• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Manisa 9 °C
  • İzmir 11 °C
  • Erdemli Gençliğin yetişmesinde anne – babanın rolü konferansı
  • Kasiyer, Garson ve Komi aranıyor
  • Çınarlı Makina'ya eleman aranıyor
  • Ön Muhasebede çalışacak personel aranıyor
  • Yeni Cuma Pazarı karşısında kiralık dükkan
  • Akhisar Reşatbey Mahallesi 631 sokakta satılık daire
  • Bay – Bayan eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Levent Üzümcü 28 Mart'ta Akhisar'da
  • Gelin 2017’de de hikayenizi biz oluşturalım
  • Kirazoğlu Halı Saha Futbol Turnuvası 26 Mart'ta Başlıyor
  • Medar Bahar Kır Düğün Salonları
  • Jolly Tur Güvencesiyle Tam Karadeniz Turu
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Kiralık İş Yeri
  • Akhisar'a iz bırak
  • Ege Yörem

Ne oldu 6 Eylül 1955 de?

Mahmut Tolon

Ne oldu 6  Eylül 1955 de?
Her insanın utanç duyacağı, lanetleyeceği bir şiddet ve yağma oldu. İstanbul’daki rum vatandaşların işyerleri harabedildi!

Kime yaradı?

***

Bu hadiselerin planlı bir provokasyon olması muhtemel. Olaylar esasen 6 Eylülde  saat 17 sularında başladı  saat gece 24 de askerin el koyması ile son buldu.  İnönü'nün canlı muhalefeti bile 1955-1960 arasında DP yi tertiple değil, başarısızlıkla suçladı. Ölüm yok. Olaylar hazin. İçişleri Bakanı istifa eder.

 

O zaman tüm azınlıkların ama bilhassa rumların oylarının yüzde doksandan fazlası DP ye gidiyordu. Fatin Rüştü Zorlu Kıbrıs konusunda Londra’da başarılıydı. Bu bilgilerin yanısıra olaylardan otuz yıl sonra açıklanan İngiliz kriptolarında İngiliz sefirinin “Türkiye’yi karıştırmak için Selanikte bir bomba yeter” notu da ilginçtir. 1955 den beş yıl sonra ölümlerden sözedilir, ispat edilemez. DP den 1957 seçimlerinde iki Rum İstanbul milletvekili ve bir de  Yassıada'da ölen Ermeni milletvekili Dr.Zakar Tarver seçilir.

 

1960 darbesinden sonra sonra “İntahar” ettiği söylenen ve vücudu ailesine gösterilmeyen Namık Gedik in oğlu Arda Gedik’in de katıldığı 2009 yılındaki Fatih Altaylı'nın  bu konuda yaptığı TV programında da Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu kendisine atfedilen “”olay DP nin tertibidir”” sözünü canlı yayına katılarak yalanlar.

 

Yassıada “Mahkemelerinde konu  Köpek ve Bebek davalarından sonra bir de 6/7 Eylül davası şeklinde tekrar açılır. İhale 1955 de bir "Mit görevlisi" Selanikte basit bir el yapımı bomba attığı için DP üzerine kalır. Tahrik eden 2. baskı yapan gazetelere kağıt tahsisi vs.  DP'nin bu olayları planlaması için bir mantık  olmamasına rağmen Yassıada'da   “mahkum edilir.

Yassıada kararlarından sonra Amerikan senatosunda D'Amato bir pogromdan söz eder. Pogrom: yani bir azınlığa karşı yapılan planlı tedhiş hareketi; soykırımdan önce Almanaya'da yapılan katliamların benzeri!

 

Darbe yetkilileri tam manasıyla kendi kalemize yani ülkemizin mecazi kalesine bir gol atmışlardır.

 

Neden? Kimsenin yabancı güçlerden para falan alarak bu hıyaneti yaptığını  sanmıyorum,  türümüze has bir ahmaklıktan bahsetmek daha doğru olur.

***

 

Korkarım darbeciler bilgisizlikten ve yaptıklarını  meşrulaştırmanın düşman belledikleri DP lileri mahkum ettirmekten geçtiğine kendilerini inandırmalarından. Hırslarını kontrol edemeyip, küçük çıkarlara odaklanıp büyük (ülke) çıkarlarını idrak edememekten.

 

Bayar' a atfedilen „”olaylar düşündüğümüzden vahim oldu”“ mealinde bir yalanın ise başarılı bir desinformasyon olması dışında bir doğru tarafı yoktur. 1955 de bir rum göçü yoktur.

 

İstanbul'daki rumların göçü İnönü azınlık hükümetinin çıkardığı bir kararname sonrasında 1964 de olur.  Sap ve samanın birbirine karıştırılmaması önemlidir.

 

Neden mi bu konular ancak şimdi ortaya çıkıyor?

 

***

Önce 1961 anayasasınca (ilerici bir anayasa olmasına rağmen doğası ve  yapılışı gereği darbe yapanları maaşa bağlayan anayasadan bahsediyorum) Yassıada kararlarını eleştirmek yasak olduğu için,

 

Az okuyan  bir toplum olduğumuz için ve tarihimiz boyunca istilalar, sonra darbeler yaşadığımızdan haklı olarak kaba kuvvet karşısında ürkek davrandığımız için.

***

"Karşı devrim" falan diyen haşlakların  savlarına ise doğrusu değinmek bile istemiyorum. Onlarda  Zorlu'yu ve Dp lileri  mezarlarından çıkartıp tekrar tekrar asmak hıncı hakimdir.  Tarihten ders alamazlar. (Haşlak güneşten yanan olmamış meyvaya Karadenizde verilen isim)  Her türlü şiddet ve „sağ veya sol“ darbe yargılanmadan bu ülkede temiz sayfa açmamız zor olacak anlaşılan.

***

İstanbul' daki 6 Eylül Olaylarından sonra Londra müzakereleri kesiliyor, taraflar hiçbir karara imza atmadan ülkelerine dönüyorlar.  Yunanistan'ın ekmeğine yağ sürülüyor.

Eski Savunma bakanı Hasan Esat Işık 'ın ( Mehmet Arif Demirer in tüm gazete arşivlerini tarayarak yazdığı kitabı “Fatin Rüştü Zorlu” dan ) öğrendiğim şu cümlesi ilginç: “Menderes ve Zorlu nun iş başından uzaklaştırılmasını Amerikalılar herkesten çok istiyorlardı.

 

Bu konuları açmak ve konuşmak iyi  ama  konuşurken onarılmaz yaralar açmamaya gayret etmek ve ondan sonra da önümüze bakmak gerekir.

 

Bu yazı toplam 1794 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.