• BIST 117.741
  • Altın 398,755
  • Dolar 6,8530
  • Euro 7,8404
  • Manisa 28 °C
  • İzmir 27 °C
  • Depo Elemanı Aranıyor
  • 15 Temmuz programı belli oldu
  • Usta kalfa ve kalfa yardımcıları aranıyor
  • Halk Eğitim’den kurban kesim elemanı kursu
  • Deneyimli deneyimsiz personel aranıyor
  • British Town’da Kids Grupları için yeni kurslar açılıyor
  • Afşin Moda Tekstil’den maske temin edebilirsiniz
  • Teknik Ressam aranıyor
  • Plasiyer Aranıyor
  • Ege Yüzme Akademisinde Temmuz kayıtları doldu
  • Akhisargücü Yüzme Spor Kulübü yaz kursları başlıyor
  • Aybek Turizm Yaz Gezileri
  • Gazaltı personeli ve elektrikçi aranıyor
  • İş güvenliğinde 1 Temmuz alarmı!
  • Akhisar’ın bebekleri yazın keyfini Hola Baby Spa’da yaşıyor
  • Kiralık Dükkan
  • Dış ticaret ithalat/ihracat personeli aranıyor
  • Ütopia Düğün Salonu arkası satılık dubleks bahçeli villa
  • Nuri Giyik Sanayi sitesinde kiralık iş yerleri
  • Kurbanlık büyükbaş hayvan satışları başladı

Tatlı telaş

Mahmut Tolon

Tatlı telaş

Söz gümüş ise sükut altındır denir. Daha da ötesi derler ki : kırık plak gibi gerçekleri her dürüst insan söyleyebilir akıllı insanın  yapması  gereken: gerektiği  zaman düzgün üslub ile gerçeği söylemek diye de düşünülür.

Yani :Taşı gediğine koymak.

Ayni fikirde değilim.

Taşı gediğine koyacak adeleyi geliştirmek için ayni bir halterci misali devamlı taş kaldırmak gerekir. Sonra şampiyona anında gereken adele gücü olmayabilir mecazi anlamda devamlı çalışılmazsa. Bu fikir takibi esnasında bazen istemeden de olsa bir fikri oluşsun istediklerinizi rahatsız edebilirsiniz. Rende yapılan yerde yonga düşer diyebilecek kararlılık gerekebilir. Kavgadan şahsi itiş kakıştan kaçınıp, fikri tekrar tekrar söylemek gerek.

Ayrıca şiddet uygulanmadığı sürece, zamanı da süreci de  tekrarlarla  etkileyebiliriz. Tekrar zaten öğrenmenin, yol oluşturmanın da  esası değil mi? Tekrar inanç sistemlerinin de temeli değil mi?

Damlaya damlaya göl olur : işte geçerli kalan bir atasözü!

Bazı gerçekleri örneğin nüfus ve evrim  hep söylemek zorundayız. Yoksa söyleme kapasitemizi de cesaretimizi de yitirebiliriz. Nüfus ve evrim çünkü birini anlamadan diğerini anlamak mümkün değil. Bir iyi haber: kadınlar, yani türümüzün yarısı  hele kendileri çocuk doğurup büyütünce evrimi çok daha kolay anlıyabiliyorlar, eh çiftçiler ve  köylüler de, karamsar olmaya gerek yok.

Tür olarak sonsuz süremiz yok bu gezegende. Ha baba, de baba  bazen bazı insanları kırmayı da göze alarak, şahsi  çıkarımıza olmasa da en azından çevresel gerçekleri can havliyle  anlatmak zorundayız. Yoksa cesaretimizi yitirebiliriz.

Ne demiş atalarımız? Yoksa onlar diyememişler de biz mi böyle demeliyiz? Acul, kaba  türü yakıştırmalardan çekinmeden.

Bekleyen derviş muradına eremeden gebermiş.

Ve rende yapılan yerde yonga düşer.

Bu yazı toplam 1636 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
PAUSE COFFEA
  • Pause Coffea Akhisar
1/20
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.