• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Manisa 23 °C
  • İzmir 22 °C
  • Bay-Bayan servis elemanı aranıyor
  • Okula takviye İngilizce kursu başlıyor
  • Penta Akademi’de Şimdi Ders Zamanı!
  • Medar’da satılık villa
  • SRC Belgeli plasiyer aranıyor
  • Kaynakçı, tornacı ve bayan eleman aranıyor
  • Reklam Pazarlama sektöründe çalışacak part time eleman aranıyor
  • Tuncay Bilen
  • AKGİAD’ın geleneksel balosu 23 Eylül’de
  • Bay - Bayan satış personeli aranıyor
  • Elbir Bahçe’de düğün rezervasyonları başladı
  • Bay eleman aranıyor
  • Erol Boşnak

Trafik kazaları nedeniyle açılacak tazminat davaları

Ahmet Can Öztürk

Trafik kazaları nedeniyle açılacak tazminat davaları

Değerli Akhisarlılar,

Bir önceki yazımda trafik kazaları neticesinde aracınızda oluşan değer kayıplarını alabileceğinize değinmiş, bu yazımda ise yaralanmalı ve ölümlü trafik kazaları nedeniyle açılabilecek tazminat davalarına değineceğimin sözünü vermiştim. Bu nedenle bu yazımın konusunu ölümlü ya da yaralanmalı trafik kazaları nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davaları oluşturmaktadır.

Bu davalar, en az bir motorlu aracın karıştığı trafik kazasında, ölüm veya yaralanma gibi bedensel zararlar ile üçüncü kişilere ait taşınır, taşınmaz malvarlıklarında meydana gelen zararların giderilmesini temin amacıyla; zarara uğrayanlar tarafından, kazada sorumluluğu bulunanlara karşı açılan tazminat davalarıdır. Bu davaların hukuki temelini Türk Borçlar Kanunu’nun 49. Maddesi’nde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu oluşturmaktadır. Bu durum özellikle zamanaşımı süresinin belirlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır.

Zamanaşımı süresi ne kadardır?

Haksız fiil sorumluluğundan kaynaklanan bu tip davalarda, haksız fiilin yani kazanın öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık ve kazanın öğrenilip öğrenilmemesine bakılmaksızın 10 yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir. Ayrıca kaza nedeniyle taksirle adam öldürme ya da taksirle adam yaralama suçları hakkında ceza davası açılması halinde ise ceza davası boyunca zamanaşımı engeline takılmaksızın dava açılabilecektir.

Bu davaları kimler açabilir ve hangi zararların tazmini talep edilebilir?

Trafik kazası neticesinde yaralanma meydana gelmişse, maddi ve manevi tazminat davasını yaralanan kişinin açması gerekmektedir. Ancak yaralanma ağır bir bedensel yaralanma olarak değerlendirilebilecek nitelikteyse örneğin organ kaybı veya felç kalma durumu söz konusuysa, yaralanan kişinin yakınları da manevi tazminat talep edebilecektir.

Yaralanan kişi, kaza nedeniyle çalışma gücünün azalmasından veya tamamen yitirilmesinden doğan kayıpları, tedavi masrafları ve tedavi gördüğü süre boyunca çalışamamasından kaynaklanan zararları dolayısıyla maddi; yaşadığı acı, elem ve üzüntü nedeniyle ise manevi tazminat talep edebilecektir. Yaralanan kişinin çalışmıyor olması halinde maddi tazminat belirlenirken asgari ücret baz alınacaktır.

Ölümlü trafik kazalarında ise, ölen kişinin hayatta iken desteklediği (baktığı) herkes bu davaları açabilir. Ölen kişi sağlığında evli ise eşi ve çocukları, bekar ise anne-babası desteklediği kişiler olarak kabul edilir. Bunun dışında kalan nişanlı ya da ikinci üçüncü derece akrabaları bakımından, ölenin sağlığında bu kişileri desteklediğinin ayrıca ispatlanması gerekmektedir.

Kaza neticesinde ölen kişinin destekledikleri; yakınlarının ölümünden duydukları acı, elem, keder nedeniyle manevi tazminat talep edebilecekleri gibi, cenaze masrafları, ölüm öncesi tedavi gördüyse tedavi giderleri ve destek olan kişi ölmeseydi hayatı boyunca bu kişiden elde edecekleri gelirleri yani destekten yoksun kalma tazminatını talep edebileceklerdir.

Burada önemli olan bir diğer husus, ölen kişinin kazada asli kusurlu olması halinde dahi yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı alabilecek olmalarıdır. Nitekim, her ne kadar kişilerin kendi kusurları ile hak elde edemeyecekleri tartışmasız olsa da, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, destekten yoksun kalan yakınların kusuru olmadığından tazminata hak kazanacaklarına hükmetmiştir.

Tazminat davaları kimlere karşı açılabilir?

Trafik kazaları nedeniyle açılacak tazminat davalarının davalıları araç sürücüsü, araç sahibi, araç işleteni ve sigorta şirketleridir. Bu noktada bir kaç önemli hususa açıklık getirmek gerekmektedir.

Bunlardan ilki araç işletenin kim olduğudur. Akademik bir çalışma yapmadığımız için doğrudan örnek üzerinden gitmek gerekirse; araç sahibi A firması, aracı B isimli firmaya 1 yıllığına kiralasın ve kaza olduğunda da aracı C isimli şirket çalışanı kullanıyor olsun. Burada C araç sürücüsü, B isimli firma araç işleteni, A ise araç sahibidir. İşte böyle bir durumda işleten sıfatıyla B isimli firmaya da dava açılabilecektir.

İzah edilmesi gereken ikinci husus ise Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında manevi tazminat talep edilemeyeceğidir. Zira Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk ( Trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca manevi tazminat talepleri güvence kapsamında değildir. Ancak karşı yanın Kasko sigortası olması ve poliçenin manevi tazminat taleplerini de teminat altına alması durumunda manevi tazminat talepleri kasko sigortasını yapan şirkete yöneltilebilecektir.

İzah etme lüzumu gördüğümüz son husus ise, kazada kusurlu olan yanın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının olmaması, kazaya karışan tarafın bulunamaması ya da kayıp-çalıntı bir araçla kazaya sebebiyet verilmesi halidir. Bu durumlarda Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği bünyesindeki Güvence Hesabına başvurulmalıdır.

Yukarıda verilen bu kadar hukuki bilginin yeterli olduğu, aksi takdirde akademik bir çalışma niteliğine yaklaşarak teknik bilgilerle can sıkıcı hale gelebileceğini göz önünde bulundurarak yazımı sonlandırıyorum.

Daha önceki tüm yazılarımda da belirttiğim gibi, bu davaların da uzman bir avukat aracılığıyla yürütülmesi son derece önemlidir. Nitekim davanın kime yöneltileceğine karar verilmesinden tutun da, başvuru ve dava süreçlerine kadar sıkı koşullara bağlanmış bu tip davaların avukatlık mesleğini icra etmeyen çevrelerce yürütülmesi mümkün değildir.

Rant kapısı haline gelmiş bu tip davalarda avukat olmayan kişilerle çalışmaktan özellikle kaçınmanızı ve ilçemiz avukatlarından hukuki destek talep etmenizi önemle tavsiye ve rica ederim.

Hukukla ve adaletle kalın!

Av. Ahmet Can ÖZTÜRK

ozturk@ozturkkuru.com

www.ozturkkuru.com

0507 292 83 98  

 

 

Bu yazı toplam 872 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    Yazarın Diğer Yazıları
    Başlangıç Tarihi
    Başlangıç Tarihi
    Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.