• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Manisa 11 °C
  • İzmir 18 °C
  • Akıllı ev sistemleri çok yakında hizmetinizde
  • Mek-Hann Cafe sahura kadar açık!
  • Yaz Tenis Kursu kayıtları başladı
  • Satış Temsilcileri Aranıyor
  • Satılık Daire
  • Zeytinli Bahçe; İftara hazırız!
  • Çocuk Gruplarında yaz dönemi kurs kayıtları başladı
  • Özel Yüksel’de erken kayıt fırsatı
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Sınav Lisesinde erken kayıt indirimi
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Ege Tenis Yüzme Kursu Kayıtları Başladı
  • Gaye Plus firmasına eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Penta Akademiden müjde!
  • Gülbeyaz havuz ve cafede yüzme kursu kayıtları başladı
  • Pinokyo'da Yaz Okulu ve Yeni Dönem Kayıtları Başladı
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Akhisar'a iz bırak

Yunan Gavuru Akhisar ı Yakamadı Ama Biz Yaktık, Yakıyoruz

Dr. Gökhan Gürel

YUNAN GAVURU AKHİSAR'I YAKAMADI AMA BİZ YAKTIK, YAKIYORUZ !

Tarih 4 Eylül 1922…

Rumları ve Türkleri belediye önünde toplayan işgal komutanı Panayapulos konuşuyordu;

' Biri resmi, öteki insani iki vazifem var! Komutanlıktan gelen emir resmi vazifemi gösteriyor. Akhisar'ı yakmak, Türkleri öldürmek ve Rumları alıp çekilmek!'

Ancak işgal günlerinde Akhisar'ı Türklerle birlikte yöneten ve yıllardır Akhisar'da yaşayan Rumlar'ın çoğu gitmek istemiyorlardı.

Giden Rumlar ise güzel Akhisar'a tekrar döneceklerini düşünüyorlardı.

Kalanların can güvenliği için Akhisar'ı yakmayacaklardı ama Akhisarlı esirleri yanlarına alıp Atina'ya götüreceklerdi.

Afyon'dan İzmir'e kadar, mescitlerden camilere, havralardan sinagoglara yakmadık yer, yıkmadık bina bırakmayan Yunan Ordusu Akhisar'ı yakamamıştı.

Güzelim Rum evleri, Osmanlı'nın han ve hamamları, köşkleri ve sayısız eserler  bir servet gibi Akhisarlı'lara kalmıştı…

Panayapulos yanında götürdüğü esirlere rağmen 'resmi' görevini yapamamış olmanın verdiği eziklikle ayrılmıştı Akhisar'dan…

 

Tarih 26 Ekim 2011…

Ben de bugün belediye önündeki meydana çıkıp konuşmak istiyorum;

Ey Panayapulos !

Ruhun ızdırap çekmesin! Üzülme!

Doymak bilmez müteahitlerimiz ve iş bilmez belediye başkanlarımızla bir olup senin yakamadığın her binayı yıktık!

Yerlerine zevksiz, kaba-saba 'ucube' apartmanları diktik !

Senin zamanından bu zamana kalmış 5-10 tane bina da bugün-yarın kendiliğinden yıkılır diye iştahla bekliyoruz. Yerlerine hemen ucubeleri dikeceğiz !

Han hamam desen birkaç tane kaldı. Onların da çoğu yakılmıştan beter durumda

Yakamadım diye üzülme ! Yahudi ibadethaneleri kendiliğinden çöküp gitti. İsrail tarımının temellerinin atıldığı Yahudi Tarım Okulunu ise çürümeye bıraktık…

Sizin Onasis var ya ! Hani dünyanın en büyük armatörü Aristotle Onasis…

Biliyorsun O da Akhisarlı. Sizinkiler O'nun bindiği yatı Atina yakınlarında bir sayfiye beldesinde turizme açmışlardı bir zamanlar…

Her yıl yüzbinlerce turist ziyaret etti ve milyonlarca dolar döviz bıraktı sizinkilere. Vallahi de billahi de için rahat olsun ! Onasis'in, senin yakamadığın Akhisar'da bulunan doğduğu ve büyüdüğü evden bir kuruş para kazanmadık !

O ev turizme açılsın diye ne Onasis'in paralarıyla kurulmuş 'Küçük Asya Araştırmaları Vakfı'na' ne de dolar milyarderi torunu Bayan Athina' ya başvurduk…

Senin anlayacağın 'yakmışsın gibi' yok saydık o evi !

