• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Manisa -2 °C
  • İzmir 4 °C
  • Aybek Tur'dan Kıbrıs Gezisi
  • Akademi Winter Hizmete Girdi
  • Deneyimli Tır Şoförleri Aranıyor
  • Akhisar’da 2017’nin sanat perdesini ASDER açıyor
  • Satış Elemanı Aranıyor
  • Ege Yörem
  • Villa yapımına uygun arsalar satılıktır
  • Dominos Pizza Akhisar
  • Mesleki Yeterlilik Belgesine Sahip Personeller Aranıyor
  • Özel Yüksel Kolejine öğretmen aranıyor
  • Gençlerbirliği Masa Tenisi alt yapı çalışmaları başlıyor
  • Bahçeşehir Kış Sanat ve Spor Okulları kayıtları başlıyor
  • Adil Nergiz
  • Elektrik ve Elektronik işlerinde çalışacak eleman aranıyor
  • Bahçeşehir Okulları Akhisar Kampüsü’ne 2017-2018 yılı için eğitim yöneticisi ve öğretmenler alınacaktır

Aslında farklı sesler duymak gerekir bazen.

Bahadır Yenişehirlioğlu

Aslında farklı sesler duymak gerekir bazen. Bu da  öyle işte

Meydan, taş zemine çarpan cesetlerin, kemiklerinin kırılma sesleriyle yankılanıyordu. Selimin korkudan canı boğazına düğümlenmişti. Tekrar "Kaz!" Diye bir ses duyuldu. Şuursuzca mezarı kazmaya başladı. Çukur açmaya çalışan bir köpek gibi kazdıkça çıkan toprakları arkasına doğru savuruyordu. Puslu bir geçmişi yaşıyor gibiydi. Mezarı kazıdıkça kazıdı  sonrasında elleri yumuşak bir şeye dokundu. İrkildi, kazdığı mezarın içerisinde ayağa kalktı. Korkuyordu. Cesedin burnu ortaya çıkmıştı. Tam o anda büyük bir şimşek eşliğinde korkunç bir yağmur yağmaya başladı.  Mezarın içine sular doluyordu. Cesedin yüzü hepten ortaya çıktı. Selim kendisine bakıyordu. Evet bu kendisiydi  "Ama bu nasıl olur yaşıyorum ben! Ben yaşıyorken  nasıl olurda ölüp gömülmüş olabilirim?"  Bağırmaya başladı. İçinde bir acı hissetti, umutsuzluğa düşüyordu.

Bütün vücudu çamur içindeydi.Yağlı, sıvaşık, arınmak bilmeyen bir çamur. Tırnaklarının arasına topraklar dolmuştu. Perişan bir halde öylece kendi cesedine bakıyordu.

Birden ceset hareketlendi Selim öyle bir korktu ki boğazına düğümlenen canın fırlayacağını  zannetti.  Mezardan çıkmaya çalışıyor ama kayganlaşan toprak yüzünden bir türlü çıkamıyordu.Debelenmeye başladı. Arkasına bakmaya  korkuyordu. Bir daha, bir daha denedi ama  mümkün olmuyordu ."İmdattttttt" diye bağırmaya başladı .

Birden yağmur dindi,fırtına yerini sessizliğe bıraktı. Şimşekler çakmıyordu artık. Gökyüzüne baktı. Yıldızları görebiliyordu. Sırtında bir el hissetti. Bir dokunuş. Ürpertiyle geriye dönmek istiyor,çok korkuyordu.Sırtına dokunan konuşmaya başladı.

 

Uyanma! Gerçek hayat bu. Zaten doğduğundan beri uyuyordun.

Selimin kabusunun önünde hiçbir engel yoktu. Dizginlenemez korkusu ona büyük bir sancı, beraberinde muazzam bir doğuş arzusu veriyordu. Kendini topladı.Geriye döndü. Ceset'in etkileyici varlığına rağmen konuşmakta zorlansa da kekeleyerek karşılık verdi.

S-e-en-Sen  benimle nasıl konuşabiliyorsun? Sen kimsin? Benim suretime nasıl büründün.

Uyandığında rüyaya döneceksin. Annenden doğduğun rüyaya. Rüyayı hayal, dünyayı gerçek saymanın nedeni, sadece ön yargıların. Rüya dediğin şey gerçek olmayan bir dünyada yaşıyor olabilmen mi? Peki gerçek dediğin dünya hayatı hayal olamaz mı? Eşyanın varlığını hissettiklerin mi ispatlıyor sana. Dokun bakalım bana.

Selim  hepten korkmuştu.

Ben sana dokunamam.

Ceset eliyle selimin bileğinden tuttu ve kendi göğsüne bastırdı.

 Hissediyorsun değil mi? Sıcaklığı,soğukluğu,yumuşaklığı, mı eşyayı var kılıyor? Bana dokundun ben gerçek miyim? Hissettin bak soğuğum. Bu beni gerçek mi kılıyor?

Selim dilinde hiç olmadığı kadar büyük bir acı hissetti. Alev alev yanıyordu ağzının içi.

Dilin acının varlığını  sana ispat mı ediyor sanıyorsun? Her iki yaşam alanı da beyninde gerçekleşiyor. Peki bir gün, yaşadığını sandığın dünya hayatından aynen rüyadan uyandığın gibi uyanırsan !

Hayır bu bir rüya. Sen gerçek değilsin. Diye bağırdı Selim.

Dünyada yaşadığın hayatın da bir tür rüya olmadığından hiçbir zaman emin olamazsın. İnsanlar uykudadır, öldükleri vakit uyanırlar.

 

 

Bu yazı toplam 1090 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.