• BIST 86.771
  • Altın 247,554
  • Dolar 6,0108
  • Euro 6,7137
  • Manisa 18 °C
  • İzmir 19 °C
  • Nuri Giyik Sanayi sitesinde kiralık iş yerleri
  • Akhisar Eksen Eğitim Kurumlarında üniversite hazırlık yaz kursu başlıyor
  • Üretici Süt Ürünlerine bay elemanlar aranıyor
  • Çok iyi derecede İngilizce bilen çalışma arkadaşları aranıyor
  • British Town’dan karne hediyesi İngilizce kursu
  • Bu konsept Akhisar’da ilk!
  • Şiir Günleri sezon finali 15 Mayıs’ta
  • Benimle delirir misin? adlı tiyatro oyunu 24 Mayıs’ta
  • Akhisar'da muhteşem satılık villa
  • Continental'den yaz lastiklerinde 200TL'ye varan indirim
  • Stüdyo Özge’den bir not
  • Akhisar yerel seçim sonuçları
  • Özel Pinokyo Kreşi yaz okulu ve yeni dönem kayıtları devam ediyor
  • Çarıkçı Grup güvencesiyle ev sahibi olun!

Yeteneksizler

Mahmut Tolon

Yeteneksizler

 

Çalışmazlar, yani bozukturlar.  Kendileri hakkındaki resimleri çarpıktır. Bu resim veya haritaya göre pusulalarını ayarladıkları için bir yere varamazlar. Kendi kendilerine vehmettikleri önem çerçevesinde istikamet ve iş aradıkları için verimli değillerdir.

 

Genelleme iyi bir şey değil benim kesdettiklerim buzdağının dışavurumu konumunda olanlar. Doğal olarak her birimizin yetenekli, verimli olduğumuz konumlar vardır ve az yetenekli ve az verimli olduğumuz konular. Ama şöyle bir uzaktan bakınca yakınen tanıdığınız bildiğiniz insanlara çok etkilendiğiniz bazı insanların bir 10 yıl falan tanıdıktan sonra yeteneksizler sınıfının renkli temsilcilerinden biri olduğu sis perdesi arasında bariz bir şekilde ortaya çıkar.

 

Vakitleri yoktur.  Ne kadar mühim insan olduklarını her halleriyle size anlatırlar. Tam anlayamadıysanız da bir kez daha ve bir kez daha üşenmeden anlatırlar.

 

Alçakgönüllü, başarılı bir  psikoloji profesörü dostum çok alçakgönüllü olursan da insanlar seni paspas sanırlar deyivermişti. Ne denli haklı olduğunu anlamam epey sürdü.

 

Laf sokuştururlar: çalışan, üreten insan onların zihninde ya çok zengin olduğu için üretip çalışıyordur ya çok fakir olduğu için , ya mutlu bir aile ortamında olduğu için çalışır ve üretir ya da mutsuz ve tek başına olduğu için.

 

O çok fakir olduğu için canını dişine takmış üretiyor veya:

 

O çok zengin olduğu için üretebiliyor. Dedikleri zaman demek istedikleri şudur:

 

Esasen yeteneksiz biri bende o kadar para olsa ben çok daha fazla üretirdim veya

 

Aslında  yeteneksizin biri çaresiz olduğu için bu denli çalışıyor ben istesem çok daha iyisini yapardım ama istemiyorum.

 

Yeteneksizlerde bu kendini başkalarından üstün görme hissi ile karışık aşağılık kompleksi kendileriyle ilgili yaptıkları haritadaki ölçek bozukluğunun esasıdır.

 

Yalan söylerler. Aslında belki de farketmeden bile. Vaktim yok. Telefonum bozuldu. Bilgisayar çöktü. Eltilerim geldi. Yalan söylemeyen var mı? Belki çok nadir ama bu aysbergin en üst noktasında zurna çalanlarda bu artık huy haline gelmiştir.

 

O mühim ve meşgul olduğu için senin onu aramanı bekler.

 

Bahane üretirler ve ürettiklerine kendileri de inanırlar.

 

Kavgacı olurlar. Onların kendi haklarında üretip inandıkları haritadaki işaretlere göre davranmazsan hemen küserler, kavga ederler. Genelde merak etme dürtüleri çok gelişmiş değildir. Eh insan doğal olarak herşeyi bilince merak etmesine de gerek yoktur.

 

Ararsın ve yıllar sonunda her seferinde  bıraktığın yerde otladığını farkedersin.

 

 

Çalışma alışkanlıkları yoktur.

 

Teşhis etmek zordur. İyice ortama uyum gösterirler yıllar geçmeden insan bu tanı ile çok yanıldığını farkedebilir. Kişilerin istekleri ve ne için çalıştıklarını anlamak için genelde yıllar gerekir. Basitçe bu tanıya varmak bazen kişinin kendi yetersizliğiniz ifadesi de olabilir.

 

Genç yaşta kendi kendine kıyamadıkları için veya ana-babası zengin veya fakir veya dinci veya dinsiz olduğu için hep emeklilik hayalleri ile idare eder. Emekli olunca da bıktırana kadar anlatırlar “ Ben başçavuş iken, müdür iken, genç iken falan iken” diye.

 

Yüz yüze yirmi otuz  kez gelmeden ben hala sezemiyorum bir insan daha ziyade hangi kategoride. Öyle bir görünce de hemen bu yaftayı yapıştıramıyorum bilakis insanlara ilk başta daha ziyade hayran olma türünde  bir sapmam var.

 

Ama sisler dağılıp bir süreç içinde yukardaki semptomlar tek tek ortaya çıktıktan sonra da artık yaftayı koymakta fayda var ve de uzak durmakta.

 

Üzüm üzüme baka baka kararır malum.

Bu yazı toplam 1706 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
ALKAN TAVLI
  • CHP Akhisar Belediye Başkan Aday Adayı Alkan Tavlı
1/20
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.