• BIST 1.471
  • Altın 414,451
  • Dolar 7,4160
  • Euro 8,9680
  • Manisa 12 °C
  • İzmir 16 °C
  • Özel Akhisar Deniz Kurs Merkezlerinden bursluluk sınavı
  • Estetisyen aranıyor
  • Son gün 28 Şubat!
  • Zeytin işletmesine personel aranıyor
  • Bay eleman aranıyor
  • Eksen Kurs Merkezlerinde bursluluk sınavı
  • Otel Tütün’e personel aranıyor
  • Plasiyer Aranıyor
  • Dış ticaret personeli aranıyor
  • İpek Salça’ya personel aranıyor
  • Vip Vadi eğitim kurumlarından bursluluk sınavı
  • İkinci el saç ve sandaviç panel bulunur.

Korona günlerinde eğitim

Halil Erdost

Korona günlerinde eğitim

İnsanlık tarihinin, dünyayı yeniden şekillendirmeye ve geçmişe göre yeni bir düzen, yeni bir bakış açısı kazandırmaya başlayan korona virüs salgın günlerinin yaşandığı içinde bulunduğumuz bu günlerin de her alanda olduğu gibi eğitim öğretim alanında da yeni bir yaklaşım uygulamaya koyuldu: uzaktan eğitim.

Teknolojik alt yapının yeterli düzeyde olduğu ve uzaktan eğitimin olmazsa olmazı olan teknolojik araçların (internet,bilgisayar,akıllı telefon,yeterli televizyon gibi) ulaşılabilirliğinin bize göre çok yüksek olduğu gelişmiş ülkelerde (Almanya,Fransa,İngiltere gibi) bile beklenen sonucun alınmadığı görülüp , okullar kapatılmayarak, gerekli önlemler alınıp yüz yüze eğitim devam ederken bizim ülkemizde maalesef ,uzaktan eğitimin ne zamana kadar devam edeceği bilinmeden sürdürülmektedir.

Ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ‘her öğrencinin en iyi eğitime kavuşması, en kaliteli eğitim içeriklerine ulaşması ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için’ 22 Kasım 2010 tarihinde uygulamaya konulan FATİH (Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) projesi başlatılmıştır.8.11.2018 tarihinde NTV’deki bir haber programına katılan Milli Eğitim Bakanı Ziya SELÇUK, sorulan bir soruya karşılık , FATİH projesi uygulamasına o tarihe kadar harcanan paranın 3.4 milyar lira olduğunu söylemiştir.Bu kadar paranın harcanmış olmasına karşılık, ne amaçlanan eğitim gerçekleşmiş ne de eğitimde fırsat eşitliği sağlanmıştır.Bu amacın gerçekleşmediğini hemen her gün televizyon haber bültenlerine konu olan uzaktan eğitimden yararlanamayan öğrenci haberleri ortaya koymaktadır.

Yüz yüze eğitim dönemlerinde bile yurdumuzdaki eğitimin düzeyi, gerek uluslar arası değerlendirmelerden olan PISA (Uluslar arası öğrenci değerlendirme programı) gerekse yerli PISA diye de adlandırılan ABİDE (Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi) sınavlarında alınan sonuçlarda ortaya çıktığı gibi hedeflenen düzeyin çok altında ve alt gelir gruplarındaki ailelerin çocuklarıyla, üst gelir gruplarındaki ailelerin çocukları arasındaki fark çok yüksektir.

Her 3 yılda bir yapılan, 15 yaş grubu öğrencilere uygulanan ve 2003’ten beri Türkiye’nin de katıldığı PISA sınavları, öğrencilerin bilgilerini ve bilgilerini kullanabilme becerilerini değerlendirip puanlayan bir uygulamadır.Öğrencilerin kendi dillerinde okuma ve okuduğunu anlayıp yorumlama; matematik bilgilerini ve bu bilgiyi kullanabilme becerilerini; fen bilimlerindeki bilgilerini ve bu bilgilerinden yararlanabilme durumlarını sorgular, sorulan sorular açık uçlu sorulardır.Yapılan değerlendirme sonuçlarına göre Türkiye’mizin durumu aşağıda grafiklerde gösterildiği gibidir.

2021-01-18_16-25-42.png

2021-01-18_16-26-36.png

2021-01-18_16-27-11.png

Grafiklerde de görüldüğü gibi Türkiye girdiği bütün PISA sınavlarında OECD ortalamasının altında kalmıştır.Yine bütün sınavların değerlendirme ortalamalarına göre üst düzey (5-6) ve orta düzey (3-4) seviye oranlarında OECD ülkeleri ortalamasının altına düşen Türkiye, alt düzey ve düzey altı (1-2) oranlarında OECD ülkeleri ortalamasının üstündedir.Yani öğrencilerimizi geleceğin dünyasına yetiştiremiyoruz.

