• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Manisa 13 °C
  • İzmir 14 °C
  • Özel Yüksel’de erken kayıt fırsatı
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Sınav Lisesinde erken kayıt indirimi
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Ege Tenis Yüzme Kursu Kayıtları Başladı
  • Grafiker Aranıyor
  • Gaye Plus firmasına eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Penta Akademiden müjde!
  • Viyol üretim elemanı ve kümes operatörü aranıyor
  • Vergi Dairesinden duyuru
  • Gülbeyaz havuz ve cafede yüzme kursu kayıtları başladı
  • Özgür Yumurta'ya personeller aranıyor
  • Köfteci Ramiz'e personel aranıyor
  • Pinokyo'da Yaz Okulu ve Yeni Dönem Kayıtları Başladı
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Akhisar'a iz bırak

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e

Halil Erdost

OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E

Tarih    : 6 Temmuz 1914

Yer      : Osmanlı Meclis-i Mebusanı

Konu   : Osmanlı Devleti’nin Bütçe Görüşmeleri

Konuşan: İttihat Terakki’nin başarılı Maliye Bakanı Cavit Bey

 

            Bu görüşmeler sırasında Maliye Bakanı Cavit Bey’in, Osmanlı Devleti’nin dışarıdan aldığı ürünler içinde yer alan bazı ürünleri ve bu ürünler için bütçeden ayrılan parayı açıkladığı bölüm çok önemlidir:

            Kibrit    200.000 lira

            Şeker  2.800.000 lira

            Sigara kağıdı   118.000 lira

Osmanlı zamanında neleri üretemiyorduk da, dışarıdan satın alıyorduk, bu konuşmadaki örnekler en açık biçimiyle bize gösteriyor.

            Osmanlı devletinin ekonomisi hemen tamamen tarıma dayalıydı. Bu nedenle “Ticaret Hukuku” kavramı bile bize ancak Tanzimat Dönemiyle (1839) girmeye başladı. İhracatımızın %83 ünü tarım ürünleri oluşturuyordu. İthalatımızın hemen tamamı ise sanayi ürünlerinden oluşuyordu. (1911 yılı ihracatımız 26 milyon sterlin iken ithalatımız 38 milyon sterlindi. Dış ticaret açığımız, görüldüğü gibi 12 milyon sterlindi. (Osmanlı’nın Son Döneminden Günümüze Türkiye’de Dış Ticaretin Gelişimi-Burcu Kılınç Savrul, Hasan Alp Özel, Cüneyt Kılınç)

            Osmanlı’dan böyle bir ekonomi devralan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yaptığı işlere örnek olarak, yine yukarıdaki konuşmada belirtilen ürünleri örnek göstereceğim.

            Türkiye’de ilk sigara kağıdı 1922 yılında, (1936 yılında İstanbul Beşiktaş’ta kurduğu uçak imalat fabrikasında Türkiye’nin ilk uçaklarını üreten) Nuri Demirağ tarafından üretilmeye başlanmıştır.

            Türkiye’nin ilk şeker fabrikaları Alpullu şeker fabrikası (Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ulusal bankası olarak 1924 yılında kurulan İş Bankası’nın iştirakiyle kurulmuştur.)  26.11.1926 ve Uşak şeker fabrikası (Uşaklı Nuri Şeker, Mehmet Hacım ve arkadaşları tarafından kurulmuştur.)  17.12.1926 tarihlerinde üretime başlamıştır.

            Türkiye’nin ilk kibrit fabrikası olan Büyükdere Kibrit Fabrikası 1930 yılında kurulmuştur. (Bu fabrika bir Amerikan şirketi tarafından kurulmuş 1943 yılında devletleştirilmiştir.)

            Cumhuriyet’in vatansever kurucuları biliyorlardı ki ekonomisi sağlam olmayan devletlerin, çağdaş dünyada hür ve bağımsız olarak yaşamaları mümkün değildir. Bu gerçeği yaşayarak öğrendiklerinden Gazi Paşa İzmir’e girdiğinde (10 Eylül 1922), yabancı gazetecilerin,

  • “Büyük bir zafer kazandınız, bundan sonra ne yapacaksınız?” sorusuna verdiği cevap O’nun ekonomiye ne kadar önem verdiğini göstermektedir:
  • “Savaş alanlarında kazanılan zaferler, ekonomik alanda kazanılacak zaferlerle taçlandırılmadıkça, hiçbir anlam ifade etmezler.”

      Bu cevap ekonomik alanda başlatılacak çalışmaların ilk kıvılcımını yakıyordu. Nitekim daha Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) imzalanmadan 17 Şubat – 4 Mart 1923 tarihleri arasında toplanan İzmir İktisat Kongresinde kabul edilen Misak-ı İktisadi, aynen Türk Kurtuluş Savaşının hedefini belirleyen Misak-ı Milli gibi, Türk ekonomisinin hedefini oluşturmuştur.

      Cumhuriyet’in kurucuları, Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleri doğrultusunda çalışarak bu hedefi gerçekleştirmek için uğraşmışlardır. Ancak zaman içinde, maalesef, Mustafa Kemal’in Gençliğe Hitabesi’nde (20 Ekim 1927) dile getirdiği sapkınlar bu ilkelerden saparak, adeta Cumhuriyet öncesine övkünen tutum ve davranışlar içine girmişlerdir. Bu tutum ve davranışlar, yine maalesef ülkemizin 15 Temmuz 2016 gününü yaşamasına sebep olmuştur. Bu acı deneyim, ülkemizi yöneten ve yönetmeye talip olan tüm siyasilere ve bu ülkenin temel taşı olan tüm halkımıza inşallah ibret olurda, Cumhuriyetin ilke ve değerlerinden uzaklaşıldığında başımıza nelerin geleceğini hiç unutmayız.

Bu yazı toplam 1343 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.