• BIST 98.594
  • Altın 143,471
  • Dolar 3,5613
  • Euro 3,9870
  • Manisa 27 °C
  • İzmir 26 °C
  • Özel Yüksel’de erken kayıt fırsatı
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Sınav Lisesinde erken kayıt indirimi
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Ege Tenis Yüzme Kursu Kayıtları Başladı
  • Grafiker Aranıyor
  • Gaye Plus firmasına eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Penta Akademiden müjde!
  • Viyol üretim elemanı ve kümes operatörü aranıyor
  • Vergi Dairesinden duyuru
  • Gülbeyaz havuz ve cafede yüzme kursu kayıtları başladı
  • Özgür Yumurta'ya personeller aranıyor
  • Köfteci Ramiz'e personel aranıyor
  • Pinokyo'da Yaz Okulu ve Yeni Dönem Kayıtları Başladı
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Akhisar'a iz bırak

Ne Kadar Açsın?

Bahadır Yenişehirlioğlu

Ne Kadar Açsın?

Evrenin nabız atışlarını takip etmek gerekir. Yaradılışımızın gerçek mecrasından çıkmamak, bulanmamak, bulandırmamak için bu gereklidir.

Tek bir hecede gizledi tüm âlemi, hecenin içinde bir harf âlemin özü. O harf ki kendinde topladı bütün zerrelerin enerjisini, savurdu tekrar cümle âleme. 

Tasavvuf ehlinin farkı birçok noktada ortaya çıkar.

İmanı içlerine tam olarak sindirememiş kişiler bir ucundan dine yönelirlerken, tasavvuf yolunu izleyenler Kuranın bütününü vazgeçilmez bir rehber edinirler.

Tasavvuf ehli, Allah'a olan inançlarında ve sadakatlerinde güzel bir kararlılık gösterirler. Bunun altında yatan asıl sebep, onların kesin bir bilgiyle iman ediyor olmalarıdır.

Kesin bir bilgiyle iman etmek, kişinin Allah'ın ve ahretin varlığına aklı, kalbi ve vicdanıyla kesin olarak kanaat getirmiş olmasıdır. Bu bir imtihan Allah'ın çağırdığı doğru yola uymayıp zarara uğramak da mümkündür, güzel yaşayıp öne geçmek de mümkündür. Bu seçim, insanın kendi vicdanına, iradesi ve isteğine bağlıdır.

Elbette kuvvetli imana sahip bir insan gücünün yettiği en üstün ahlak seviyesine ulaşmaya çalışır. Çünkü Allah'ın sevgisini ve hoşnutluğunu ancak bu şekilde kazanabileceğini bilir ki, onun asıl varoluş amacı da budur zaten.

Enerjiyi veren kaynağa ulaştıktan sonra, zorlar kolay olur. Kaynağa ulaşma yolunda pek çok kapı vardır.  Bu kapılara varmak, uygun anahtarla açmak, eşiklere takılmamak, bunu büyük bir aşk ve iştahla ile yapmak şarttır.

Açlık kuvvetli olursa doymak da hızlı olur. Ovanın düzlüğü ona varmak için. Dağların yüceliği ona olan yakınlığından. Dil damaktan ayrılmasa konuşabilirmi insan?

Sır, sır üstüne.

Söz vere muhabbet diye.

Kana, kana içmez derviş.

Bekler özlemin dermanını.

İçtiğince kaybolur sihir o yüzden içmez.

Gölgeler misali kavuşursun vahaya, içtiğini sanırsın susuzluğun çıkar ayyuka.

Maşuk aşığı sağmadan, benliği ak olmaz, feleğin göğsü süt dolmaz...

Sen ne kadar açsın?

Bu yazı toplam 1035 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.