• BIST 95.286
  • Altın 271,808
  • Dolar 5,6605
  • Euro 6,2795
  • Manisa 20 °C
  • İzmir 21 °C
  • Zeynep Gülin Öngör MTAL kantinine personel aranıyor
  • GO Akaryakıt’a ön saha görevlisi ve temizlik personeli aranıyor
  • İkiz bebek bakıcısı aranıyor
  • Sonorous A.Ş personel alımı yapılacaktır
  • Özel Penta Kişisel Gelişim Kursunda yeni kurlar açılıyor
  • Elit Kuaför, yenilenen yüzüyle yeni adresinde
  • Emir Bigisayar'dan dev kampanya
  • Köşkler Kitap Kırtasiye’den imza günü
  • Gölette satılık villa
  • Forklift operatörü aranıyor
  • Devren kiralık lokanta
  • Çarıkçı Grup güvencesiyle ev sahibi olun!
  • Nuri Giyik Sanayi sitesinde kiralık iş yerleri
  • ÖTV'lik hurda araçlarınız alınır
  • Özel Pinokyo Kreşi yaz okulu ve yeni dönem kayıtları devam ediyor

Oruç Tutmanın Farklı Dinlerde Anlamı ve Değeri

Ayten Çandar Işık

Oruç Tutmanın Farklı Dinlerde Anlamı ve Değeri

Bakıyorum esnafı bu aralar tatlı bir telaş sardı, Ramazan ayı hazırlıkları tüm hızıyla devam etmekte. Yılın her gününde çıksa da Ramazan ayında başkadır pidenin tadı. Aynı zamanda  güllacın raflarda yer alması  ise Ramazan ayının habercisidir.  Halen eski gelenekleri ve adetleri yaşıyor ve görüyor olabilmek ne güzel. Dünyada var olan her dinin kendine özgü gelenekleri, görenekleri ve kuralları vardır, oruç tutmak farklı şekilde olsa da, her dinde mevcuttur.

Örneğin, Paskalya öncesinde 7 hafta süren oruç döneminde inançlı Hristiyanlar alkol, tütün ve şekerleme tüketiminde oruç anlamında frenlemeye gidilebiliyor. Vazgeçilebilecekler listesinde yenilebilir ya da yenilip içilemeyen türden şeyler de var: Örneğin bilgisayar ve internet kullanımı, Alkollü içecekler, şekerlemeler, sigara içmek, et yemek, televizyon izlemek, bilgisayar ve internet kullanmak, araba sürmek.

Hristiyanlarda oruca tatil türünde bir mola gözüyle de bakılır. Dini itikatları güçlü olmayan birçok Alman’ın da oruç dönemi vesilesiyle tüketim alışkanlıklarını frenleme ihtiyacı duyduğu biliniyor.

Yahudilikte ise oruç tutmak nefsine hakim olma ve terbiye etme, acı çekme ama aynı zamanda da Allah'a yaklaşma aracı olarak da bakılır.  Tevrat'a göre, , Hz.Musa Tur Dağında 40 gün 40 gece kalmış ve bu süreyi oruç tutarak geçirmiştir.   Bazı bölgelerde yahudiler oruç tuttuklarında yatsıdan sonra da bir şey yemezlerdi.

Babil döneminde ise matem ve üzüntü sembolü olarak oruç tutulurdu. Yahudiler, Allah'ın kendilerine felaketler verdiğine inandıkları dönemlerde sürekli oruç tutarlar ve bunun adına
Yom Kippur derler, aynı zamanda bu bir kefaret orucudur. Kippur pişmanlık anlamına gelir ve bu günlerde  Yahudiler günahlarından pişman olurlar. Allah’ın da onları affettiklerine inanırlar.   Yahudilerin en büyük ibadet günlerinden olan Kippur, büyük oruç günü olarak kabul edilir. Yom Kippur denen ve 19 Nisan'da başlayıp bir hafta süren Pesah Bayramı orucu ise genellikle Hamursuz Bayramı’ndan sonra gelen, pazartesi ve perşembe günleri tutulur. Yahudilikte Yom Kippur'da oruç tutmak şarttır. İmsak, önceki akşam güneş batarken başlar. O gece ve ertesi gün, ilk iki yıldız görününceye kadar da yemek içmek yasaktır. Bu süre yaklaşık 25 saattir.

Hint dinlerinden Hinduism'de, nefsi terbiye etmek ve nefsine hakim olmak için yılın belirli aylarında ve günlerinde oruç tutulur. İbadet amacıyla duaların okunduğu günlerde oruç tutulması gerekir. Hinduizm'de oruç genellikle belirli bazı besinleri yememe, yani bir çeşit diyet şeklindedir. Budizm'in kurucusu Buda'ya göre ise, ne dünyaya bağlanmak ne de dünyadan vazgeçmek gerekir. Bu amaca ulaşmak için koyduğu kuralların birincisi ise, her iki ayda bir oruç tutmak ve bu süre içinde de toplum içinde tüm günahlarını itiraf etmektir.

Hepimize hayırlı, bereketli ve huzurlu Ramazanlar dilerim.  

Bu yazı toplam 2523 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
ALKAN TAVLI
  • CHP Akhisar Belediye Başkan Aday Adayı Alkan Tavlı
1/20
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.