• BIST 117.741
  • Altın 398,656
  • Dolar 6,8538
  • Euro 7,8397
  • Manisa 30 °C
  • İzmir 28 °C
  • Depo Elemanı Aranıyor
  • 15 Temmuz programı belli oldu
  • Usta kalfa ve kalfa yardımcıları aranıyor
  • Halk Eğitim’den kurban kesim elemanı kursu
  • Deneyimli deneyimsiz personel aranıyor
  • British Town’da Kids Grupları için yeni kurslar açılıyor
  • Afşin Moda Tekstil’den maske temin edebilirsiniz
  • Teknik Ressam aranıyor
  • Plasiyer Aranıyor
  • Ege Yüzme Akademisinde Temmuz kayıtları doldu
  • Akhisargücü Yüzme Spor Kulübü yaz kursları başlıyor
  • Aybek Turizm Yaz Gezileri
  • Gazaltı personeli ve elektrikçi aranıyor
  • İş güvenliğinde 1 Temmuz alarmı!
  • Akhisar’ın bebekleri yazın keyfini Hola Baby Spa’da yaşıyor
  • Kiralık Dükkan
  • Dış ticaret ithalat/ihracat personeli aranıyor
  • Ütopia Düğün Salonu arkası satılık dubleks bahçeli villa
  • Nuri Giyik Sanayi sitesinde kiralık iş yerleri
  • Kurbanlık büyükbaş hayvan satışları başladı

Ermenilerden Özür mü?

Mahmut Tolon

Ermenilerden Özür mü?

 

 

Sükunetle yaklaşılması gereken bir konu. Ermenilerden özür kampanyasına  da , Ermenilerden özür dileyenlere “aşağılık duygusuna gerek yok” diye yazan Engin Ardıç' a   da ve tabii bu kampanyaya tepki veren eski büyükelçilere de, ozurbekliyorum.com, ozurdilemiyoruz.com, ozurdilemiyorum.net, sizozurdileyin.com' a da  sempati duyuyorum.

 

Bu kadar birbirinden farklı gibi görünen gruplarla anlayışla bakınca,  sanılmasın bir fikrim yok. Bu farklı gibi görünen yaklaşımların  veya duruşların da Türkiye'de olduğuna seviniyorum. Birbirimizin kafasına vurma hissinden arınmış olarak konuşarak anlaşabileceğiz birbirimizle. Başka yolu yok, tehdit ederek, sesimizi yükselterek falan değil herhalde.

 

Bir zamanlar iyi eğitimli,  medeni bir dostumla epeyce fikir ayrılığı olduğunu anlamıştım, Hrant Dink in katlinden sonra. Tartışırken bana karşı sesini bile yükseltmişti. Epeyce şaşırdım, haddinin oralarda olduğunu anlayarak. Hrant Dink'in, sadece onun değil: Uğur Mumcu'nun, Ahmet Taner Kışlalı'nın, Abdi İpekçi'nin heykellerinin dikilmesi gerektiği kanaatindeyim.

 

Ermenilerin üzücü zorunlu göçü esnasında olan katliam üzücüdür. Ermeni terörünün de katliamı gibi. Beşeri yetersizliğin bir neticesidir, bizim hadiseleri hala  Türk, Ermeni gözüyle algıyabilmemiz gibi. Bunu aşmak zorundayız.

 

Bizim politikacılarımızın çocuklarını birer yıl orta okul lise seviyesinde Ermenistan'a yollamalarını ve Ermeni politikacılarının da çocuklarını  buraya yollamaları gerektiği kanaatindeyim.

 

İkinci Dünya harbinden sonra De Gaulle ve Adenhauer zamanında  Almanya ve Fransa'nın yaptığı gibi binlerce çocuğun planlı ve programlı bir biçimde bir yıl komşu ülkede kalması sadece Ermenistan ve Türkiye arasında değil Türkiye ile Bulgaristan , Yunanistan ve Suriye arasında da olmasını hayal ediyorum. Politikacılarımızın sorunlarını anlıyorum ama bunları aşıp bu konularda partiler üstü davranacak basiretleri olduklarına da inanıyorum. Neden hala yapmıyorlar diye de şaşırıyorum.

 

 Aradaki yaralar böyle sarılabilir. Bunu Gül'ün Erivan seyahati gibi açılımları daha ileriye götürerek on yıl gibi kısa bir sürede aşabiliriz diye inanıyorum. O zaman bizim politikacılarımızın gidip Ermeni anıtları önünde  Brandt'ın Polonya'da yaptığı gibi  üzüntülerini dile getirecekleri ve Ermeni politikacıların gelip diplomatlarımızın mezarları başında veya benzer birinci dünya harbi anıtlarımız önünde belki gene üzüntülerini dile getirebilecekleri kadar  sıcak bir ortam yaratılabilir. Birilerinin başlaması gerek: inatla, güler yüzle, cesaretle.

 

 Bizim türümüz kendisini çok fazla önemseme gibi bir illetten muzdarip. Bilgi ışığında anlaşabilmek açık gönüllülük var ise daha kolay olabilir. Kuğu Şarkısı'nda yazmaya çalıştığım gibi Birinci Dünya harbi esnasında, savaştan şu veya bu karar veya silah neticesinde ölenlerin sayısı 10-15 milyon insan mertebesindedir. Ayni zamanda İspanyol gribinden ölenlerin sayısı ise bilim insanlarınca 60 milyon olarak hesap edilmektedir. Tabuların aşılarak sakin ortamlarda insanların birbirleriyle konuşabilecek ortamı yaratmak için bilgiye,  çaba ve mayalanma sürecine gerek var.

 

Küresel ısınma açısından bakınca (ki bu ekonomik kriz sadece küçük bir belirtisi)  giderek yaşamda kalma mücadelesini,  Ermeni, Bulgar, Türk veya Yunanlı olarak değil  tüm insanlar olarak vermek zorundayız.

 

Bu yazı toplam 2127 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
PAUSE COFFEA
  • Pause Coffea Akhisar
1/20
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.