• BIST 115.794
  • Altın 396,901
  • Dolar 6,8591
  • Euro 7,7441
  • Manisa 23 °C
  • İzmir 24 °C
  • Halk Eğitim’den kurban kesim elemanı kursu
  • Deneyimli deneyimsiz personel aranıyor
  • British Town’da Kids Grupları için yeni kurslar açılıyor
  • Afşin Moda Tekstil’den maske temin edebilirsiniz
  • Teknik Ressam aranıyor
  • Plasiyer Aranıyor
  • Ege Yüzme Akademisinde Temmuz kayıtları doldu
  • Akhisargücü Yüzme Spor Kulübü yaz kursları başlıyor
  • Aybek Turizm Yaz Gezileri
  • Gazaltı personeli ve elektrikçi aranıyor
  • İş güvenliğinde 1 Temmuz alarmı!
  • Akhisar’ın bebekleri yazın keyfini Hola Baby Spa’da yaşıyor
  • Kiralık Dükkan
  • Dış ticaret ithalat/ihracat personeli aranıyor
  • Ütopia Düğün Salonu arkası satılık dubleks bahçeli villa
  • Nuri Giyik Sanayi sitesinde kiralık iş yerleri
  • Kurbanlık büyükbaş hayvan satışları başladı

Hangisisin?

Halil Erdost

Hangisisin?

“İhtiyar Kızılderili reis kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbirleri ile didişip duran köpekleri izliyordu. Köpeklerden biri beyaz diğeri siyah renkliydi. On iki yaşlarındaki torun kendini bildi bileli, dedesinin kulübesinin önündeki o iki köpek birbirleri ile didişip duruyordu. Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu iki iri çoban köpeğiydi bunlar. Çocuk, dedesinin kulübesini korumak için bir köpek yeterliyken niye ikincisinin de olduğunu ve niye bir başka renkte değil de birinin siyah, diğerinin de beyaz olduğunu çok merak ediyordu. Bu merakını gidermek için dedesine sordu:

-Dede kulübeni korumak için bir köpek yeterli olduğu halde niye bu iki köpeği hep kulübenin önünde tutuyorsun? Hem de niye biri siyah diğeri beyaz?

İhtiyar reis, bilgece gülümsedi. Torununun sırtını sıvazladı ve gözlerinin içine bakarak

-Onlar benim için bir köpekten çok iki simgedir, dedi.

Çocuk:

-Neyin simgesi diye sordu.

Dede:

-İyilik ve kötülüğün simgesi. Aynen gördüğün şu iki köpek gibi, iyilik ve kötülük de içimizde didişip duruyor. Onları seyrettikçe ben hep içimizdeki iyilik ve kötülüğün mücadelesini düşünür dururum. Çocuk dedesinin söylediklerini dinlerken “iyi ama bir mücadele varsa kazananı da olmalı” diye düşünüyordu ve hemen adeta dedesinin sözünü keserek:

-Peki, hangisi kazanır bu mücadeleyi? diye sordu.

Bilge reis sevecen bir gülümseme ile baktı torunun yüzüne:

-Hangisi mi evlat? dedi ve ekledi:

-Ben hangisini daha çok beslersem o kazanır.”

Kızıl derili koca reisin önündeki köpekleri iyilik ve kötülük diye simgeleştirmesinin yanı sıra biz bunu istersek:

Güzellik ve çirkinlik,

Doğruluk ve yanlışlık,

Merhametlilik ve acımasızlık,

Duyarlılık ve duyarsızlık,

Haktan yana olma ve güçlüden yana olma,

Barıştan yana olma ve savaştan yana olma gibi daha pek çok simgelerle sembolleştirebiliriz. Bütün bunların hepsi ve daha nice olumlu ve olumsuz durum beynimizin içinde birbirleriyle boğuşup duruyor. Bunların olumlularını melek, olumsuzlarını şeytan temsil ediyor. Bunların hepsi bizim fıtratımızda var. Bunu inkâr etmek, kişinin kendisini inkâr etmesidir. Şöyle bir düşündüğümüzde, kendimizi sorgulayıp iç muhasebemizi yaptığımızda bunun böyle olduğunu zaten görürüz. Önemli olan bunun varlığını veya yokluğunu tartışmak değil, bizim hangi tarafta olduğumuz veya olmamız gerektiğidir.

Biz ne tarafta olmalıyız?

İyiden, güzelden, doğrudan, merhametten, duyarlılıktan, haktan, barıştan yana mı? Yoksa kötüden, çirkinden, yanlıştan, acımasızlıktan, duyarsızlıktan, hukuksuzluktan, savaştan yana mı olacağız? Biz hangi köpeği besliyoruz? Bunun kararını vermek yine bize kalmış. Biz özgür irademizle düşünmeli, bunun kararını vermeli ve bu karar doğrultusunda söylemler ve davranışlar geliştirmeliyiz. İçten pazarlıklı değil olduğumuz gibi görünmeliyiz.

Dost kim, düşman kim?

İyi kim, kötü kim? Bilmeliyiz.

İnanıyorum ki dünya o zaman, daha bir yaşanılası yer olacaktır.

 

Bu yazı toplam 967 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
PAUSE COFFEA
  • Pause Coffea Akhisar
1/20
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.