• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Manisa 23 °C
  • İzmir 22 °C
  • Erdemli Gençliğin yetişmesinde anne – babanın rolü konferansı
  • Kasiyer, Garson ve Komi aranıyor
  • Çınarlı Makina'ya eleman aranıyor
  • Ön Muhasebede çalışacak personel aranıyor
  • Yeni Cuma Pazarı karşısında kiralık dükkan
  • Akhisar Reşatbey Mahallesi 631 sokakta satılık daire
  • Bay – Bayan eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Levent Üzümcü 28 Mart'ta Akhisar'da
  • Gelin 2017’de de hikayenizi biz oluşturalım
  • Kirazoğlu Halı Saha Futbol Turnuvası 26 Mart'ta Başlıyor
  • Medar Bahar Kır Düğün Salonları
  • Jolly Tur Güvencesiyle Tam Karadeniz Turu
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Kiralık İş Yeri
  • Akhisar'a iz bırak
  • Ege Yörem

Derste Yumurta ve Zeytinde bonzai özentisi

Mahmut Tolon

Derste Yumurta ve Zeytinde bonzai özentisi

Yumurta işi gündemde, basından anladığıma göre yumurta atmak demokratik bir tavırmış. Hergün yeni birşeyler öğreniyoruz. Ben de tedbiri elden bırakmayıp yarınki dersime birkaç yumurta götüreceğim. İstediğim gibi bir yanıt mı gelmedi, yumurta! Hem zaten bu yılki öğrenciler öğretmenler gününde bana bir hediye bile vermediler. Halbuki geçen yıl evime irmik helvası getirmişlerdi. Evet düşündükçe yumurtayı demokratik bir tepki olarak derste kullanmak iyi bir fikir.

Geçen ay açılışı yapılan İzmir Ekonomi Üniversitesinin Güzel sanatlar binasını görememiştim. Nejat Kutup ile geçen hafta  rekor sürede tasarlanan ve hizmete konulan “çılgın” binasını Güzel sanatlar ve Tasarım  bölümü dekanı  Tevfik Balcıoğlu sağolsun   kısaca gezdirdi. Kendi deyimi ile “makyajı yapılmamış bir genç ve güzel kız” gibi bina.  Ekrem Demirtaş çılgın bir bina istemiş ve çılgın bir bina da olmuş.

Tasarımdan hizmete girmesi bir yıldan az bir sürede oluşmuş. Bir gök anfisi var gerçekten bu iklim için inanılmaz güzel,  bir de yeşillendirilmesi gerek.  Tevfik Bey sponsor arayışı içinde olduğundan bahsetti yeşillenmesi için. Binadan ayrıldıktan sonra aklımdan bazı şeyler geçti kısaca yazayım belki  fikirleşmeye bir yardımı olur.

Eh elhamdülillah tasarım, bahçe peyzajı ney anlamasam da  çoğu hocadan fazla üniversite görmüşlüğünün ve gene çoğu hacı hocadan fazla tarım yapmış  ve arboretum gezmiş olmanın verdiği  cesaret ile birkaç fikri kağıda dökeyim dedim. Beş yıldır Alev Katrinli hocanın bölümünde ders verdiğim bu üniversitede tıkış tepiş bahçeye sığdırılan yeni binayı ben doğrusu çok beğendim.

Eski zeytin ağacına bonsai özentisi

Eski zeytin ağaçları gerçekten bu yörenin en büyük zenginliklerinden biri. Dünyadaki en eski ve en güzel zeytin ağaçları Urla, Çeşme yarımadasında. Yarimada.org da önümüzdeki yıl bir ödüllü fotoğraf yarışması planlıyoruz bu ağaçları daha gözönünde bir hale getirmek için.  

Yaşlı zeytin  ağaçlarının saçlarını bonzai diyerek kesip 3-5000 euroya satıyorlar ki bana bu muhteşem ihtiyarların saçlarını yeşile boyayıp burunlarına halka geçirip sergilemek kadar sapıkça gibi geliyor bu yapılan. Zeytin  bonzaisiymiş. Bonsai desen bonsai değil, tasarım desen tasarım değil  ve nacizane kanaatimce kibir ve özentinin ötesine geçmeyen bir garabet. Yahu, bu ağaçları Persler ve Yunanlar birbirleriyle savaş ederken yakarlarmış düşmana zarar vermek için. Dünyanın  en güzel zeytin ağaçları burda alay eder gibi özenti bir budama şekli de neyin nesi? Küçük tutarak gerçekten bonzai yap anlarım ve sanatını beğenirim de ama koskoca onurlu ağaca punk saç traşı? Umuyorum geçici bir modadır.

Ben binayı gördükten sonra alttaki binanın üzerindeki kabaca birkaçyüz metrelik alanın   25 santim toprakla doldurulup doldurulamayacağını merak ettim doğrusu. Eğer bu teknik olarak mümkün ise ve bir gizli saksıya 5-6 metreküp toprak ayrıca koymak ta mümkün  ise oraya bir yaşlı zeytin ağacı – ki klasik üretime yönelik biçimde budamayı görmek isterim alternatif ise hiç budanmadan bırakılması ama bonzai türünde budamak bence tek kelime ile iğrenç olur. Neyse zevkler ve renkler tartışılmaz onun için kuvvetli hissiyatımı paylaşmayı da burada keseyim.  Herkesin zevki ve beğenisine sonsuz saygı moduma geri dönmeye çalışayım. 

Bu arada birkaç yüz metre alanı  bir zeytin ağacı hariç --eğer teknik olarak o alana o kadar toprak taşımak mümkün  ise-- düz sakin ve pastoral tutmak en güzeli olur diye hayal ettim binadan ayrıldıktan sonra.  Birkaç mini sprinkler ile orası belki yeşil bir alan olur ve zaman zaman iki kuzu bile otun içinde otlayarak kısa tutar o yeşili. Teknik olarak biraz zorlayabilir yaz aylarında ama zeytin ve bir iki kara selvi (mezarlık selvisi veya servisi gare  benimsediğiniz yazım şekline göre)   o alanda enfes olur diye hayal ettim. Tam bu yörenin bitkisi.

Gök anfide de belki gene bir veya en fazla iki selvi ağaçtan 3-4 er  metreküplük ağaç saksılarda ve onun dışında çoğunluğu kışın yaprağını döken amerikan sarmaşığı (ivy) biraz sonbaharda anfiyi süpürme telaşı yapar ama çok fazla toprak taşımayı gerektirmez hem ivy league çağrışımı bile yapar diye gülümseyerekten. Bukadar hi tech bir binada bu bitkiler hi touch tezadını da beraberlerinde getirirler. Gidip görmeye değer bir tasarım ve bina yapılmış.

Bu yazı toplam 1772 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.