• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • Manisa 6 °C
  • İzmir 8 °C
  • Tıfıl Akademi’ye takım arkadaşları aranıyor
  • B sınıfı ehliyetli satış elemanı aranıyor
  • Satılık komple bina
  • Maden Mühendisi Aranıyor
  • Bahçeşehir Koleji'ne güvenlik görevlisi alınacaktır
  • Ekofood'ta çalışacak ihracat personeli aranıyor
  • İnşaat teknikeri aranıyor
  • Enza Home açıldı

Mustafa Kemal Atatürk’ü Törenle Andık!

Okunma Sayısı: 3824
Mustafa Kemal Atatürk’ü Törenle Andık!
Devletimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 69. Yıldönümü töreni Milli Egemenlik Meydanında saat 08.45’te çelenk koyma merasimi başladı. Kaymakam Mustafa Çek, Hava Meydan ve Garnizon Komutanı Hava Silah Sistem Albay...

Mustafa Kemal Atatürk’ü Törenle Andık!
>>>>>Kenan MOLLA

Devletimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 69. Yıldönümü töreni Milli Egemenlik Meydanında saat 08.45’te çelenk koyma merasimi başladı. Kaymakam Mustafa Çek, Hava Meydan ve Garnizon Komutanı Hava Silah Sistem Albay Tanju İncesu, Belediye Başkanı Salih Hızlı, Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Aydın, Adalet Komisyon Başkanı Muhammet Güney, Daire ve Kurum Amirleri, Siyasi Partiler, Oda Başkanlarının çelenkleri koymasıyla tören başladı. Akhisar Anadolu Lisesi Beden Eğitim Öğretmeni Figen Taran Gürsoy’un sunuculuğu yaptığı çelenk töreni İki dakikalık saygı duruşu ve Anadolu Lisesi Müzik Öğretmeni Eliz Caner eşliğinde İstiklal marşının okunmasından sonra çelenk koyma töreni sona erdi.

Akhisar Anadolu Lisesinin  hazırladığı ve öğrenciler Salih Kocaman ve Kübra Kahya’nın sunuculuğunu yaptığı ikinci Atatürk’ü Anma programı Akhisar Belediye Şehit Vecdi Şentürk Park içi Kültür Salonunda saat 09.30’da devam etti. İki dakikalık Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasından sonra açılış konuşmasını Akhisar Anadolu Lisesi Müdürü Ceyhun Fidan  yaptı. Ceyhun Fidan;” Atamızın aramızdan ayrılışının 69 yılı nedeniyle okulumuzun hazırlamış olduğu 10 kasım Atatürk’ü Anma programına hoş
geldiniz.Programın hazırlanmasında katkıda bulunan başta Sayın Kaymakamımız Mustafa Çek olmak üzere anma komitesine, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Hava meydan Komutanlığına, Akhisar Belediyesine, okulumuz Öğretmen ve öğrencilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Ömrünün 40 yılını Türk Ulusuna adamış Büyük Asker ve Çağdaş Uygarlık projesi Mimarı, Eşsiz İnsan Mustafa Kemal parçalanmış bir ülkenin insanlarının kurtuluş mücadelesinin adıdır. Birinci Dünya savaşı sonrası yurdumuzu işgal edenlerin aradan 90 yıl geçmesine rağmen günümüzde bu anlayış ve emellerinden vazgeçmediklerini görüyoruz. Atatürk’ün o dönemde mücadele ettiği Emperyalizm farklı yöntemlerle bu günde karşımıza çıkıyor. Ülkemiz üzerinde oynanan ekonomik oyunlar etnik ayrımcılığı körükleme, insanlarımızı kutuplaştırma gibi oyunlarla mücadele etmek gerekiyor. Bunun için Atatürk’ün savunduğu gibi tam bağımsız olmamız gerekiyor. Öncelikle vatanımızı çok sevmeliyiz. Ekonomide, savunma sanayinde teknolojide, kültür ve sanatta dışa bağımlılıktan kurtulmalıyız. Aksi takdirde vatanımızı küresel aktörlerin izin verdiği kadar severiz, ya a son günlerde olduğu gibi sevgimizi göstermek için mitingler düzenlemek zorunda kalırız. Kıymetli misafirler, sevgili öğrenciler bütün sorunları çözebilmenin yolu Atatürk ilke ve inkılaplarını iyi anlamak ve yaşatmaktan geçiyor. Atatürk’ün büyük bir önder olduğunu görmek için salonun girişindeki fotoğraf sergisini gezmenin yeterli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bundan 80- 90 yıl önceki mücadelesiyle ülkenizin sömürülmesini engellemiş manda ve himayeye karşı tam bağımsızlığı savunmaktadır.Sevgili gençler çok çalışmalıyız. Çünkü insanlığın güçlü bir Türkiye’ye; merhametli, insan haklarına saygılı ve demokrat ve mensubu olmakla gurur duyduğum Yüce Türk Milletine her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğuna inanıyorum.Atam, rahat uyu. Türk milleti sana minnettardır” dedi.

