• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Manisa 2 °C
  • İzmir 11 °C
  • ADD'den Cumhuriyet konseri
  • Bursa Kebap evine deneyimli usta ve garson aranıyor
  • 19 Ekim 2017 Muhtarlar günü programı açıklandı
  • Sir Winston House’a personel alımı yapılacaktır
  • Yemen Kahvesi Akhisarlılara hizmet vermeye başladı
  • İtina ile zeytin silkme makinası ile  zeytin silkinir
  • Grafiker aranıyor
  • Erdem Zeytinyağı fabrikasında zeytinyağı sıkımları başladı
  • Kaynakçı, boyacı ve montaj personeli aranıyor

Seçmen Kimi Seçti?

Mahmut Tolon

Seçmen Kimi Seçti?

Yurt dışındaki sağ ve sol partiler ve oradaki Türk seçmenin tavrına bakmak belki ileriye sağlıklı bakabilmek açısından faydalı olabilir. Örneğin ABD de sağ geleneksel olarak “Republican”(Cumhuriyetçi)  daha muhafazakar zengin kesim, sol daha ziyade “Democrat” veya daha ilerici akademik kesimden oluşur.

Almanya’da 2015 seçimlerde Türk seçmen

Yüzde 53 AKP, %17 HDP %16 CHP ve %9.7 MHP   olarak oyunu kullandı. Fransa ve Avusturya da benzer sonuçlar elde edildi.

ABD de ise %44 CHP, %24 HDP ,%16 AKP ve MHP %9Oy aldılar.

Diğer ülkelerde örneğin Çin, Gürcistan Avustralya veya Yeni Zelanda da kullanılan TC vatandaşlarının oy sayıları sağlıklı yorum yapılabilecek boyutta değiller.

Avrupa’daki oyların AKP ye akmasında Avrupa’daki yabancı “düşmanlığının” ve “Avrupa’daki seçmenin eğitim durumunun oynadığı bir rol var. Türkiye’de de AKP ve örneğin CHP seçmeninin eğitim durumları karşılaştırıldığında aradaki fark bariz. Bu eğitim farkı son yıllarda biraz daha kemikleşir gibi oldu.

Daha bariz ve yüksek oranda “sağ” seçmen önümüzdeki on yıllarda da ülkemizde, genç demokrasimizde görülecek.. Kısa vadeli ekonomik göstergeler ne olursa olsunlar. Neden?

Çünkü insanlar genelde aileden gördükleri doğrusunda oy verirler. Ancak istisnai durumlarda çevre faktörü ve farklı bakış açıları değişimde bir rol oynayabilir. Bir ülkeden bir ülkeye göç farklı oy kullanımına  neden olabilecek bir olaydır,  ayni şekilde bir yöreden diğerine göç  ve eğitim de.

Diğer ülkelerdeki sosyolojik araştırmada çıkan yorumları kesip yapıştırarak bize uyarlamak mümkün değil. Çünkü hem DP hem AP hem AKP şanslı ekonomik ortamlarda iktidarı devraldılar ve hafif “kendileri için bir şey istiyorlarsa namert olana kadar” yani iktidar sapması veya güç sarhoşluğu olana kadar, iktidarda kaldılar ve popülizm ile de ilelebet iktidarda kalacaklarına inandılar.

Diğer taraftan sağ ve sol tanımları ülkemize uymuyor. Bizde “sağ” hep daha ilerici “sol” hep statükocu oldu . DP kuruluşunda “kurulu düzen” CHP ye karşı tüm akımlar DP çatısı altında birlik oldular. Yani “ batıda” olanın tam tersi.   Ayni şekilde sanki sol daha iyi eğitimli oldu, sağ daha az eğitimli, bu da batının tam tersi.

Ne demişler:  eğitime rağmen bazı değerler baki mi kalıyor acaba?

Bir gözlem daha ekliyeyim: Sol bizde sanki ülkemizde daha bir batı hayranlığını çağrıştırıyor ve batıdaki gibi en garibanları kapsamıyor. En garibanlar ülkemizdeki kısa demokrasi tecrübesinde bilhassa DP ve AKP nin ilk dönemlerinde anlamlı hizmet aldılar.

Bence doğruları söylemek gerek, söyleyecek birşey olması gerek ve çözümleri makulde, yani normalde  aramak ve doğruları tekrar, tekrar anlatmak gerek. Genç ve bu tür işlerle uğraşmak isteyenlere “nasıl bir parti gerek” yazımı okumalarını öneririm.

Bu yazı toplam 1466 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.