• BIST 96.125
  • Altın 191,153
  • Dolar 4,6826
  • Euro 5,4534
  • Manisa 24 °C
  • İzmir 26 °C
  • Yemişci Buz Üretim Tesisleri’ne bayan eleman aranıyor
  • E ehliyetli bay eleman aranıyor
  • B ehliyetli eleman aranıyor
  • Temizlik görevlileri aranıyor
  • Kurbanlık büyükbaş hayvan satışları başladı
  • Plasiyer aranıyor
  • Akhisar Gezginevi’nden turlar
  • İyi Parti Manisa 4. sıra Milletvekili Adayı Av. Aslı Öz
  • Anadolu Sağlık Meslek Lisesi yaz tenis okulu kayıtları başladı
  • Yeni açılacak rehabilitasyon merkezine personeller aranıyor
  • AKTİM sanat merkezi yaz kursu başladı
  • AK Parti Manisa Milletvekili Adayı Murat Baybatur
  • AK Parti Manisa Milletvekili Adayı Av. Mehmet Ali Özkan
  • CHP Manisa 6.sıra Milletvekili Adayı Hayriye Hacet
  • Özel Pinokyo’da yaz dönemi ve yeni dönem kayıtları başladı
  • CHP Manisa Milletvekili Adayı Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu
  • Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili Adayı Nurullah Savaş
  • 27. Dönem AK Parti Manisa 2.sıra Milletvekili Adayı Uğur Aydemir
  • Stüdyo Taner'de dış çekim randevuları
  • Çiftçilere ‘mahsulden mahsule öde’ kampanyası!

Tıbbi Müdahalede Hekim hatalarından kaynaklı tazminat davaları

İrem Nur Oruntaş Pancaroğlu

Tıbbi Müdahalede Hekim hatalarından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davaları

Malpraktis nedir? , davalar nerede açılır ve zamanaşımına tabi midir? Sorularını cevaplamaya çalışacağım bu yazıda, öncelikle malpraktis olarak bilinen yanlış tedavinin tanımını yaparak başlamak istiyorum. Hekimlik Meslek Etiği Kuralları 13. Maddesinde Hekimliğin Kötü Uygulanması (Malpractice) başlığı altında tıbbi müdahaledeki hekim hataları şu şekilde düzenlenmiştir; “Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi "hekimliğin kötü uygulaması" anlamına gelir.” Tıbbi müdahaledeki hekim hataları uygulamada; hastada geçici veya kalıcı bedensel zararlar, ölüm, yanlış tanı ve tedavi, tedavinin olağandan fazla ve gereksiz yere uzatılması, hastayı aydınlatma ve bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, hastanın ve yakınlarının onamı alınmadan tedaviye başlanması ve ameliyat yapılması, sır saklama yükümlülüğüne aykırılık, acil yardım gerektiren durumlarda hekimin görevini yapmayarak hastanın ölümüne veya sakat kalmasına neden olması, ivedi ve ilk yardım hizmetini yerine getirmeyerek ağır yaralıyı veya hastayı kapıdan geri çeviren hastane, gereksiz tedavi masrafları yaptırılması ve aşırı ücret alınması, tedavinin başka bir hastalığı tetiklemesi, estetik ameliyatların istenilen biçimde yapılmaması,  hastanın hastane araç ve gereçlerinden zarar görmesi, hastanenin yardımcı kişilerinin zarar verici eylem ve işlemleri, hastanenin bakımsızlığı, kirliliğinden hastanın zarar görmesi biçiminde karşımıza çıkabilmektedir.

 

Tıbbi Müdahaleden Doğan Hukuki Sorumluluk

 

Tıbbi müdahaleden doğan hukuki sorumluluğu kamu hastanelerinde çalışan hekimler, özel hastanelerde çalışan hekimler ve bağımsız çalışan hekimler bakımından ayrı ayrı incelemede yarar vardır.

Kamu Hastanesinde Çalışan Hekimler ile hasta arasında ya da hasta ile hastane arasında herhangi bir sözleşme kurulmaz ve kamu hizmeti dolayısıyla buradaki ilişki hizmet sözleşmesi kapsamında değerlendirilir. Ayrıca kamu hastanelerinde çalışan hekimler “kamu görevlisi” statüsünde oldukları için açılacak davada hasım gösterilemezler ve bu davalar idari yargıda kamu kurumu hastanesine ve Sağlık Bakanlığına karşı açılır. Sadece hekimin haksız fiil niteliğinde “kamu görevinden ayrılabilir kişisel kusurları” varsa haklarında doğrudan dava açılabilir.

 

Özel Hastanede Çalışan Hekimler Bakımından ise kendi içinde ikili bir ayrım vardır. Hasta ile sadece özel hastane arasında “hasta kabul sözleşmesi” adı altında sözleşme kurulduysa tedaviden dolayı uğranılan zararlara karşı özel hastaneye karşı dava açılırken, hekim hasım olarak gösterilemez, hekimin sadece haksız fiil sorumluluğuna gidilebilir. “Hasta kabul sözleşmesi” ile birlikte hasta ile hekim arasında ayrıca bir sözleşme mevcut ise bu sefer hem hastane hem de hekim sözleşme ve haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olur. Özel hastanede çalışan hekimlerin tıbbı müdahaleden dolayı vermiş oldukları zararlara karşı adli yargıda dava açılır. Görevli mahkeme Tüketici mahkemesidir. Tüketici mahkemesinde açılacak davalarda, harç miktarının düşük olması, davacı hasta lehine bir durum oluşturur.

