• BIST 86.796
  • Altın 248,760
  • Dolar 6,0406
  • Euro 6,7414
  • Manisa 22 °C
  • İzmir 22 °C
  • 19 Mayıs Programı belli oldu
  • Çok iyi derecede İngilizce bilen çalışma arkadaşları aranıyor
  • British Town’dan karne hediyesi İngilizce kursu
  • Bu konsept Akhisar’da ilk!
  • Cumhuriyet MTAL’den ‘Milli Mücadelenin 100. Yılı’ bisiklet turu
  • Özdemirler Turizm, Türkiye’nin her yerine hesaplı turlarıyla sizlerle
  • Şiir Günleri sezon finali 15 Mayıs’ta
  • Benimle delirir misin? adlı tiyatro oyunu 24 Mayıs’ta
  • Fayton Hotel iftar menüsü
  • Ahenk Anaokulunda yaz okulu kayıtları başladı
  • MABEM YKS-LGS ön kayıtları için son gün 15 Mayıs
  • Akhisar'da muhteşem satılık villa
  • Continental'den yaz lastiklerinde 200TL'ye varan indirim
  • Stüdyo Özge’den bir not
  • Akhisar yerel seçim sonuçları
  • Özel Pinokyo Kreşi yaz okulu ve yeni dönem kayıtları devam ediyor
  • Çarıkçı Grup güvencesiyle ev sahibi olun!

Hz. ÖMER

Halil Erdost

Hz. ÖMER

7 Haziran seçimlerine yaklaştığımız şu günlerde, beni çok etkileyen Hz. Ömer ile ilgili üç olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hz. Ömer istişare (görüşerek, danışarak, tartışarak sonuca varma) ile halife olmuştur. Halife olduğu gün Müslümanları toplayarak,

  • Ey Müslümanlar, bundan sonra halifeniz benim, devleti istediğim gibi yöneteceğim, istediğim vilayete istediğim kişiyi vali olarak atayacağım, istediğim kişileri ordu komutanlığına getireceğim. Kadılar (hakimler - yargıçlar) benim istediğim kişiler olacak. Ben ne dersem, ne istersem o olacak. Kimseye hesap vermeyeceğim, istediğimi yapacağım ne dersiniz?

Cemaat şaşkın “Fırat kenarında bir kurt, bir kuzuyu yese, kuzunun hakkı benden sorulur.” diyen adalet timsali Ömer neler söylüyor böyle. Herkes birbirine bakıyor. Hiçbir şey söyleyemiyor. Ömer sorusuna cevap alamayınca, ısrarla “Ne dersiniz?” diye sormaya devam ediyor. Bunun üzerine cemaatin içinden biri,

  • Seni Kur’an’ın yoluna davet ederiz, diyor

Hz. Ömer,

  • Bu güne kadar Zebur geldi – gitti; Tevrat geldi – gitti; İncil geldi – gitti; Kur’an da geldi ama gidecek, uymuyorum. Ne dersiniz?

Bir başkası;

  • Seni Hz. Muhammed’in sünnetine, uygulamalarına uymaya davet ederiz.

Hz. Ömer,

  • Hz. Muhammed öldü. Görmüyor musunuz, bir sürü sahte peygamberler ortaya çıktı. Ben kendi bildiğimi yapacağım ne dersiniz?
  • Bir başkası, “seni Hz. Ebubekir’in yoluna davet ederiz.” dese de Hz. Ömer “Nuh diyor, peygamber demiyor” hep, “ben kendi bildiğimi okurum” ne dersiniz ne yaparsınız? diyor.

Bunun üzerine cemaatin arka sıralarından biri yerinden fırlayıp, kılıcını çekerek,

  • Ey Ömer eğer sen dediğin gibi davranır, hak-hukuk tanımaz, yanlış işler yaparsan, seni bu kılıcımla doğrulturum, diye bağırır.

Hz. Ömer bu durumu görünce, hemen secdeye kapanır ve;

  • Şükürler olsun Yarabbim, ben yanlış davranır, yanlış işler yaparsam, beni doğru yola getirecek bir cemaate sahibim. Beni yanlış yapmaktan koru, diye dua eder.

Günümüzde kılıcımız, oyumuzdur. Hatırlatmak için paylaşmak istedim.

Yine bir gün Hz. Ömer mum ışığında oturmuş, devlet işleriyle uğraşırken, içeriye biri girer ve,

  • Ya Ömer seninle bir konu hakkında görüşmeye geldim, der.

Hz. Ömer,

  • Konuşacağın konu kendinle ilgili bir konu mu, yoksa kamuyu ilgilendiren bir konu mu? diye sorar.
  • Kendimle ilgili bir konu, cevabını alınca, Hz. Ömer yanan mumu söndürüp, yan taraftan aldığı yeni mumu yakarak,
  • Buyurun şimdi konuşabiliriz, der.

Bu durumu gören kişi, Hz. Ömer’e,

  • Ya Ömer söndürdüğün de mum, yaktığında mum, niçin bunu yaptın? der.

Hz. Ömer,

  • Sen içeri girdiğinde ben devlet işleriyle uğraşıyordum, yanan mum da hazinenin parasıyla alınmış bir mumdu. Sen kendimle ilgili bir konuyu görüşeceğim deyince, ben devletin mumunu söndürüp, kendi paramla aldığım mumu yaktım. Tüyü bitmedik yetimin hakkı olan hazine parasıyla alınan mumu kişisel konular için yakarak hak yiyemem, günaha giremem cevabını verir.

İnancımıza göre “aklı olanın dini vardır.”

Aklı olan sorar, sorgular, istişare eder. Hatırlatmak için paylaşmak istedim.

      Kudüs fethedilmiş, Kudüs’ün anahtarlarını teslim almak için Hz. Ömer kölesiyle birlikte Kudüs’e  gitmektedir. Ancak bir develeri vardır. Nöbetleşerek deveye binmektedirler. Kudüs’e yaklaştıklarında deveye binme sırası kölesine denk gelmiş ve Hz. Ömer yaya kölesi devenin üzerinde Kudüs’e girerler. Bu durumu gören Kudüslüler Hz. Ömer’in bu davranışını hayret ve hayranlıkla karşılayarak, içlerinden pek çoğu Müslüman olur.

Onlardaki insan sevgisi ve mütevazılığı hatırlatmak için paylaşmak istedim.

Bu yazı toplam 2365 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
ALKAN TAVLI
  • CHP Akhisar Belediye Başkan Aday Adayı Alkan Tavlı
1/20
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.