• BIST 89.843
  • Altın 145,566
  • Dolar 3,5962
  • Euro 3,9115
  • Manisa 14 °C
  • İzmir 16 °C
  • Elektrikçi ve sıhhi tesisatçı elemanlar aranıyor
  • Veteriner Aranıyor
  • Reşatbey Mahallesi 314 sokak Satılık Müstakil Ev
  • Erdemli Gençliğin yetişmesinde anne – babanın rolü konferansı
  • Kasiyer, Garson ve Komi aranıyor
  • Çınarlı Makina'ya eleman aranıyor
  • Ön Muhasebede çalışacak personel aranıyor
  • Yeni Cuma Pazarı karşısında kiralık dükkan
  • Bay – Bayan eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Levent Üzümcü 28 Mart'ta Akhisar'da
  • Gelin 2017’de de hikayenizi biz oluşturalım
  • Medar Bahar Kır Düğün Salonları
  • Jolly Tur Güvencesiyle Tam Karadeniz Turu
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Kiralık İş Yeri
  • Akhisar'a iz bırak
  • Ege Yörem

Kuyu

Bahadır Yenişehirlioğlu

KUYU

İnsanın kendini keşfini, hayatın karanlığını, bize kurulan tuzakları, şartlanmışlıklarımızı, merhametsizliği ve karanlığın aydınlık olarak bize sunulmuş olmasını, buna dünden razı olarak yaşayıp gitmemizi, bize oynanan gölge oyunlarında, hayat diye sunduklarında kelamı kaybettiğimizi, yeniden keşfetmek gerektiğini, artık kimseyi suçlamayarak bütün zincirleri kırmak gerektiğini düşünüyorum.

 Kuyuya inmeden anlayamaz ki insan karanlığın sırrını. Karanlığın içinde gölge ve hayallerin samimiyetini. Gerçekliğini.

Kaybettiklerimizi bu kuyunun içinde bulabilecek miyiz acaba? Bütün sırları ve ihtişamı. Korkularımız ve kaçışlarımız bütün kuyuları kapattı sanıyorum, açılması için ne çok çaba ve emek gerekecek.

Dünya perdesinde izlediğimiz ne varsa aslında kendimize ait korkularımız ve yüzleşmelerimiz. Onlara yüklediğimiz değerler üzerinden kendimizi tanıma yolculuğumuz.

Hayallere verdiğimiz anlamlar ve onlara yüklediğimiz onca şey.

Hayal olduğunu bildiğimiz bütün hikayenin gerçek olduğunu zannetmemiz hayalin ta kendisi aslında.

Kuyunun karanlığının içinde el yordamı ile bir süre gidip sonra karanlığa alışan gözlerimizle kuyunun aydınlık olduğunu zannetmemiz ve kilometre taşları olarak dikilmiş bulunan sahte işaretler üzerinden savruluşlarımız.

İnsanların İslam algılarını öyle bir iğdiş ettiler ki kendi inançlarımızı din haline getirdik.

Hayatın karanlığını, bize kurulan tuzakları, şartlanmışlıklarımızı, merhametsizliği ve karanlığın aydınlık olarak bize sunulmuş olmasını ve buna dünden razı olarak yaşayıp gitmemizi, bize oynanan gölge oyunlarında, hayat diye sunduklarında kelamı kaybetmemizin de büyük payı var tabi ki.

Gerçeği istiyorum ben.

Bütün kuyuların ağzının açılmasını.

 

 

Bu yazı toplam 1112 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.