Sizin kutsal saydığınız hac merkeziniz Efes'i bilirsin…

İşte onun bir eşi, Küçük Asya'nın ilk yedi kilise topluluğundan biri olan ve İncil'inizde de adı geçen Thyatira burası işte! 

Biliyorum hemen aklına her yıl İzmir'e ve Kuşadası'na kurvaziyer turizmi ile gelen ve Efes'i ziyaret eden, kaliteli, alım gücü yüksek bir milyondan fazla turist geliyor.

Dur dur korkma hemen ! Telaşlanma!

Biz onların Akhisar'a gelememesi için sana bile kısmet olmamış her şeyi yaptık !

O eserlerin üstüne Kaymakamlık Konutu,  Tekel Binası, Vergi Dairesi, okul, ev, hastane yaptık ….

Hatta zaman zaman kazdığımız yerlerden kalıntıları çıkıyor da kimseye çaktırmadan yeniden gömüveriyoruz.

Bak, sana senin bile hayret edeceğin bir şey söyleyeyim. Ama aramızda kalsın. Oradakilere söyleme çok gülerler…

Biz var ya biz… Ne yaptık biliyor musun?

O kalıntıları tamamen açığa çıkaracağımıza, gömüp, hemen yanına, dışarıdan bakıldığında biraz mezbahaya, biraz da morga benzer bir 'müze' yaptık ! 

İddia ediyorum! Kazsak altında tarihi kalıntılar çıkacak…

Mezbaha ile morg ile ne ilgisi mi var?

E biz orda tarihimizin ve geleceğimizin boğazını keserek ödürdük !  Daha ne ilgisi olsun ?

Atatürk'ü hatırlıyor musun diye sormayacağım. İki cihan değil on iki cihan olsa O'nu unutamayacağınızı biliyorum. Senin bile yakmak aklına gelmemiştir.

Neresi mi ? Çiftlik İstasyonu. Biz şimdi Kayalıoğlu diyoruz.

Atatürk, Latife Hanım ile evlendikten sonra trene bindi ve Anadolu'ya doğru hareket etti. İlk durağı Çiftlik İstasyonu idi. Yani tarihimizde bir 'First Lady' nin ilk kez halkla buluştuğu yerdi o istasyon !

Atatürk'ün esir aldığı komutanınız Trikopis, Selanik'te Ata'mızın doğuğu evi para toplayıp satın alarak bize hediye ederken, hiç merak etme biz Çiftlik İstasyonu'nu kaderine terk edip yıkılmasını sağladık bile !

Yani ey sevgili Panayopulos!

Senin yapamadıklarını biz yaptık….

Daha fazla anlatarak seni daha da sevindirmek istemiyorum!

Neyse….

Ey Akhisar yakılmasın diye 'düşmana sığındılar' iddialarını bile göze alıp işini, aşını ve eşini bırakarak Atina'ya esir gitmeye razı olan Hafız Salihzade Mehmet Bey, Şerifağazade Emin Ali Efendi, Eczacı Esat Bey, Doktor Cevdet Bey, Kayalızade Ahmet Ağa, Yılanlıoğlu Mehmet Ali Efendi !

Size hangi yüzle ne söyleyebilirim  ki ?!

Not: Sevgili okuyucularım ! Çok yakın zamanda Budapeşte'de çektiğim resimleri sizlerle paylaşıyorum. Tuna Nehri'nin hemen kıyısı. Budapeştenin göbeği. Çıkan tarihi eserleri 'ceset' gibi gömmemişler. Adete 'vitrin müze' yapmışlar. Benzerlerine Atina, Roma ve Madrid' te de rastladığımı hatırlıyorum. Akhisar'ı yönetenler bunları görmezler mi? Ya da görenlere, bilenlere danışmazlar mı? Akhisar'a yazık edilmiyor mu sizce ? Akhisar bunları hak ediyor mu ? Milyonlarca dolarlık ekonomiyi toprağa gömenlerin ve gömülü bırakanların vicdanları rahat mı ? Buna kimin hakkı var ? Sizlerin takdirlerine bırakıyorum…. Üzülüyorum….






Bu yazı toplam 3798 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 6
    Yazarın Diğer Yazıları
    Başlangıç Tarihi
    Başlangıç Tarihi
    Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.