Gül goncasının yapraklarının birbirlerine yapışmış olmaları her birinin bir yaprak olarak varlığını nasıl yok ettirmez ise, işte aynen öyle bir gerçeklikle birbirinin içine geçerek yaşanan bir gerçekliktir bu. Her canda daha acı,her canda biraz daha sancı.

Bu yaşananların anlatılmasının ne zorlu bir serüven olduğunu biliyorum.

Bildiğim halde yazıyorum.

Bir filim değil,bir tiyatro değil  tam bir gerçek ve her zerresinde biraz daha delip geçecek.

Hz Yusuf peygamberin duası aklıma geliyor sürekli okuyorum ve Evrene gönderiyorum. Elimden başka ne gelir ki, ne gönderebilirim ki başka.

 

 

 “Rabbim, dedi, kuyunun karanlığında beni yalnız bırakmayan, karanlığın ve derinliğin korkusunu bir anda aydınlığa, ümitsizliğimi bir anda muştuya çeviren o zaman, hâlâ koruman altında değil miyim, suç mu yazdın yoksa alnımdaki yazıya?”

Bazen bütün sesler susar ve derin bir çığlık kaplar yüreğin her köşesini.

 

 

Hani ateş gibi

 kor gibi o kâkül

 ellerimde gonca mühür.

 Ateşin hası yerleşir kalbe

 zifir karanlık geceye.

 Bütün hayalleri kor olmuşsa yürekte

 yangın olur hayaller her gece.

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1913 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.