• BIST 112.122
  • Altın 174,823
  • Dolar 4,0406
  • Euro 4,9882
  • Manisa 14 °C
  • İzmir 17 °C
  • MABEM kayıtları başladı
  • DOFA Granit fabrikasına personeller alınacaktır
  • GO Akaryakıt’a ön saha görevlisi aranıyor
  • Halk Eğitim’den cenaze hizmetleri kursu
  • 23 Nisan çocuk ve bilim şenliğine davetlisiniz
  • 23 Nisan coşkusu için tüm çocuklar Novada’ya!
  • Garson ve komi aranıyor
  • Akhisar’da bayanlar için festival
  • 43. Hilaliye Hafızlık Merasimi 6 Mayıs 2018 Pazar günü
  • Zeytin üretiminde çalışacak bayan eleman aranıyor
  • TBG Grup Gıda’ya personeller aranıyor
  • Deneyimli makinacılar aranıyor
  • Fayton Hotel’de rezervasyonlar başladı
  • Atasay'da kaçırılmayacak fırsatlar
  • Atasay'da alyans ürünlerinde kaçırılmayacak fırsatlar
  • Novada AVM’ye personeller aranıyor
  • Novada’da festival başlıyor!
  • Stüdyo Taner'de dış çekim randevuları
  • Özel Merkez Lisesi erken kayıt dönemi başladı
  • Masal tadında bir düğün hikâyeniz olsun ister misiniz?

Cuma hutbesi; Helal haram duyarlılığı

Okunma Sayısı: 1995
Cuma hutbesi; Helal haram duyarlılığı
22 Aralık 2017 tarihli Helal Haram Duyarlılığı konulu Diyanet Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlandı.

İL : GENEL

TARİH : 22.12.2017

HELAL HARAM DUYARLILIĞI

Cumanız Mübarek Olsun Aziz Müminler! Yüce Rabbimiz, okuduğum âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler! İçki ve benzeri şeyler, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.”  Peygamber Efendimiz (s.a.s) de, okuduğum hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Helâl de bellidir, haram da bellidir. İkisinin arasında birtakım şüpheli hususlar vardır ki insanların çoğu bunları bilmezler. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve haysiyetini korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse, harama düşmüş olur…” 

Kardeşlerim!

Yüce Rabbimiz, insanı en değerli varlık olarak yaratmıştır. Tertemiz fıtratını korumak ve ebedi kurtuluşa ulaşmasını sağlamak için ona bazı sınırlar çizmiştir. Hayatımız boyunca riayet etmemiz gereken bu sınırlara helal ve haram diyoruz.  Helal, yaratılışın gaye ve hikmetine uygun olan güzelliklerdir. Haram ise, mükerrem olarak yaratılan insanın onur ve haysiyetini zedeleyen, ona zarar veren çirkinliklerdir. Helal,  Allah’ın rızasına uygun söz, tutum ve davranışlardır. Haram ise Rabbimizin gazabına ve insanların kınamasına neden olacak kötülüklerdir.  Değerli Müminler! Helali gözetmek, Allah’a imanın yani O’na verdiğimiz kulluk sözüne sadakatin göstergesidir. Harama bulaşmak ise bu sözü göz ardı etmektir. Helalin peşinde koşmak, insana yaraşır, nezih ve şerefli bir hayat yaşama gayretidir. Harama dalmak ise zihni ve gönlü bulandırma; heva ve hevesin, arzu ve isteklerin esiri olma halidir.  İnsan, helale ne kadar yaklaşırsa huzura da o kadar yaklaşır. Harama doğru yürümenin sonu ise pişmanlık ve mutsuzluktur.  Helâl-haram duyarlılığını yitirerek israf edilmiş bir ömrün akıbeti hüsrandır.   

Kıymetli Kardeşlerim!

Dinimizde hiç kimsenin kendi arzusuna göre helal ve haram koyma yetkisi yoktur. Kur’an-ı Kerim’in rahmet yüklü mesajlarına iman eden, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in kutlu yolundan yürüyen her mümin, helal-haram duyarlılığına sahip olmak zorundadır. Mümin, imanının gereği olarak Rabbini seven, sınırlarını bilen, kendini tanıyan insandır. O, vicdan ve merhametini yitirerek hiçbir canı incitemez. Duyarsız, hürmetsiz ve iffetsiz davranarak kendisinin ve başkasının haysiyetini çiğneyemez.  Mümin, şu geçici dünyada sayılı nefeslerini falcılık, kumar, şans oyunları, faiz, rüşvet, tefecilik, hırsızlık gibi haksız kazançlarla tüketemez. Allah’ın kendisine emanet verdiği bedenini alkollü içki ve uyuşturucu maddelerle zehirleyemez. Helal olmayan yiyecek ve içeceklerle sağlığına yazık edemez.  Mümin öyle bir insandır ki; yetim malına el uzatamaz. Kul ve kamu hakkına giremez. Eş ve çocuklarına, anne ve babasına, komşu ve akrabasına kötü muamelede bulunamaz. Yalan, yalancı şahitlik, iftira ve kötü sözlerle dilini kirletemez. Emanete asla ihanet edemez, verdiği sözden dönemez. Fitne ve fesat peşinde koşamaz, bozgunculuk yapamaz.   

Değerli Kardeşlerim!

Müminler olarak, helal ve haram sınırları karşısındaki tutumumuza bakalım. Her birimiz, şu soruları kendimize soralım: Helal-haram duyarlılığı çerçevesinde bir hayat mı yaşıyoruz? Yoksa bir idrak tutulması içinde miyiz? Günahı umursamayarak, haramdan kaçınmayarak dünya ve ahiret mutluluğumuzu tehlikeye mi atıyoruz? Yoksa gönülden bir tövbe ile bir daha geri dönmemek üzere yanlışlarımızı terk edebiliyor muyuz? 

Kıymetli Kardeşlerim! Unutmayalım ki; mümine yaraşan, helale ve harama karşı uyanık olmaktır. İnsan hata yapabilir. Ama hata edenlerin en ferasetlileri, en kısa zamanda hatadan dönen ve tövbe edenlerdir.  Hutbemizi Peygamberimiz (s.a.s)’in şu duasıyla bitirmek istiyorum: “Allah’ım! Doğu ile batı arasını uzaklaştırdığın gibi benimle günahlarımın arasını da uzaklaştır!  Allah’ım! Beyaz elbisenin kirden arınması gibi beni de günahlarımdan arındır!” 

Mâide, 5/90. Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107. Buhârî, Ezân, 89.

akhisar-pasa-camii-kulliyesi-(1).jpg
Fotoğraf Kaynak: Akhisar Haber Ajansı - AHA
akhisar-pasa-camii-kulliyesi-(2).jpgakhisar-pasa-camii-kulliyesi-(3).jpgakhisar-pasa-camii-kulliyesi-(4).jpg

Kaynak: Akhisar Belediyesi Kültür Yayınları, Kentleşme Sürecinde Akhisar, Doç. Dr. Mehmet Karakuyu'nun kitabından temin edilmiştir.

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.