• BIST 107.726
  • Altın 152,715
  • Dolar 3,7154
  • Euro 4,3697
  • Manisa 17 °C
  • İzmir 19 °C
  • Ateş Döner açılıyor
  • Marc Tekstilde çalışacak bayan eleman aranıyor
  • Zeytin üretiminde çalışmak üzere bay-bayan eleman aranıyor
  • 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri programı açıklandı
  • Mimarlık ofisine çizim elemanı aranıyor
  • ADD'den Cumhuriyet konseri
  • Bursa Kebap evine deneyimli usta ve garson aranıyor
  • Sir Winston House’a personel alımı yapılacaktır
  • Yemen Kahvesi Akhisarlılara hizmet vermeye başladı
  • İtina ile zeytin silkme makinası ile  zeytin silkinir
  • Grafiker aranıyor
  • Erdem Zeytinyağı fabrikasında zeytinyağı sıkımları başladı
  • Kaynakçı, boyacı ve montaj personeli aranıyor

Mahmut Sami Ramazanoğlu

Bahadır Yenişehirlioğlu

 

 

    


Mahmut Sami Ramazanoğlu ( 1892)- (1984)
mutasavvıf



1892 yılında Adana'da doğdu. Babası tarihte 'Ramazanoğulları' diye bilinen aileden Mücteba Bey, annesi ise Ümmügülsüm Hanım'dır. Sami Efendi'nin büyük ceddi Abdülhâdi Bey'in tesbit ettiği aile şeceresine göre, Ramazanoğulları'nın aslen Türklerin Oğuz boyunun Üçoklar kabilesinden olduğu ve Hz. Hâlid b. Velid (r.a.) nesliyle münasebeti olduğu anlaşılmaktadır. 

İlk, orta ve lise tahsilini Adana'da tamamladı. Yüksek tahsil için İstanbul'a geldi. Darü'l-fünun Mektebi'ne girdi. Hukuk Fakültesi'ni birincilikle bitirdi.

Askerlik hizmetini yedek subay olarak yine İstanbul'da yaptı. Zahir ilimlerini devrin ulema ve müderrislerinden tamamladı.

Tasavvuf yoluna yöneldi. Devrin meşhur Nakşi tekkesi Gümüşhaneli Dergahı'nda hir müddet erbain ve riyazatla meşgul oldu. Sonra arkadaşı eski Beşiktaş Müftüsü Fuad Efendi'nin babası Rüşdü Efendi'nin delaletiyle Kelami Dergahı şeyhi ve Meclis-i meşâyih reisi Erbilli Esad Efendi'ye intisab etti. Bir müddet mürşidinin yanında kaldı. Bilahare memleketi Adana'ya irşada vazifeli olarak gönderildi.

Memleketi Adana'da Cami-i Kebir'de vaaz ve hususî sohbetleriyle irşâd hizmetini yürüttü. Geçimini temin için bir kereste ticarethanesinin muhasebesini tutuyordu. 

Yazları, Adana'nın Namrun ve Kızıldağ Yaylası ile Kayseri'nin Talas'ında geçirirdi. Hac yolunun açıldığı 1946 yılında ilk defa hacca gitti. 1951 yılında İstanbul'a geldi. İki yıl kadar İstanbul'da kaldı. 1953 yılında hac hac dönüşü arkadaşı Konyalı Saraç Mehmed Efendi'yle Şam'a geldi ve oraya yerleşti. Bilahare ailesi, damadı ile birlikte yanına gitti. Ancak bu Şam hicreti dokuz ay kadar sürdü. Tekrar İstanbul'a geldi. İstanbul'a bu gelişlerinde önce Bayezid-Laleli'ye, sonra da Erenköyü'ne yerleşti. İstanbul'da bulunduğu yıllarda Erenköy Zihnipaşa Camii'ndeki vaazları ve hususi sohbetleriyle irşad hizmetini yürüttü. 
Diğer yandan da Tahtakale'de bir ticarethanenin muhasebesini tutarak geçimini temin etmekteydi.

Onun bu vaaz, irşad ve sohbetlerinden cemiyetin her sınıfından; fakir-zengin, esnaf-işçi, memur-tüccar ve fabrikatör binlerce insan istifade ederek feyz aldı.

1979 yılında gönlündeki muhabbet-i Resulullah ateşi, onu, Medine'ye hicrete mecbur etti. Çünkü onun son arzusu Peygamber şehrinde Hakk'a varmaktı. Vefatı 12 Şubat 1984 pazar günü vaki oldu. Cennetul-Baki Mezarlığı'na defnedildi. 

ESERLERİ:
1. Hazreti İbrahim (AS)
2. Hazreti Yusuf (AS)
3. Yunus ve Hud Sureleri Tefsiri
4. Bedir Gazvesi ve Enfal S.
5. Uhud Gazvesi
6. Tebük Gazvesi
7. Hazreti Ebu Bekir (RA)
8. Hazreti Ömer (RA)
9. Hazreti Osman (RA)
10. Hazreti Ali (RA)
11. Hazreti Halid İbni Velid (RA)
12. Ashab-ı Kiram (RA) (1-2)
13. Musâhabe ( 1-6)
14. Mükerrem İnsan
15. Fatiha Suresi Tefsiri
16. Bakara Suresi Tefsiri
17. Dualar ve Zikirler.

 

Bu yazı toplam 1341 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.