• BIST 80.580
  • Altın 557,45
  • Dolar 2,2180
  • Euro 2,7770
  • Manisa 12 °C
  • İzmir 13 °C
  • Zeytin İşletmesinde Çalışacak Bayan Eleman Aranıyor
  • ASDER'in 2014-2015 Dönemi Çalışma Planı
  • Pazarlama ve Yönetici Asistanı Aranıyor
  • İlçe Emniyet Müdürlüğünden Duyuru
  • Zeytin Üreticilerinin Dikkatine

Akhisar’ daki Yerleşim Tarihi 9 Bin Yıl Olarak Kanıtlandı!

Okunma Sayısı: 2819
Akhisar’ daki Yerleşim Tarihi 9 Bin Yıl Olarak Kanıtlandı!
Adnan Menderes Üniversitesi ve Tübitak ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında Akhisar merkez olmak üzere Manisa ve çevresinde tarihi kazı çalışmaları yapılıyor. Kazıların ilk meyveleri alınmaya başlanıldı. Akhisar’ daki 15 günlük kazı sonuçlarına gö

Akhisar’ daki Yerleşim Tarihi 9 Bin Yıl Olarak Kanıtlandı!
Akhisar (Barış GEZİCİ)

Adnan Menderes Üniversitesi ve Tübitak ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında Akhisar merkez olmak üzere Manisa ve çevresinde tarihi kazı çalışmaları yapılıyor. Kazıların ilk meyveleri alınmaya başlanıldı. Akhisar’ daki 15 günlük kazı sonuçlarına göre bugüne kadar 5 bin yıllık tarihi olarak bilinen Akhisar’ ın 9 bin yıllık yerleşime sahip olduğu kanıtlandı. Başkanlığını Doç Dr. Engin Akdeniz’ in yaptığı ve Arkeologlar Cennet Pişkin, Umut Bilen, Emre Önal’ ın yer aldığı grup Alaşehir’ de incelemeler yapmak üzere Akhisar’ dan ayrıldı. Yaklaşık 3 yıl sürecek olan ön inceleme sonrasında kazı işlemlerine hemen başlanacağı bildirildi.

Akhisar’ ın tarihinin 5 bin değil 9 bin yıl olduğunu açıklayan Adnan Menderes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoleji Bölümü Doç.Dr. Engin Akdeniz Bu proje TUBİTAK ile Adnan Menderes Üniversitesinin ortaklaşa yürüttüğü bir projedir. Bunun temelini aslında TÜBİTAK’ ın sosyal bilimler kısmı oluşmaktadır. TÜBİTAK’ ın sosyal bilimlerde verdiği yeni projelerinden biri, projenin adı Manisa ve Çevresi diye adlandırılmıştır. Bu projeyi yapabilmek Kültür ve Turizm Bakanlığından izin aldık. Bakanlık temsilci olarak Eskişehir Müzesinde sayın Gülsüm Baykal hanımı atadı ve çalışmamızın başından itibaren bizimle birlikte başarı ile bize yardımcı
olmaya çalışıyor. Yaklaşık 20 ila 25 günlük sürecek bir çalışmadır, projenin tamamı 3 yılda bitecektir. 3 yıl sonra uygun görülecek arazi de erken dönemlere yönelik kazı yapılması planlanıyor. Araştırmanın başkanı benim, Arkeolog ve yüksek doktora eğitimlerini devam ettiren Cennet Pişkin, Umut Bilen, Emre Önal proje de görev almaktadır. Proje hergün 6 buçuk ve 7 civarında başlıyor ve akşam 8 gibi bitiriyoruz. Burada araştırma evi olan bizleri burada iyi ağırlayan Tekel’ in misafirhanesinde çok iyi şartlarda kalıyoruz. Öncelikle bulduğumuz çanak çömlek parçaları yıkanıyor, kurutuluyor, fotoğrafları ve çizim işlemleri yapılıyor. Bunlar konumuz olan döneme ait yani antik Yunan ve Roma öncesi, Anadolu’ nun yerli halkları bu bölgenin ilk insanları, ilk tarım toplulukları, ilk çiftçiler bunlarla ilişkili, bunların ürettikleri daha çok pişmiş toprak, kilden yapılma testi parçalarıdır. Her biri bizler için çok önemli ve değerlidir. Bunlara bakarak bizler hangi kültüre ait olduklarını ve yaklaşık olarak yaşlarını tarihlerini tayin etmeye çalışıyoruz. Bugüne kadar yaptığımız araştırmalarda en erken yerleşimin neolitik çağa kadar uzandığı ortaya çıkmıştır. Neolitik çağ dediğimiz süreç buzulların erimesi, daha sonra insanların yerleşik hayata geçmesi, mağaralardan ovaya inmeleri, Akhisar’ ın bulunduğu arazi, Akhisar – Manisa arasındaki arazi özellikle son derece jeomorfolojik yapıya sahip, eskiden göller ve günümüzden daha çok sulak alanlar varmış ve ekosistemde değişik canlıların varlılığı da söz konusudur ama bunların kesin ispatı için de kazı yapılması gerekiyor. Biz ön çalışma yapıyoruz, buna göre neolitik çağda, işte Moralılar ve Kayışlar civarı yerleşime sahne olmuş ve bunlardan özellikle Moralılar son derece büyük boyutlara sahip bir köy yerleşimi, ele geçen çanak çömlek parçaları da bunu desteler niteliktedir. Ardından adını taşın yanısıra bakır kullanımından da alan Kalkolitik Çağ, bunun devamında da Tunç Çağı’ na ait değişik buluntulara rastladık. Bu buluntular arasında çeşitli çanak çömlek parçaları, ki, bunlar o insanların günlük kullanım malzemeleri olduğu için çabuk kırılıyor, fakat biz bir parçaya göre yaklaşık olarak tespit edebiliyoruz. Az sayıda da olsa bunları bizlere köylü vatandaşlarımız teslim etti, yöre halkı son derece duyarlı milli kültüre sahiptir. Eserlerin yurt dışına kaçırılması tehlikesine karşı hassas, arazide yaptığımız incelemeler sırasında Manisa müzesine teslim edilmek üzere bize bunları takdim ettiler. Bu eserlerin tamamı tutanak ile teslim alınmıştır ve Manisa müzesine teslim edilecektir. Bulduğumuz eserlerin bir kısmı elde yapılmış bir kısmı da Anadolu’ nun bazı yörelerinde hala kullanılan tornalarda yapılmıştır” dedi.

Akhisar’ daki müze çalışmalarını yakından takip eden Manisa İl Genel Meclis Üyesi ve Veteriner Kefayettin Öz “Burada yapılan kazı çalışması benim hayatımda olan kazıların en organize olan çalışma sağlanmıştır. Kazı ekiplerinin en büyük sıkıntısı kalacak yer ve diğer iaşedir, bunlar sağlandıktan sonra en sağlıklı çalışma ortamı bulurlar. Eminim ki şimdiye kadar en iyi kazı evi, Akhisar Tekel İdaresi Müdürü ve çalışanları tarafından ve yine iaşesini belediyemizin yaptığı kültür çalışmaları örneği olarak Akhisar Belediye Başkanı Salih Hızlı sağlamıştır. Manisa ilinin kültürünü düzenleyen nitelikte önemsediğimiz bir şey var, kayıtlara daha önce geçmiş höyüklerin dışında yeni hiç tespit edilememiştir. İlk defa adlandırılan ve çok ciddi üzerinde tarihi eserler olan höyükler tespit edilmiştir. Yani göreceksiniz zaman içerisinde Akhisar ve çevresindeki höyük sistemi bütün arkeoloji dünyasında ilgi çekecek ve ciddi bir hal alacaktır. Bizler izin çalışması için uzun süre kültür müdürü ile birlikte destek olmaya çalıştık ve izin çıktı. Önemli olan bu çalışmaları arttırabilmektir, diğer bir ekip de Akhisar’ daki Thyateira antik kentinde sütunları ayağa kaldıracaktır. Eğer açılırsa seneye bu eserlerin daha büyüğü ile gelerek Manisa değil kendi Akhisar Müzemizde sergilemek istiyoruz. Burada Manisa ve çevresinde yapılan taramanın merkezi de Akhisar olmasını önemsiyorum” dedi.

Akhisar Belediye Başkanı Salih Hızlı “Burada gerçekten önemli bir konu ile karşı karşıyayız. Tabiki öncelikle bunların hepsi bizlere insanlık mirasıdır, dolayısıyla bunlara sahip çıkmamamız diye bir şey söz konusu olamaz. Heyecan verici olan tarafı bunların tabi bizim yerimize olmasıdır. Diğer heyecan verici tarafı da bizim kendi üniversitelerimizden yetişmiş, bu toprakların yetiştirdiği insanların buna sahip çıkmasıdır. Bu kazı tamamen milli imkanlarla yapılan bir kazıdır ve herhangi bir yabancıya muhtaç olmadan yaptığımız bir iştir. Akhisar’ lılar olarak başlatmış olduğumuz müze çalışması vardır, Akhisar’ ın tarihi ile ilgili sürekli doğaçlama konuştuğumuz bir şeyler oluyor. Ancak bunların ispatı gerekiyor, bunun için ciddi anlamda insanlara sunacağımız bir done yoktur. Bu müze Akhisar’ ın tarihini daha da ortaya çıkaracaktır. Sonuçta Akhisar ekonomisine katkı sağlaması amacı ile turizm olarak bizlere geri dönecektir. Bizler Akhisar’ ın tarihini 5 bin yıllık yerleşim olarak bahsediyorduk, şimdi artık bu 9 bin yıllık olmuş oldu. Bunu da bir bilim adamında öğrenmiş olduk. Heyecan verici bir olay ile karşı karşıyayız, inşallah bunu sürdürülebilir hale getirirsek bunu sonuçlandırmak istiyoruz. Turizm ucu açık bir sektördür, buradaki her şeyi insanlara daha iyi sunabilirsek hem insanlık mirasına sahip çıkmış olur hem de bölgemizin sonuç itibari ile kalkınmasına katkı sağlamış olacağız” dedi.






UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim