• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Manisa 3 °C
  • İzmir 7 °C
  • Aybek Tur'dan Kıbrıs Gezisi
  • Akademi Winter Hizmete Girdi
  • Deneyimli Tır Şoförleri Aranıyor
  • Akhisar’da 2017’nin sanat perdesini ASDER açıyor
  • Satış Elemanı Aranıyor
  • Ege Yörem
  • Villa yapımına uygun arsalar satılıktır
  • Dominos Pizza Akhisar
  • Mesleki Yeterlilik Belgesine Sahip Personeller Aranıyor
  • Özel Yüksel Kolejine öğretmen aranıyor
  • Gençlerbirliği Masa Tenisi alt yapı çalışmaları başlıyor
  • Bahçeşehir Kış Sanat ve Spor Okulları kayıtları başlıyor
  • Adil Nergiz
  • Elektrik ve Elektronik işlerinde çalışacak eleman aranıyor
  • Bahçeşehir Okulları Akhisar Kampüsü’ne 2017-2018 yılı için eğitim yöneticisi ve öğretmenler alınacaktır

İslamofobi ve Çözümler

Mahmut Tolon

İslamofobi ve Çözümler

Umut dünyası. Eldeki malzeme ile çözüme ulaşmaya çalışmak gerek. Taliban ve İşid sonrası İslamofobi gündemde. Müslüman dünyasında ölen milyonlarca insan ve Fransa’da ölen 17 kişi.

Benim kültürüm buranın kültürü, dolayısı ile sorumlu benim, batı dünyası falan değil. Allaha inanmak konusunda da zaten bir aracı kabul etmiyorum.  Çözümleri aklıda aramamız lazım. Müslüman dünyasında son on yılda ölen 12 milyon insandan bahsetmek ne derece Diyanet İşleri Başkanının işi bilemiyorum. İfade özgürlüğüne  zarif ve detaylı bir şekilde değindi üstat. Bu konu bir memuru epeyce aşan bir konu diye düşünüyorum. İstifa edip cübbesiz olarak söylese daha bir anlamlı olurdu. Öldüreni hep “batı kültürü” olarak algılamak doğru değil. “Müslümanlar”, “Müslümanları” daha ziyade öldürüyorlar. Zaman bir ok gibi öne doğru akıyor. Bizim bu karikatürlere alışmamız gerek. Yasak içine sığınamayacağız korkarım, her ne kadar kolayımıza gitse de.

Zamanın bir ok gibi öne doğru akmasını (Eddington 1927) açayım, bu fizikçilerin bir bakış açısı ve son derece doğru. Özetle üç yumurtayı kırıp sahanda yumurta yapabilirsin ama bu yumurtaları eski haline doğru bir ağır çekim ile tekrar gerçek yaşamda bir araya getiremezsin, teknoloji ne olursa olsun. Uzlaşmayı bizim kültürümüzde de benimsememiz gerekecek. Artık bu iletişim çağında bunu yasaklarla yapma rahatlığımız yok. Diyanet’n özelleştirilmesi hakkında daha önce de yazmıştım.    

Cumhurbaşkanının elinde bu krizin doğurduğu büyük bir imkan var. Mısır zaten bir reform çalışmasını başlatmış. Bizde de artık nasıl Hz Muhammedin yaş günü sabitlendi ise, Ramazan ayının Aralık ayına sabitlenmesi , evrimin okullarda öğretilmesi ve yasakçı zihniyetten vazgeçme zamanı geldi. Bayrağı Mısıra kaptırmadan Türkiye’nin bu konularda çalışması ve uygulamalara geçmesi gerek.

Yasakçı zihniyet ile köprüyü geçerken sürüyü bir arada tutabilirsin ve bir oranda da kuvveden fiile geçmek için güçlü bir yaklaşım gerekebilir. Ama “köprüyü geçiş” eğer çok uzun sürerse kişisel menfaat sapması olayın akışında ön plana geçer ve insanlar sürüden koparlar. Bu çerçevede Erdoğan’ın elinde, gerek Kürt konusunu, gerek Sünni İslamiyet’teki reformu gerçekleştirmek için anlamlı kozlar hala var. Bu konulardaki başarılar Hunları, Moğolları, İskitleri Türk diye deklere etmek gibi bir bakış açısını   veya ayakkabı kutularını tamamen unutturur ve tarihte detay olarak algılanmalarını sağlayabilir.

 

Bu yazı toplam 1393 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.