• BIST 115.147
  • Altın 163,118
  • Dolar 3,8058
  • Euro 4,6547
  • Manisa 6 °C
  • İzmir 13 °C
  • Sınav Temel Lisesinden bursluluk ve erken kayıt indirimi sınavı
  • Masal tadında bir düğün hikâyeniz olsun ister misiniz?
  • Tıfıl Akademi’ye takım arkadaşları aranıyor
  • Devren satılık veya kiralık elektronik mağazası raf ve demirbaşları
  • Donbaycıoğlu Hanı’nda dükkan kiralama ilanı
  • Akhisar Penta Kişisel Gelişim kursundan sömestr tatil hediyesi
  • Özel Yüksel’e öğretmen alımı yapılacaktır
  • Ön muhasebe personeli aranıyor
  • Bay – bayan servis elemanı aranıyor
  • Çınarlı Makina’ya personeller aranıyor
  • Penta Akademi KPSS kursları başlıyor
  • Yılın büyük, deve güreşi 28 Ocak’ta
  • Seç Markette Ocak ayı indirimleri
  • Berberler Odası başkan adayı Durmuş Özçelik
  • Paketleme, Ön Muhasebe ve Plasiyer aranıyor
  • Musiki Derneği koro konseri 18 Ocak’ta
  • Enza Home açıldı

Kuyu

Bahadır Yenişehirlioğlu

KUYU

İnsanın kendini keşfini, hayatın karanlığını, bize kurulan tuzakları, şartlanmışlıklarımızı, merhametsizliği ve karanlığın aydınlık olarak bize sunulmuş olmasını, buna dünden razı olarak yaşayıp gitmemizi, bize oynanan gölge oyunlarında, hayat diye sunduklarında kelamı kaybettiğimizi, yeniden keşfetmek gerektiğini, artık kimseyi suçlamayarak bütün zincirleri kırmak gerektiğini düşünüyorum.

 Kuyuya inmeden anlayamaz ki insan karanlığın sırrını. Karanlığın içinde gölge ve hayallerin samimiyetini. Gerçekliğini.

Kaybettiklerimizi bu kuyunun içinde bulabilecek miyiz acaba? Bütün sırları ve ihtişamı. Korkularımız ve kaçışlarımız bütün kuyuları kapattı sanıyorum, açılması için ne çok çaba ve emek gerekecek.

Dünya perdesinde izlediğimiz ne varsa aslında kendimize ait korkularımız ve yüzleşmelerimiz. Onlara yüklediğimiz değerler üzerinden kendimizi tanıma yolculuğumuz.

Hayallere verdiğimiz anlamlar ve onlara yüklediğimiz onca şey.

Hayal olduğunu bildiğimiz bütün hikayenin gerçek olduğunu zannetmemiz hayalin ta kendisi aslında.

Kuyunun karanlığının içinde el yordamı ile bir süre gidip sonra karanlığa alışan gözlerimizle kuyunun aydınlık olduğunu zannetmemiz ve kilometre taşları olarak dikilmiş bulunan sahte işaretler üzerinden savruluşlarımız.

İnsanların İslam algılarını öyle bir iğdiş ettiler ki kendi inançlarımızı din haline getirdik.

Hayatın karanlığını, bize kurulan tuzakları, şartlanmışlıklarımızı, merhametsizliği ve karanlığın aydınlık olarak bize sunulmuş olmasını ve buna dünden razı olarak yaşayıp gitmemizi, bize oynanan gölge oyunlarında, hayat diye sunduklarında kelamı kaybetmemizin de büyük payı var tabi ki.

Gerçeği istiyorum ben.

Bütün kuyuların ağzının açılmasını.

 

 

Bu yazı toplam 1231 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.