• BIST 97.726
  • Altın 145,637
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Manisa 15 °C
  • İzmir 18 °C
  • Penta Akademi’de Şimdi Kayıt Zamanı!
  • Bahçeşehir Koleji yaz okulu başlıyor
  • Akıllı ev sistemleri çok yakında hizmetinizde
  • Mek-Hann Cafe sahura kadar açık!
  • Yaz Tenis Kursu kayıtları başladı
  • Satış Temsilcileri Aranıyor
  • Satılık Daire
  • Zeytinli Bahçe; İftara hazırız!
  • Çocuk Gruplarında yaz dönemi kurs kayıtları başladı
  • Özel Yüksel’de erken kayıt fırsatı
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Sınav Lisesinde erken kayıt indirimi
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Ege Tenis Yüzme Kursu Kayıtları Başladı
  • Gaye Plus firmasına eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Gülbeyaz havuz ve cafede yüzme kursu kayıtları başladı
  • Pinokyo'da Yaz Okulu ve Yeni Dönem Kayıtları Başladı
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Akhisar'a iz bırak

Kalma kötünün sözüne

Mahmut Tolon

Kalma kötünün sözüne, bilse iyisini söyler; Çevre vs üzerine

  

Biraz etrafa bakıp dinlemek isteyince Anadolu'da ilginç derinlikte insanları bulmak mümkün. Malatya Arapgir Müftülüğü yapmış olan ilahiyatçı Hüseyin Raif Özbilgi mesela. Ciddi boyutta tarım da yapmış olan Hüseyin beyi 1979 yılında kaybettik. Yukardaki söz ondan, babası da müftülük yapmış olan Hüseyin beyin şifacılığı da olduğu söyleniyor. Giyim kuşamına hiç dikkat etmeyen Hüseyin bey'in bir sözünü bu yazıya başlık yaptım. Kalma cahilin sözüne, bilse iyisini söyler olarak ta söylermiş. Arapgirdeki evi soyulan dede'den el yazmaları kaybolunca geriye hoş bir seda kalmış.

 

Çevreci diye geçinen bir sürü (tercihan Tüsiadçı olsun aman!) yakışıklı, ağzı laf yapan insanın  isimleri ve hoş  söz ve görüntüleri medyaca sıkça paylaşıyor.

 

Genelde bu tabii medyanın sorunu biraz da,  uzmanlaşma yok. Genç gazeteciler zamanla uzmanlaşmanın önemini anlayacaklar.  Bakın Abbas Güçlü'ye, eğitimde onlarca yıl uzmanlaştı ve çalışarak  star oldu. Tarih konusunda  uzmanlaşan medyacılar da var ama çevre konusu örneğin bomboş ve iki Latince terim öğrenen  çevreci oluveriyor. Politikada nasıl desinformasyon var ise  tarımda ve biyolojide de bu böyle ve medya ilişkisini kavramış olanlar   „çevre önderi“oluveriyorlar .  Halbuki sapla samanı ayırdetmek, onyıllarla uğraş gerektiriyor. Gereken reçeteler  nadiren heyecan verici ve hep uzun çaba ve yaklaşım gerektiriyor.

 

Hayran olma ihtiyacı var, rol modeli geliştirmek  gerekli.  Rol modelleri hep eski „başarılı“ iş adamları veya „banker“ falan olunca biraz supermenvari imajlar oluşuveriyor.

 

Sürünün çoğu İstanbul'da Ankara'da olduğundan onları da anladıkları dilde etkileyebilenler  önemli ve gerekli ama İşin fiyakasından ziyade uğraş/ çaba  ön plana çıkartılmalı ki düzgün rol modelleri oluşsun. Bunun için de hatalarıyla eksikleriyle uğraşanlar önemli, pazarlamacılar değil.

 

 

Bu tür fikirleri paylaşırlarken konularında öncü bir kaç insandan bahsetmek istedim kısaca:

 

Uyanın ey TVciler!

 

Turhan ve Asuman Baytop çifti. Turhan hocamızı kaybettik ama Asuman hanımla hem de İstanbul'da hala röportaj yapabilirsiniz,  ey çalışkan TV ciler. Bu çift Anadolu'yu karış karış gezerek binlerle bitkiyi tanımladı. Bitkiler ve  sağlık, erozyon  ve çevre vs konusunda dünya çapında öncülük yapan isimlerden.

 

Biraz araştırın göreceksiniz. (http://www.bilimtarihi.org/bilimadamlari/turhanbaytop/baytopani.htm)   Turhan Baytop sadece ülke içinde yaratmayı beceremediğimiz bir marka değil, dünya çapında bir isim.Heykeli dikilesi insanlar kendisi ve eşi, ama korkarım epey daha dikilmez.

 

Atatürk, Fritz Baade, Christiansen Weniger zamanında Türk tarımı anlamlı bir atak içindeydi.. Erozyon bilgisinin yayılması ozamanlardandır. Kazım Köylü ve Vamık Tayşi gibi isimler sadece birkaç örnek. Sonra ÖSS mi ÖÖÖ mü harflerini anımsayamadığım sınavlarla istemeyerek  Ziraat okuyanların devri başladı- ve bir dönem hocalar da mesleğini istemeyerek tutkusuz yapanlar arasından çıktı.

 

Ticareten başarılı olanın ismi biraz daha ön planda oldu.Şimdi şimdi işlerini severek yapan, ve detayları anlamak için gereken uğraşı gösteren  genç uzmanlar yetişiyor. Bu işler genelde usta çırak ilişkisidir. Ve  kolay rol modeli yerine zor rol modeli gerekli, bilhassa bize.

 

Zeytinyağı ve şarapçılık konusunda bilmen de, bilfiil de çabalayan, gelecek vaadeden iki genç isimden de bahsedeyim : Aslı Odman-Gider ve  eşi Selçuk Gider.  Aslı  Bordo da master yaptıktan sonra, epeyce zamandır Kavaklıdere şaraplarında, şarapyapımcısı olarak çalışıyor. Artık umarım yakında  kendi butik şarabını da yapacaktır. Selçuk  zeytinyağ üreticisi, Bayındır'da çiftçilik ve üretim yapıyor.

 

Organik tarım konusunda  fiyakalı arabalarıyla dolaşıp meraklı kentlileri etkileyen organik pazarlamacılardan ziyade, organik  zeytinyağı deyince bu işi bilimsel olarak, bilfiil yapan  kıdemli gençler arasında sayılacak bir isim daha:  Urla'lı  öncü çiftçi Selami Gürgüç.

Bu yazı toplam 1862 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.