Akhisar Anadolu Lisesi Tarih Öğretmeni Habib Sırlan günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yaptı. Habib Sırlan;” Atatürk’ten bahsetmek, Atatürk gerçeğini anlatmak, herkesin, her Türk’ün olduğu kadar her insanın hakkıdır. Ancak, Atatürk’ü gerçek niteliği ile, hüviyeti ile, fikir ve idealleri ile tanımak ve tanıtmak, sadece bir metot ve anlayış tarzı olmaktan daha çok, bir bilgi ve dürüstlük meselesidir. Atatürk konusunda konuşulanlar, yazanlar, Atatürk gerçeğini tam bir iyi nitelikte idrk etmek olgunluğunu ve yeterliliğini göstermelidir. Ölenler, ölümsüzlüğe göç ederken etkileriyle, davranışları ile fikir ve idealleri ile de ölümsüz olurlar. Doğru olan, gerçek olan, anlamlı olan Atatürk’ün yaşadığı, varolduğu, büyük insan olarak büyük olayların, büyük fikir ve ideallerin yapıcısı ve yaratıcısı olduğudur. Bunalımlı ve güç durumlarda, hayret ve taktir uyandıran başarılar, durum düzelince basit gibi görünür. Onun için biz söze Mustafa Kemal’i çeşitli yönleriyle hatırlamaya başlayalım. Mustafa Kemal vatan severdi. Vatanını çok temiz ve yüce duygularla severdi. Sahip olduğu mal varlıklarını, millete bağışladığı günlerde, “Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk milletine canımı vereceğim” diyor ve vatanı konusunda da “Yurt toprağı sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için fedaiyiz. Fakat Türk milletini sonsuza kadar yaşatmak için feyizli kalacaksın” diyerek vatan
toprağının kutsallığını belirtiyordu. Mustafa Kemal insan ve millet sevgisi ile doluydu. “Hiçbir sevgi millet sevgisinin üstünde olamaz. Hiçbir sevgi uğruna millet sevgisi feda edilemez.” Der ve “İnsanların başta gelen görevi de milletine hizmet etmek olmalıdır.” Fikrini savunur, Türk olmaktan da gurur duyardı. Milletinin büyüklüğü ile övünür, milleti için yaptığı şeyleri asla yeterli görmezdi. M. Kemal , mantıklıydı. Bütün eserlerinin temelinde mantık ve akıllılık vardır. O “Her işin esas hedefine kısa ve kestirme yoldan varmak arzu edilmekle beraber; yolun kabul edilebilir, mantıki ve özellikle de ilmi olması şarttır” derdi.

Mustafa Kemal Eğitimliydi. O “Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüce bir toplum olarak yaşatır; ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder.” Diyerek eğitimin önemini belirtiyordu. M. Kemal, Sabır ve Disiplin Anlayışına sahipti. Hiçbir konuda aceleci olmayan Atatürk, önce düşünür, araştırır, tartışır ve ondan sonra kararını verir ve o kararı uygulardı.“Hayatın her safhasında olduğu gibi, özellikle eğitim hayatında da sıkı disiplin, başarının esasıdır” derdi.

M. Kemal ileri görüşlüydü.“Yolunda yürüyen bir yolcunun ufku görmesi yetmez, muhakkak ufkun ötesini de görmesi gerekir.” derdi.19232’te Hatay için söylediği “Kırk asırlık Türk Yurdu düşman elinde kalamaz, gün gelecek sizde kurtulacaksınız.” Sözlerinin 1939’ da gerçekleşmesi bunlardan sadece biriydi. M. Kemal, Yaratıcı düşünce gücüne sahipti.

Düşünce ve görüşleri hayal ürünü değildi. O, “Biz, ilhamlarımı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz. Bizim yolumuzu çizen, içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk Milleti, ve bir de milletler tarihinin binbir facia ve ızdırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticelerdir” Derdi.

M. Kemal, iyi kalpliydi. “Milli mücadele de şehit edilmiş askerleri sık sık anıp “Bir çok zaferler kazandım, fakat bunların en büyüğünden sonra bile her akşam, savaş alanlarında şehit olan bütün askerleri düşünerek, içimde derin bir hüzün duydum.” Demesi O’nun iyi kalpliliğinin ispatı idi.

M. Kemal, Açık sözlüydü “Ben düşündüklerimi, daima halkın huzurunda söylemeliyim. Yanlışım varsa, halk beni tekzip eder.” Derdi. Hatay konusunda da, “Ben toprak büyütme heveslisi değilim; barış bozma alışkanlığım yoktur; ancak antlaşmaya dayanan hakkımızın isteyicisiyim. O’nu almazsam edemem. Büyük meclisin kürsüsünden milletime söz verdim. Hatay’ı alacağım. Milletim benim dediğime inanır. Sözümü yerine getiremezsem O’nun huzuruna çıkamam, yerimde kalamam.” Diyerek kararlılık ve açık sözlülüğünü dile getiriyordu.

M. Kemal Sanatseverdi. Elini öpmek isteyen tiyatro sanatçılarına “Sanatkar el öpmez, sanatkarın eli öpülür.” Diyerek toplumun sanatçıya vermesi gereken önemini vurguluyordu.