Özellikle 2015 yılı PISA sınavında aldığımız başarısızlık sonrasında Milli Eğitim Bakanlığımız PISA sonuçlarını ciddiye alıp, sorunların üzerine gitmek yerine sadece kendi öğrencilerimizin katılıp değerlendirileceği ABİDE sınavını uygulamaya başlattı.Her yıl 4. Ve 8. Sınıf öğrencilerine uygulanan ABİDE sınavlarında öğrencilere her bir dersten (Türk.e,Matematik,Fen Bilimleri,Sosyal Bilgiler) 27 soru soruluyor.Soruların yarısı çoktan seçmeli yarısı açık uçlu sorulardan oluşuyor.

ABİDE sınavının değerlendirilmesi her ders için temel altı, temel , orta , orta üstü ve ileri olmak üzere 5 yeterlilik düzeyinde yapılmaktadır.

2019 yılı ABİDE  sınavına 81 ilden ve 1230 okuldan 75.000 8. Sınıf öğrencisi katılmıştır.(PISA sınavlarına katılan öğrencilerin yaş seviyeleri göz önünde bulundurularak ABİDE sınavlarına katılan 8. Sınıf öğrencilerinin sonuçları değerlendirmemize alınmıştır.) 2019 yılı 8. Sınıf ABİDE  sınavları sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklandı.Açıklanan sonuçlara göre öğrencilerimizin başarı düzeylerine göre dağılım oranları aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Dersler

Temel Altı

Temel

Orta

Orta Üstü

İleri Düzey

Türkçe

%1,6

%23,5

%41

%26,8

%7,2

Matematik

%16,4

%36,6

%32,8

%11,3

%3

Fen Bilimleri

%9,4

%30,4

%46,3

%11,4

%2,5

Sosyal Bilimler

%4,4

%20,5

%40,4

%25,3

%9,4

 

Gerek PISA sonuçlarına göre oluşturulan grafkleri gerekse ABİDE sonuçlarına göre oluşturulan tabloyu değerlendirdiğimizde PISA’nın Türkiye’ye alt düzey ve düzey altı oranları ile ABİDE’nin temel ve temel altı oranlarının ve PISA’nın üst düzey oranı ile ABİDE’nin ileri düzey oranlarının bir birleriyle hemen hemen örtüştüğünü görüyoruz.PISA sonuçlarına göre söylediğimi ABİDE sonuçlarına göre de söylüyorum.Öğrencilerimizi geleceğin dünyasına yetiştiremiyoruz.

ABİDE sınavı kapsamında uygulanan ve öğrencilerin cevaplamaları istenen bazı anket sorularına verilen cevapların değerlendirilmesiyle, başarı üzerinde etkili olan sosyal, ekonomik ve eğitsel ulaşılabilirliğin etkileri de net biçimde ortaya çıkmıştır. Bu durumda aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Etkenler

Ulaşılabilirlik

Başarı Düzeyi

Annenin eğitim düzeyi

İlkokul- Ortaokul

Düşük

Lise – Üniversite

Yüksek

Öğrencinin kendine ait çalışma odası-masası

Yok

Düşük

Var

Yüksek

Bilgisayarı veya tableti

Yok

Düşük

Var

Yüksek

Evde bulunan kitap sayısı

Az

Düşük

Çok

Yüksek

Okul öncesi eğitim süresi

Az

Düşük

Çok

Yüksek

Kahvaltı yapıp yapmadığı

Ara sıra

Düşük

Sürekli

Yüksek

Gidilen okul

Genel

Düşük

Özel

Yüksek

Destekleme yetiştirme kurslarına

Gitmeyen

Düşük

Giden

Yüksek

Gidilen okulda kütüphane

Yok

Düşük

Var

Yüksek

 

Anket sonuçları göstermektedir ki eğitimde fırsat eşitliğinin de başarı üzerinde çok büyük etkisi vardır.Sosyo-ekonomik düzeyimiz arttıkça öğrencilerimize sunacağımız fırsatlar da artacağından öğrencimizin başarısı artacaktır. Oysa günümüzde hele şu salgın günlerinde uyguladığımız uzaktan eğitim, eğitimde fırsat eşitsizliğini olduğundan çok daha fazla arttırmaktadır. Bu durum ileride telafisi mümkün olmayacak eğitim uçurumları yarattığından bir kez daha söylüyorum, gerekli tedbirler alınarak, bir nebze de olsa fırsat eşitliği yaratan yüz yüze eğitime bir an evvel geçilmelidir.

Bu yazı toplam 3450 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
PAUSE COFFEA
  • Pause Coffea Akhisar
1/20
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.