• BIST 90.122
  • Altın 145,975
  • Dolar 3,6213
  • Euro 3,9326
  • Manisa 9 °C
  • İzmir 11 °C
  • Elektrikçi ve sıhhi tesisatçı elemanlar aranıyor
  • Veteriner Aranıyor
  • Reşatbey Mahallesi 314 sokak Satılık Müstakil Ev
  • Erdemli Gençliğin yetişmesinde anne – babanın rolü konferansı
  • Kasiyer, Garson ve Komi aranıyor
  • Çınarlı Makina'ya eleman aranıyor
  • Ön Muhasebede çalışacak personel aranıyor
  • Yeni Cuma Pazarı karşısında kiralık dükkan
  • Bay – Bayan eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Levent Üzümcü 28 Mart'ta Akhisar'da
  • Gelin 2017’de de hikayenizi biz oluşturalım
  • Medar Bahar Kır Düğün Salonları
  • Jolly Tur Güvencesiyle Tam Karadeniz Turu
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Kiralık İş Yeri
  • Akhisar'a iz bırak
  • Ege Yörem

Olumlu olmak ve sağlığınıza faydası

Mahmut Tolon

Küçük bir bebek iken kendinizi sevme sorununuz yoktur. Bedenini eleştirerek " boyum çok küçük, burnum çok büyük" diye hayıflanan bir bebek yoktur. Bebekler duygularını ifâde eder. Bir bebek mutluyken güler ve kızınca, çevrenin duyabileceği şekilde zırlar.  İnsanlara duygularını göstermekten asla korkmaz. Anı yaşarlar. Büyürken, etrafınızdaki insanları dinlediniz ve korkuyu, suçluluk duygusunu ve eleştiriyi ama ayni zamanda uzlaşmayı öğrendiniz. Artık bebek değiliz. Olsak zaten yaşamda kalamazdık zaten  kimse de  bu basit bencilliği (kendi bebeği değilse)  uzun süre çekemez. Zaman zaman, kendi bebeğinin bencilliğini bile çekemeyen insanların olduğunu biz basından duyuyoruz.

 

Eleştiri bol olan  bir ailede büyüdü iseniz,  siz de eleştirel olursunuz. Bunda kötü bir yan da yok, sadece çoğu bu tür ailede sadece kendilerinin enfes olduğuna dair bir hata payı  yani kibir vardır,  umalım bunu aşabilecek tecrübeniz olmuştur.

 

Öfke göstermenin yasak  olduğu  bir ortamda büyüdü iseniz, veya kültürel nedenlerle, bedensel eksikliklerden dolayı öfkenizi paylaşmayı öğrenemedi iseniz  yüzleşmekten, tartışmaktan, öfke gösterilerinden çekinirsiniz  ve kendi öfkenizi bastırırsınız; sonuçta öfkeniz içinizde birikir ve bazen olur olmaz bir yerde bardak taşar ve çevrenizdeki insanlar sizi anlamakta zorlanırlar. Bu tür yoğunluğun faydası ise bir kültürel veya bedensel eksiklik nedeniyle ifade edilemiyen öfkenin bazen büyük ve ileri görüşlü sanatkarların çıkış noktası olabilmesindedir.

 

Herkesin suçluluk duygusuyla yönetildiği bir çevrede büyüdüyseniz, bilhassa Katoliklerde sık görülen ilk günah ile yoğrulduysanız muhtemelen yetişkinliğinizde siz de aynı şekilde davranırsınız. Sürekli olarak "Özür dilerim" diyerek ortalıkta dolaşır  ve bir şeyi doğrudan isteyemezsiniz. İstediğiniz elde etmek için o ya da bu şekilde insanları kullanmanız gerektiğini hissedersiniz. 

 

Uzlaşmanın anlaşabilmek için asıl olduğunu ve ilahi adaletin UZLAŞMA olduğunu bilen bir kültürde büyüdü iseniz o zaman tavrınız ve iletişim beceriniz uzlaşmaya yönelik olacaktır. Kısmen uzlaşmaya hazır tavrınız zayıflık olarak algılanacaktır ve size kısmen boş yere meydan okunmasına sebep olabilir ama başka barışçıl bir yol olmadığını daha çok insan anladıkça bu yol eminim önümüzdeki onyıllarda genlerimize işleyecektir. Şimdiden birçok ülke ilk ve orta okullarında bu yolun idmanı verilmektedir. AB kapsamında bizde de kısa zamanda okullarda uzlaşma dersleri olacaktır.

 

Tabii tüm bu kaba tiplemeleri okurken bir şeyi unutmayın değerli okuyucum sizden başka hatasız  veya davranış bozukluğu olan bir insan yok bu dünyada. Tek mükemmel insan sizsiniz ve onun için de diğerlerini anlayışla karşılayın.

Özet olarak alışkanlıklarınız huyunuza ve düşüncelerinize dönüşür. Düşünceleriniz ise sizin alışkanlıklarınızın bir neticesidir.

Bir basit şekilde  sağlık ve davranış biçimi arasındaki orantı veya orantısızlık aşırı kilolu insanların çoğunun psikolojisinde görülebilir. Bu konuya önümüzdeki yazıda değineceğim.

Bu yazı toplam 1253 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.