• BIST 104.123
  • Altın 145,993
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Manisa 15 °C
  • İzmir 22 °C
  • Bay-Bayan servis elemanı aranıyor
  • Okula takviye İngilizce kursu başlıyor
  • Penta Akademi’de Şimdi Ders Zamanı!
  • Medar’da satılık villa
  • SRC Belgeli plasiyer aranıyor
  • Kaynakçı, tornacı ve bayan eleman aranıyor
  • Reklam Pazarlama sektöründe çalışacak part time eleman aranıyor
  • Tuncay Bilen
  • AKGİAD’ın geleneksel balosu 23 Eylül’de
  • Bay - Bayan satış personeli aranıyor
  • Elbir Bahçe’de düğün rezervasyonları başladı
  • Bay eleman aranıyor
  • Erol Boşnak

KİRAZ BAHÇESİ

Bahadır Yenişehirlioğlu

KİRAZ BAHÇESİ

“Dostlarla oturan kişi, külhanda alevler içinde bile olsa, gül bahçesinde oturuyor sanılır.”

Der Allah dostu.

“Dolayısıyla ey dostlar, şekilden, sûretten geçer, mânâ âlemine girerseniz, orasının cennet ve gül bahçesinin içinde daha müzeyyen bir gül bahçesi olduğunu görürsünüz.”

Diye devam eder.

Dostluk, müspet veya menfi vasıflardaki ortak paydadan kaynaklanır. Gerçek dostluk ise yalnız samimî ruhlarda barınır.

Günümüzde bunu bulmak giderek zorlaşsa da hala  varlığını devam ettiren dostluklar olduğunu görmek  son derece sevindirici.

Gerçek dostluk iki gönül arasındaki enerji transferinden başka bir şey değil. Bu muhabbet akışı neticesinde enerji kişilere sirayet eder.

Bu karşılıksız,riyasız ve maskesiz bir dostluktur.

Bu yüzden tadı farklıdır.

Nitekim Hazret-i Mevlâ'na -kuddise sirruh- Selçuklu medresesinde baş müderris iken gönlü aşk dolu Şems adlı meczup bir dervişin nazarıyla kıvılcım alıp yanması neticesinde zahirî kitaplar bütün özelliklerini ve etkilerini yitirmiş, kâinat bir kitap hâline gelmiştir. Ardından insan, kâinat ve Kur’ân’daki esrarı açıklayıcı bir şaheser olan Mesnevî meydana gelmiştir.

Bir insan, güllük gülistanlık içinde de olsa, dosttan uzaklığı sebebiyle aslında alevler içinde kalmış demektir. Bunun hemşeri olmak ,akraba bağı ile bağlı olmakla bir alakası yoktur.Müşterek duygularda birleşmiş olmalarının önemi vardır.

 

Ebû Leheb, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi vesellem-‘in amcası olduğu hâlde ondan en uzak kimselerden idi.

İnsanoğlunu yalnızlıktan kurtaran dostluk, ilâhî bir lütuftur. Âdem -aleyhisselâm- ile Havva validemize, dünyaya indirildikten sonra kırk yıl ayrı bölgelerde yaşatılarak bir dostluk hasreti tattırılmıştır. Sanki dostluk, bir ruhu ikiye yarıp kendi yarımını karşıda bulma hâlidir. Hadis-i şerifte:

“Kişi, dostlarının dinindedir.” buyrulmasının yanı sıra:

“Kişi sevdiği ile beraberdir.” beyânı, dostluklarda bütün hücrelere kadar işlenen tesiri ifade eder.

Son olarak Fransa'ya yaptığım seyahatte  Lyon şehrinde havaalanında  karşılaştığımız andan itibaren ve ardından   Saint Vailler  de devam eden dostlarla  olan birlikteliğimiz bana bunları hatırlattı.

Türkiye'den bir hayli uzakta  rızıklarının peşinde olan bu insanlar birbirleri ile kurdukları  fevkalade samimi ve içten iletişimleri ile   bütün enerjilerini bana geçirdiler .

Gerçekleştirdiğimiz  söyleşi ve ardından  hep birlikte icra ettiğimiz kermes bu iletişimi taçlandırdı .

Şunu çok iyi anladım  nerede olursanız olun  Muhabbet ,şefkat ve merhamet sarmalı ile ilişkilerinizi  sardığınız zaman orasını cennete çevirebilirsiniz.  Dostlar bunu başarmışlar ve  fevkalade güzel hizmetlerde bulunuyorlar .

Her birine gönülden  teşekkürlerimi sunuyorum. En küçüğünden en yaşlısına kadar  bana kattıklarından dolayı  hepsini kucaklıyorum.Kiraz tadındaki sevgileri için  muhabbetlerimi sunuyorum.

Hoş seda bırakmak ne güzel.

Hoş seda ile anılmak ne büyük zenginlik.

 Bu yüzden Allaha şükrediyorum.

Ne güzel söylemiş şair dostum Emin Arıkan

...

Ihlamurum

Akasya kokulum

Bir sarımlık tütünüm

Dinlemekten hoşlandığım sopranonun

ismini söylemekteki aczim

Dinginliğimiz

Hoşçakal.

 

Yenişehirlioğlu, St. Vallier’de

Bu yazı toplam 878 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.