M. Kemal, Gurura Yer Vermezdi.

“Kazanılan zafer ve sağlanılan başarılar, kahraman erlerin, subayların, komutanların ve Türk milletinin eseridir.” Diyerek gurura, kibirliliğe yer vermediğini gösteriyordu.Kendine iltifat edilmesinden, herkes den farklı muamele gösterilmesinden de hoşlanmazdı.

M. Kemal, Ümitsizliğe yer vermezdi.O’na “Ordu yok” dediler. “Kurulur” dedi. “Para yok” dediler. “Bulunur” dedi. “Düşman çok” dediler. “Yenilir” dedi. Ümitsizliğe düşmedi. Hep başardı. Yüce Atatürk; Bir kuruşluk dövizimiz dışarı gitmesin diye “Hafzısıhha Enstitüsü’nde üretilen yerli aşıları İstiklal Savaşının kahramanları olarak önce kendi üzerlerinizde denediniz. Beni Türk hekimlerine emanet ediniz! Dedin Batıya rağmen, batılılaşmalıyız,dedin. Bağımsızlık benim karakterimdir! Hayatta en hakiki yol gösterici ilimdir! Dedin Askeri zaferler, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa kalıcı olamaz!Bu memleket şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz!Rize’de medrese açılmasını isteyenlere medrese açılmayacak; Okul açılacak dedin. Saltanat ve halifelik kaldırılıyor, şimdi biz ne olacağız: diyenlere Adam olacaksınız, Adam! Dedin.Devletlerine olan öşür vergisini ödeyebilmek için öküzünü satan bir köylüye üzüldün. Öşür vergisini kaldırdın ve “Biz bu Cumhuriyeti köylüye öküzünün birini sattıralım diye kurmadık! Derdin…

Saygı değer Konuklar! Atatürk bir milli mücadele gerçeğidir. Bir yazarımızın deyimi ile “Bu memlekette bir millet var. Türk var. Türk’ün ruhun da hürriyet var. O’nu esaretten kurtaran Atatürk var” Türk çocuğu!...Türk Genci!. Atatürk Türkiye Cumhuriyetini sana teslim ve emanet etti. Türkiye Cumhuriyetini canından aziz bilecek, saygı ve dikkatle koruyacaksın. Fırsat kollayan hain maksatların körükleyeceği tahriklere kapılmayacaksın, kanmayacaksın, aldanmayacaksın!

Temiz ve asıl adımlarlar istikbale koşacaksın. Çağ açan büyük tarih yapıcısının ülkü ışığına bakacak, aydınlanan gerçek yüzünde; Yeni Türk Devleti’nin bütün ilkelerini, takip edeceğin mutlu yolu ve esenliği, kazanılmış bir Yarınını bulacaksın!...Türk olmayı onur sayanların, bol yıldızlı değil, Ay yıldızlı bayrak altında saf tutanların, başta Yüce Atatürk ve bu memleketi Türk yapanların manevi huzurunda saygı ile eğiliyorum” dedi.

Akhisar Belediye Şehit Vecdi Şentürk Park içi Kültür Salonunda yapılan 10 Kasım Atatürk’ü Anma programında Akhisar Hava Meydan ve Garnizon Komutanlığı Hava Savunma Teğmen Emrah  Özden “Atatürk’ün Asker” kişiliğini anlattı. Teğmen Emrah Özkan;” 10 Kasım 1938 ‘de aramızdan ayrılan büyük ATATÜRK’ ün özelliklerini kelimelerin dar kalıplarına sığdırmak elbette mümkün değildir. Ancak, hangi yönüyle ele alınırsa alınsın bu büyük insan yaşadığı çağa damgasını vurmuş ve tarihin unutulmazları arasında saygın yerini almıştır. Sahip olduğu özellikleri karşısında, dost ve düşman; ona karşı, hayranlık ve takdirlerini gizleyememiş; onun ne denli yüce bir dünya lideri olduğunda hemfikir olmuşlardır. Ve hatta böyle bir liderin Türkler’ in içinden çıkmasına gıpta bile etmişlerdir. Bu konudaki en anlamlı vurguyu 1 922’de Türk Ordularının zaferi neticesi Anadolu’daki emelleri gerçekleşmeyen İngiltere’ nin Türk düşmanı olarak bilinen Başbakanı Lloyd George, Parlamento’da kendisine yöneltilen suçlama ve tenkitleri cevaplandırırken;  “Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakınız ki o büyük dahi çağımızda Türk Milleti’ne nasip oldu. Mustafa Kem dehasına karşı elden ne gelir.” diyerek kürsüden inmiş ve başbakanlık görevinden derhal istifa etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün Asker Kişiliği’ni anlatabilmek içiıı O’nun asker kişiliğini oluşturan temel karakteristik özelliklerini ele almak gerekir. Bu özelliklerinin başlıcaları; kendine güven, vatanperverlik, azim ve kararlılık, ileri görüşlülük ve cesarettir. Bu özelliklerine geçmeden önce Mustafa Kemal’in askerlik hayatını safahat yönünden bir kez daha hatırlayalım; