• BIST 105.268
  • Altın 162,850
  • Dolar 3,9604
  • Euro 4,6498
  • Manisa -7 °C
  • İzmir -1 °C
  • Yavuz Sigorta yeni adresinde
  • Satış temsilcisi aranıyor
  • Halk Eğitim’den emlak danışmanlığı kursu
  • Büyük Öncü AVM, Vestel açılıyor
  • ASDER'den resim atölye çalışmaları
  • Cumhur Sarı'nın tek kişilik gösterisi 23 Kasım'da
  • Zeytine minnet kortej yürüyüşü 24 Kasım'da yapılacak
  • Dünya Zeytin günü programı belli oldu
  • Nakış makinesinde çalışacak usta, operatör ve makineci aranıyor
  • Hypatia Book & Coffee’de 10 Kasım nedeniyle 3 al 2 öde
  • Üniversal tornacı ve kaynakçı aranıyor
  • Akhisargücü Basketbol Akademisi kış okulu kayıtları başladı
  • İnşaat mühendisi aranıyor
  • İtina ile zeytin silkme makinası ile  zeytin silkinir

Zamandan Hızlı Koşmak

Ayşe Özçelik Gönül

Zamandan Hızlı Koşmak

       Varoluşa dair sohbet ederken konu bilinç enerjisi olursa anlaşılması güç oluyor. Zihin anlayamadığı bilgiyi atladığı için siz ne kadar anlatırsanız anlatın, karşı tarafın algısı, sınırları dahilinde kalıyor. Bu yüzden birine ‘‘Allah zihin açıklığı versin’’ demek iyi bir dilek. Tekamül ( aydınlanma) kavramı da bilinç düzeyinin bir aşama daha kaydetmesine işaret ediyor. Her aydınlanma, farkındalık alanını biraz daha genişletiyor, bizi ruhumuza biraz daha yaklaştırıyor. Uçsuz bucaksız bu alanda aydınlanmanın sonu yok.

       Geçen gün sekiz yaşındaki oğlum bana ‘’Anne rüyamda zamandan daha hızlı koştuğumu gördüm’’ dedi. Ben de ‘’Nasıl yani?’’ diye sordum. ‘’O kadar hızlı koşuyordum ki, kimse beni göremiyordu’’ diye cevap verdi. Bunu bir çizgi filmden öğrenmiş. Einstein’ın İzafiyet Teorisi:  e=mc^2  yani; maddenin hızı, ışık hızının karesini geçerse madde enerjiye dönüşür. Oğlumun böyle bir şeyi çizgifilm aracılığı ile algılamış olması bile çok güzel. Okulda en zorlandığım ders Fizik dersiydi. Formüller çok karmaşıktı ve ‘‘bunları neden anlamamız gerekiyor ki?’’ diye düşünürdüm. Halbuki varoluşla anlamlandırılan herşeyi öğrenmek çok güzel.

     Dünyada bir noktadan başlayıp aynı yönde hareket ederseniz başladığınız noktaya varıyorsunuz, tabi ki dünya yuvarlak. Uzayda bir noktadan başlayıp aynı doğrultuda hareket ederseniz başladığınız noktaya varıyorsunuz, evren de yuvarlak (hatta evrenler). Dünya dönüyor. Ay dünyanın, gezegenler güneşin etrafında dönüyor. Maddi düzeyde herşey hareket halinde, dönüyor. Mevlana da bunu bilmiş, O da dönmüş. Ve BU DÖNÜŞ SONSUZLUĞU TEMSİL EDİYOR.

    Atom’un %99,99’u boşluk, hava bile değil hiçlik. Bilim insanlarının, atom altı parçacıklarını inceledikçe keşfedebildikleri tek şey boşluk. Bizi görünür kılan, atom çekirdeği etrafında dönen elektronların hareketi . Biz yoğunlaşmış enerjiyiz, hızımızı arttırırsak görünmez oluyoruz. YOKKEN VARIZ, VARKEN YOKUZ yani. Yalan dünya dedikleri bu olsa gerek. Üstelik elektronların negatif yükünden dolayı birbirlerini itmeleri sonucu, iki atomun birbirine temas etmesi mümkün değilmiş. Hal böyle olunca; bizim dokunduğumuz, temas ettiğimiz hissiyatı elektronların birbirini itme gücünden başka birşey olmuyormuş. Bunlar bilimsel söylemler.

    Madde enerjiye dönüşür, enerji kaybolmaz, dönüşür. Ve varoluş yolculuğunda bu dönüşüm bizi kim bilir nerelere götürür.

Bir Nefesle Yoga videolarını izleyip ücretsiz abone olmak için tıklayınız.

       

Bu yazı toplam 1492 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.