 

Serbest Çalışan Hekimler Bakımından da hastanın rızasının ve iradesinin aranmadığı, bir kaza anındaki acil durum gibi istisnai durumlar dışında, kural olarak hasta ile hekim arasında bir sözleşme ilişkisi kurulur ve tıbbi yardım bu sözleşme doğrultusunda yapılır. Kurulan bu sözleşme öğretide ve içtihat kararlarında “vekalet sözleşmesi” olarak kabul edilmektedir. Hastanın rızasının aranamayacak durumda olduğu hallerde ise yapılan müdahale vekaletsiz iş görme hükümleri kapsamındadır. Bazı tıbbi müdahalelerde ise, örneğin estetik ameliyatlar gibi durumlarda oluşan zararlarda, eser sözleşmesi hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Bağımsız çalışan hekimlerin tıbbı müdahaleden dolayı vermiş oldukları zararlara karşı açılacak davalarda da görevli mahkeme tüketici mahkemesi olup Hekimin sözleşmesel sorumluluğuna gidilebileceği gibi, haksız fiil sorumluluğuna gitmek de mümkündür. 

 

Tazminat Türleri:

Maddi Tazminat : Maddi tazminatın kapsamına, ilave tedavi masrafları, yeniden yapılacak teşhis ve tedavi, teşhiste gecikme nedeniyle yapılan fazladan masraflar, ameliyat, ilaç, doktor, hastane, yatak, ulaşım, konaklama, kaplıca, protez, yardımcı, bakıcı masrafları ve diğer özel masraflar girebilir. Kişinin beden bütünlüğünün bozulması halinde çalışma gücünün kaybı dolayısıyla iş yeri kapanması, kazanç kaybı gibi iktisadi hayatının sarsılmasından doğan zararlar da maddi tazminat kapsamındadır. Ölüm Nedeniyle Tazminat davası ise ölen hastanın yakınları tarafından açılabilir. Maddi tazminatlardan biri de cenaze giderleridir.

 

Manevi Tazminat : Manevi tazminat, kişinin uğramış olduğu zarardan dolayı duyduğu acı ve üzüntüleri azaltmaya yarayan bir tatmin aracıdır. Tazminatın miktarı hastanın yanlış tedavi nedeniyle yaşadığı acı ve üzüntü, bu durumun yarattığı psikolojik sarsıntı ve hayattan alınan zevkin azalması karşılığında talep edilecek ve zararın büyüklüğüne göre hakim takdiri ile belirlenecektir. Belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkündür.

 

Zamanaşımı

Hekim ile hasta arasındaki hukukî ilişkinin niteliğine göre zamanaşımı süreleri değişmektedir.  Vekâlet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı hallerde zamanaşımı beş yıldır. Vekaletsiz iş görme halindeki durumlarda da zaman aşımı on yıldır. Eğer hekimin fiili aynı zamanda ceza kanunları açısından suç teşkil ediyorsa, tazminat davası açısından uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Haksız fiile dayalı tazminat davası açılacak hallerde ise zamanaşımı öğrenmeden itibaren iki yıl ve her halükarda on yıldır.

 

İdari yargıda açılacak davalar bakımından ise, hasta işlem veya eylemi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili kamu kurumuna başvurarak tazminat isteminde bulunmalıdır. Başvuruya olumsuz yanıt verilmesi halinde, yanıtın hasta veya yakınına tebliğinden itibaren altmış gün içerisinde, başvuruya yanıt verilmemesi halinde ise başvurudan itibaren altmış gün geçmesi ile idare mahkemesinde tam yargı davası açılmalıdır.

 

İnsanlığın var olduğu ve tedaviye ihtiyaç duyduğu dönemlerden beri çeşitli isimlerle adlandırılmış olan hekimler, günümüzde de vermiş oldukları kararlar, almış oldukları sorumluluklar itibariyle büyük ve önemli bir görevi yerine getirmektedirler. Hekimlerin insan hayatı ve toplum için değerleri tartışma götürmeksizin kıymetlidir. Ancak kişinin hak arama özgürlüğü de engellenemez. Eğer ki hasta tıbbi kötü uygulamaya maruz kaldığını düşünüyor ise dava açma hakkını kullanabilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur; hekimler her tıbbi girişimlerinin sonuçlarından sorumlu tutulamazlar. Tıbbi müdahale sonucunda, tıbbın kabul ettiği kötü sonuçlar; yani tedavi sırasında görülen ve hekim hatası olmayan durumlar (komplikasyonlar) meydana gelebilir ve bu durumların tıbbi uygulama hatalarından (malpraktis) ayırt edilmesi gerekmektedir.

 

 

Sağlıklı günler dilerim.

 

Saygı ile,

 

Av.İREM NUR ORUNTAŞ PANCAROĞLU

 

www.oruntashukuk.com

 

 

Bu yazı toplam 1435 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Akhisar T&D Yapı
1/20
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.