• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Manisa 8 °C
  • İzmir 17 °C
  • Penta Akademi’de Şimdi Ders Zamanı!
  • Medar’da satılık villa
  • SRC Belgeli plasiyer aranıyor
  • Kaynakçı, tornacı ve bayan eleman aranıyor
  • Reklam Pazarlama sektöründe çalışacak part time eleman aranıyor
  • Tuncay Bilen
  • AKGİAD’ın geleneksel balosu 23 Eylül’de
  • Bay - Bayan satış personeli aranıyor
  • Elbir Bahçe’de düğün rezervasyonları başladı
  • Bay eleman aranıyor
  • Akhisar’da ki tüm okul kıyafetleri Okkalıoğlu Giyim’de
  • Erol Boşnak
  • Akhisar’ın ilk ve tek 17 katlı yaşam alanı
  • Tüm Okul Kıyafetleri, Akhisar'ın Okulcusu ALM'de

Sümela Manastırında Ayin...

Dr. Gökhan Gürel

                     SÜMELA MANASTIRINDA AYİN, MEGALİ İDEA

                                       VE  ORTODOKS KİLİSESİ      

 

   Geçtiğimiz günlerde milletçe tarihi bir olaya tanıklık ettik. Seksensekiz yıl aradan sonra Ortodoksların Sümela Manastırı'nda düzenlediği ayinden bahsediyorum.

 

    Biliyorum, kimimiz ' durup dururken hem de mübarek Ramazan günü bu ayin de neyin nesi ? Bizans mı,  Pontus mu hortlatılmak isteniyor ? ' diye söylenirken kimimiz de ' işte hoşgörü, inanç özgürlüğü, işte demokrasi '  diyerek gösterdi tepkisini.

   

  Peki gerçekten ne oluyor? Bizans ya da Pontus mu hortluyor yoksa inanç özgürlükleri ile birlikte demokrasi çıtası mı yükseliyor ?  Alın size iki zor soru!

 

   Bu zor soruların cevaplarını düşünürken Yunanistan' a gidişim, son ikiyüz yıldaki sevimsiz ortak tarihimiz ve Megali İdea arka arkaya geçti gözümün önünden.  

  

    İlk kez üç yıl önce Yunanlı bir ailenin misafiri olarak gittim   Yunanistan'a. Vize işlemlerindeki engeller, bunaltıcı sorular, asık suratlı      görevliler yüzünden nerdeyse vazgeçecektim gitmekten. Ama vazgeçmemekle ne iyi ettiğimi oraya gittiğimde anladım.

  

    İskeçe, Gümilcine, Kavala, Serez, Orfani, Selanik. Tasos, Limnos, Midilli, Sakız. Nereye gidersek gidelim, hangi Yunan ailenin misafiri olursak olalım müthiş bir ilgi, misafirperverlik.

   

    Hele Türkiye' den geldiğimizi öğrenince koklaya koklaya sarılıp gözleri yaşla dolan, Türkeçeyi çok iyi konuşan ( hem de şivesi ile ), İzmir, Kayseri, Tokat, Sakarya, Rize kökenli mübadil çocuğu yaşlılar. Durmadan ve heyecanla İzmir' in, İstanbul' un, Manisa' nın, Akhisar' ın Rum evlerini, sokaklarını soran insanlar

   

    Köy kahvelerinde reçina ve uzo içerken dinlenen Türkçe eski şarkılar, halkoyunlarımıza benzer oyunlar ve hatta kemençe ! Sokakta dökülen  lukma (lokma) , meze yapılan cacıki (cacık), sucuki (köfte), imambaldı (imambayıldı) ve Türk kahvesi ( Yunan halkı böyle söylüyor ama vapurlarda falan Coffe Heleniki diye satılıyor ). Ölenlerin yedisi, kırkı, elliikisi gibi törenler

   

    Draviskos köyü papazının inancımıza olan saygısından dolayı domuz suflaki yaptığı ızgarayı değiştirip bizim için dana eti araması

    

    Selanik' te Atatürk' ün  evini İngilizce olarak sorduğumuz yaşlı bir Yunanlının Türkçe olarak ve biraz da bağırarak ' Siz Türkiye'nin Tanrıdan sonra gelen büyüğünün evini mi soruyorsunuz ? ' demesi, fanatik milliyetçi bir Yunanlı ile karşılaştığımızı düşündüğümüz anda ' inin vre arabadan aşağı misafirimsiniz !' diyerek bizi dükkanında ağırlaması, resimlerini ve haritalarını çıkardığı Tokat'ı anlatıp hüngür hüngür ağlaması

