• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Manisa 3 °C
  • İzmir 11 °C
  • ADD'den Cumhuriyet konseri
  • Bursa Kebap evine deneyimli usta ve garson aranıyor
  • 19 Ekim 2017 Muhtarlar günü programı açıklandı
  • Sir Winston House’a personel alımı yapılacaktır
  • Yemen Kahvesi Akhisarlılara hizmet vermeye başladı
  • İtina ile zeytin silkme makinası ile  zeytin silkinir
  • Grafiker aranıyor
  • Erdem Zeytinyağı fabrikasında zeytinyağı sıkımları başladı
  • Kaynakçı, boyacı ve montaj personeli aranıyor

Önce kendini yönetmesini öğren, daha sonra dünyayı yönetecek gücü bulurs

Ayten Çandar

Önce kendini yönetmesini öğren, daha sonra dünyayı yönetecek gücü bulursun (Eflatun)

Aslında cevaplar, yazılar, bilgi akımı bir insanın yaşamını biçimlendiren unsurlar değildir. İnsanın yaşamını biçimlendiren ve değiştiren daha çok sorulan sorulardır.

En güzel cevaplar ise soruları yok edenlerdir. Soruları yok eden en güzel cevaplar ise kendimize doğru ve zamanında sorduğumuz mucize ve açık uçlu sorulardır.

“Neden?” yerine, “Neden olmasın?”

“Neden olmasın?” yerine “Neler yapabilirim?”

“Neler yapabilirim?” yerine “Başka ne alternatifler var?”

 “Başka ne alternatifler var?”

İnsan beyni eşsiz bir kütüphaneye benzediği için bu sorulara sürekli cevaplar aramaya ve çözüm üretmeye başlar. Din, maddiyat, mal mülk, cinsiyet ayrımı yapmadan hepimizin eline eşit şekilde verilen tek şey zamandır, zaman ise gayeye ulaşmak için en büyük araçtır. Zaman kavramını her birimiz farkındalıkla kullandığımızda yani geçmişte ve gelecekte değil de “An”da kalarak biçimlendirdiğimizde çözümler daha hızlı gelişmektedir.

Düşünün! Arabaya bindiniz ve hedeflediğiniz yola çıktınız. Sürekli aynaya bakıyorsunuz, aynalara bakmaktan yola konsantre olabilir misiniz? Sizce böyle bir yolculuk mümkün mü? Dikkatinizi önünüzdeki yola verip, gerektikçe aynaya bakmak keyifli bir yolculuk geçirmek için iyi bir başlangıçtır. Şöyle ki gözünüzün önüne her iki yolculuğu da getirdiğinizde hangi yolculuk şekli size daha iyi geliyor, hangi resim sizi gülümsetiyor?  Her birimiz zaten gideceğimiz hedeflerimize ulaşacağız, önemli olan bu yolculuğu nasıl geçirdiğimizdir.

Bugün bulunduğumuz konum, elbette geçmişimizde verdiğimiz kararlardan oluşmaktadır. Bu anlamda en güzel örneklerden bir tanesi de hayvanlar ve çocuklardır. Küçük bir köpeği oynarken hepimiz mutlaka izlemişizdir, ne kadar çok şeyler üretiyor, aynı zamanda ne kadar çok şeyler yaratabiliyor görmüşüzdür. Peki ya çocuklarımız?  Çocukların kendilerine has bir dünyaları vardır. Hiçbir zaman geçmiş ya da gelecek kaygısı taşımazlar, “An”da kalarak keyifli zaman geçirirler ama en önemlisi de aynı süre içinde birçok şey üretmeleridir. Kendilerine sahip çıkarlar ve istediklerini yaratırlar. Bunlar, kumsalda bir kale, evin içinde battaniye ve yorganlardan yapılan evler ya da hepimizin bildiği çamurdan köfteler :) de olabilir. Böylelikle hemen çözüm üretip kendilerini istedikleri hayalin içinde bulabiliyorlar.

Bu resimlerden sonra şimdi dönüp, kendinize şöyle bir bakın. Kendinize koyduğunuz sınırlarla ne kadar “An”da kalarak hızlı çözümler üretip gerçekleştirebiliyorsunuz? Yaşam içinde bulunduğumuz farklı kimliklerimiz, lider kimliğimiz, kardeş kimliğimiz, eş kimliğimiz, anne kimliğimiz vardır. Her bir kimliğin içinde bulunan endişe, öfke, gelecekten korku, nefret, risk alamama gibi duygular, “An”dan kopmamıza sebep olmaktadır ve çözümler üretip aynı zamanda verimli olmamızı da engellemektedir.

Keops Piramidi, Zeus heykeli ya da ülkemizde bulunan eşsiz Sultan Ahmet Camiisi dediğimizde gözünüzün önüne ilk o olağanüstü yapıtlar ve eserler canlanıyor değil mi? Peki aklınıza ilk gelen sorulardan birisi ne olur? Çoğumuzda eminim soruların bir tanesi “Bu insanlar o zamanlarda bunları nasıl başarmışlar?” olur (Gerçi belki gün gelecek teknoloji o kadar fazla ilerleyecek ki bize bile aynı şeyleri söyleyecekler). Bu mimarlar tamamen insan gücünü kullanarak ve bu insanları bu kadar iyi organize edip onlara bu eserleri bize miras bırakacak kadar dayanıklı inşa ettirerek, saat ve süre tanımadan bunları nasıl başarmışlardır? Düşünsenize, biz şimdi bu yapıtlardan esinlenerek neler yapıyoruz, neler kuruyoruz. Peki onlar kimden esinlendi sanıyorsunuz? Geçmişlerini baktıklarında esinlenecek çok kişiler olduğunu mu sanıyorsunuz? Hayır, onlar “An”da kalarak yapılması gereken işlere bakmışlardır. Daha çok, kararlılıkla ve kendilerine duydukları güvenle hayallerindekileri gerçeği döküp çözümler üretmişlerdir.

Bu anlamda başkalarına iyi bir lider olabilmek için, önce kendinize iyi bir lider olmanız gerekmektedir. Bugün iş dünyasına baktığımızda sürekli bir gelişim ve değişim içerisindedir. Bu durumda “An”da kalarak kendinizi sürekli değiştirmek aynı zamanda çevrenizi de değiştirmenize ve güncel tutmanıza yardımcı olur.

Anınızı kendiniz tasarlayın, keyifli ve verimli bir yolculuk geçirin :)

 

img_2718.jpg

Bu yazı toplam 3057 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.