• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Manisa 26 °C
  • İzmir 25 °C
  • Mimarlık ofisine çizim elemanı aranıyor
  • ADD'den Cumhuriyet konseri
  • Bursa Kebap evine deneyimli usta ve garson aranıyor
  • Sir Winston House’a personel alımı yapılacaktır
  • Yemen Kahvesi Akhisarlılara hizmet vermeye başladı
  • İtina ile zeytin silkme makinası ile  zeytin silkinir
  • Grafiker aranıyor
  • Erdem Zeytinyağı fabrikasında zeytinyağı sıkımları başladı
  • Kaynakçı, boyacı ve montaj personeli aranıyor

Türkiye’de ve Dünyada Un Sanayicilerin Tarihsel Ve Ekonomik Açıdan Geliş

Ayten Çandar

Türkiye’de be Dünyada Un Sanayicilerin Tarihsel Ve Ekonomik Açıdan Gelişimi

Un sanayisi tamamen otomasyon üretime geçerek dünyanın en eski sanayilerinden ve Inovasyon un en hızlı örneklerindedir. Günümüzde öğütme taşları yerini eyer taşlarına, el değirmenleri yerini su değirmenlerine bırakmıştır. Ekmek, makarna, Bisküvi, kek ve buna benzer ürünlerin ortak noktası Buğday Unundan oluşması ve insanların temel besin kaynağıdır. Dünya geneline bakıldığında Un sanayisinin on bin yıl öncesine dayanan köklü bir geçmişi olduğu tespit edilmiştir.

Un elde etme sanatının tarihi incelendiğinde farklı kültürlerde ve ülkelerde un sanayisinin geliştiği dikkat 2016-05-23_09-57-57.pngçekmektedir. Örneğin M.Ö. 3000 de mısırlılar Buğdayı taşların arasında öğüterek un elde etmeye çalışmışlardır. Keşfettikleri Maya sayesinde güneş enerjisini kullanarak ekmeğe hacim ve farklı lezzet katmışlardır. Taş havanlar sayesinde dövülerek un haline getirilen Buğday, el ile çevrilen taşlar arasında ezilmesi yoluyla daha randımanlı bir un üretimine geçiş yaşamıştır.

Değirmenlerin kullanılmaya başlaması da milattan önceki yüzyıllara dayanır. Romalılar tarihin bilinen bazalt kum taşlı su değirmenlerin dünyaya yayılmasında öncülük yapmış ve böylece Buğday İmparatorluğu unvanını kazanmışlar, hızlı akan nehirler kenarlarına yerleşmişlerdir. 19. yüzyıllarda Macarlar tarafından ilk kez bugün modern tesislerde vazgeçilmez olan vals tekniği geliştirilmiş ve un sanayisine ilk adımlar atılmıştır. Dünyadaki ilk un fabrikası Londra da 1879 yılında kurulmuştur. Valsların icadından sonra unun elde edilmesi sanayiye dönüştürülmüştür. Buğdayın taş ile öğütülmesi yerine, İsviçreli Jacob Sulzberger icadı olan ilk porselen merdane piyasaya sürülmüştür.  Porselenden olan bu merdaneler çok dayanmayınca, piyasa boşluğundan yararlanan birçok insan yeni arayışlar içine girmiştir. Bugün değirmencilik sektöründe çok başarılı olan Alman Bühler firması ilk çelik merdaneyi piyasaya sunmuştur.

Bugün ise dünya un sanayisine, dünya ekonomisine ve hızla gelişen globalleşmeye bakıldığında ülkeler arasında ticaret sınırlarının önündeki engeller giderek azalmaya ve ortadan kalkmaya başlamıştır. Uluslararası ticaret hacmi genişlemiş, gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere ileri teknoloji transferi artmıştır. Uluslararası finans piyasası gelişmiş, devletlerarası işgücü imkânları hızlanmış ve yabancı sermaye akışında önemli gelişmeler yaşanmıştır. Un sanayisi, ülkelerin ekonomik işbirliği alanlarının genişlemesinin en büyük örneklerinden biridir. Bu yenilikler yurtiçi ve yurtdışında büyük bir rekabet getirmiştir. Büyük sanayiler teknolojinin vermiş olduğu avantajları kullanırken küçük firmalar ayakta kalmaya zorlanmaktaydı. Bu nedenle çözüm arayışına giren Alman ve Fransız birçok firma, Cluster denilen birleşmeye karar verip, beraber çalışma politikasını izlemişlerdir. Bu bütünleşmenin en başarılı örnekleri San Francisco da bulunan Silicon Valley ve Film endüstrisi Hollywood’dur.

2004 yılında Türkiye’nin yaklaşık 50 ülkeye ihracat yapması ekonomik ve teknolojik yönden kendini geliştirmesini sağlamış ve uluslar arası ticaretini kuvvetlendirmiştir. Bir yıl sonra, 2005 yılında Türkiye Un ihracatında birinciliği elde etmiştir.  

Bu yazı toplam 2850 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.