 

   Kırk kadar arkadaşını toplayıp  İstanbul gezisi düzenlediğinde Yunan yetkililerinin ' sakın oraya gitmeyin, onlar Yunan düşmanıdır sizi orada yakabilirler bile ' demesi ile ' öleceksem İstanbul'u görerek öleyim' diyen Maki ve arkadaşlarının soluğu İstanbul'da almaları, Karaköy' de nargile içerken Yunanca konuştuklarını duyan mübadil çocuğu yaşlı bir  Türk' ün Maki ve iki arkadaşını otelde kalmalarına izin vermeden bırakın yakmayı(!) evinde yatılı olarak ağırlaması

 

  Yunanistan deyince benim aklıma hemen bu anılar gelir. Yani Yunan devleti ile ilgili sevimsiz ancak Yunan milleti ile ilgili unutulmaz ve güzel anılar. 

 

Bir de sevimsiz tarihi gerçekler gelir aklıma !

 

   İstanbul' un fethinden sonra başlayan, Ortodoks kilisenin önderliğini yaptığı ' Megalo İdea ' yani ' Büyük Ülkü ' gelir! Başkentinin İstanbul olduğu iki kıtada beş denize açılan büyük Yunanistan ülküsü !

 

   Ortodoks kilisesi ve desteklediği örgütlerin bu ülkü uğruna  Türkleri ' ezeli ve ebedi düşman ' ilan etmesi, Batı Anadolu' nun işgali, Kıbrıs' ın acıları gibi sevimsiz tarihi gerçekler…

   Peki nedir bu Megali İdea hedefleri?

  Yunan ulusuna bağımsız bir ülke sağlamak, Batı Trakya ve Selanik'in, Ege adalarının Oniki ada ve Girit'in ilhakını gerçekleştirmek ;  Hemen hepsi Osmanlı döneminde başarıldı !

  Batı Anadoluyu ele geçirmek ; Atatürk ve arkadaşları tarafından durduruldular

  Kıbrıs'ın ilhakı ; 1974 yılına kadar denendi. Barış harekatı ile önlenmiş oldu ( Dört ay önce Girne' deki evinde ziyaret ettiğim Sayın Denktaş'tan dinlediklerim hala bu hevesin devam ettiğini düşündürüyor).

  Pontus Rum devletinin yeniden kurulması ; Şu Sümela ayininin yapıldığı yer oluyor Pontus !

  İstanbul'un ele geçirilmesi ve Bizans İmparatorluğu'nun yeniden diriltilmesi ; Allah böyle bir günü bize yaşatmasın ama içtiğimiz kahvenin önündeki Türk lafına bile tahammülü olmayan Yunanistan resmi ideolojisi ve onun Ortodoks kilisesi Avrupa Birliği'ni de arkasına alarak hoşgörü ve demokrasi çıtamızı biraz daha yükseltmek (!) amacıyla bizden Ayasofya' da da ayin için talepte bulunursa hiç şaşırmam !

 

 

  Bir yanda yüzlerce yıl bir arada yaşadığımız, dininden başka her şeyiyle bize benzeyen insanlar, diğer tarafta her şeyi göze almış, bizi ezeli ve ebedi düşman ilan etmiş Megali İdea ülküsü ve Ortodoks kilisesi !

  Gelinsin, gidilsin, yenilsin, içilsin. İnançlar özgür, ibadetler serbest olsun. Demokrasinin de çıtası alabildiğine yükselsin. Hiç itirazımız, hiç korkumuz olmamalı. Ancak içinde kilisenin ve Megali İdea ülküsünün olduğu her şeyi, bir değil bin defa düşünmek ve uyanık olmak şartıyla !

Sümelada ayin yapmayı kendine dert edinen Yunan halkı mı yoksa Ortodoks kilisesi mi ? Başta kafamızı kurcalayan o iki zor sorunun cevabı işte bu sorunun cevabında bence…

 

                                                                         Dr.Gökhan GÜREL

                                                                             22. 08. 2010

Bu yazı toplam 2672 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.