• BIST 109.657
  • Altın 156,071
  • Dolar 3,8739
  • Euro 4,5733
  • Manisa 17 °C
  • İzmir 17 °C
  • Tıfıl Akademi’ye takım arkadaşları aranıyor
  • B sınıfı ehliyetli satış elemanı aranıyor
  • Satılık komple bina
  • Maden Mühendisi Aranıyor
  • Bahçeşehir Koleji'ne güvenlik görevlisi alınacaktır
  • Ekofood'ta çalışacak ihracat personeli aranıyor
  • İnşaat teknikeri aranıyor
  • Enza Home açıldı

Cahil Cesareti veya Downing efekti

Mahmut Tolon

Cahil Cesareti veya Downing efekti

 

 Justin Kruger ve David Dunning'in tarihe geçmelerine ve Nobel ödülü almalarına neden  olan bulguları, yani "Dunning-Kruger sapması" adıyla literatüre geçen olay kültürümüzde sağduyumuzla   yüzyıllardır "cahil  cesareti" denenle ayni şey.

   

 

 Metin çözme, araç kullanma, tenis oynama gibi çeşitli alanlarda yapılan araştırmaların sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır:   Yetersiz  insanlar niteliksiz olduklarını fark edemez, niteliklerini abartma eğilimindedir ve gerçekten değerli olanların niteliklerini görüp anlamazlar veya kabullenemezler. 

 

 Eğer nitelikleri,  belli bir eğitimle artırılırsa, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar. 

 

 

 İki uzman Cornell Üniversitesi' nde bir test yaptılar, çeşitli sorular sordular ve öğrencilere  "testin sonucunu tahmin etmelerini" istediler.

Bu tür testler Stanford da da tekrarlandı Isveçte de. Bilhassa:   Nasıl bir şöförsünüz? Sorusuna cevapta çoğu insanın kendisini en iyi üst % 20 lik gruba dahil etmeleri dikkat çekiciydi.  Bunlara bakınca sanki çok zeki bir tür değilmişiz düşüncem daha netleşiyor.

   

 En başarısızların (yani sadece yüzde 10 ve daha az doğru cevap verenlerin), testin yüzde 60'ına doğru cevap verdiklerine inandıkları ortaya çıktı. 

 

 

 En iyilerin (yani en az yüzde 90 doğru sonuç alanların) en alçakgönüllü denekler olduğu (soruların yüzde 70'ine doğru cevap verdiklerini düşündükleri) görüldü.

 

 

 Dunning ve Kruger bu çalışmalarıyla 2000 yılında Nobel ödülünü kazandılar.

 

 

 İki psikolog bu olaya ve “süperiorite ilüzyonu” diyorlar. İngiliz araştırmacılarca Downing efekti de  denilen bu haddini bilmeme olayında erkekler genelde kendilerini olduklarından daha zeki olarak algılarken kadınlar kendilerini daha alçakgönüllü yani daha az zeki olarak algılarlar.

 

 Çalışan, kendi kapasitesini değerlendirmekten ve eksikliğini teşhis etmekten acizdir. Ama bu "yetersizlik + haddini bilmeme"  mesleki açıdan, bir eksiyken, artıya dönüşmesi de ürkütücü. 

 

 

 İşinde çok iyi olduğuna yürekten inanan "yetersiz", kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve haddi olmayan görevlere talip olmaktan  rahatsızlık duymaz. Aksine bunu bir hak olarak görür. 

 

 

 Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar ise çalışma hayatında "fazla alçakgönüllü" davranarak  öne çıkmayacaklar, yüksek görevlere talip olmayacaklar, kıymetlerinin bilinmesini bekleyecekler ve muhtemelen üstleri tarafından uyuşukluk  ile suçlanacaklar. Üstlerinin de  genelde  aynı tornada yontulmuş  insanlar  olması muhtemel.

 

  Kifayetsiz muhteris de denir bu insanlara ve hırsları akıllarından fazla ise her türlü yan yola sapmayı da hakları olarak görebilirler.

 

Bu kapsamda çok da beğenmediğim  bir politikacı olan İsmet  İnönü nün sevdiğim bir lafı akla geliyor. “Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmalı” demişti rahmetli.

 

Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır.  Çaresizlik te. Onun için bazen çok okumuş ve bilmişler doğru zamanı ıskalarlarken daha az bilgili doğru çözümü ve zamanın ruhunu yakalayabilir. Bilimsel doğruları sadece kendi çıkarımıza doğru yorumlamalıyız ama bu keyifli bilgileri bilmekte fayda var ve bu bilgilerin düşüncelerimize ışık tutmasına izin vermekte.

Bu yazı toplam 1527 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.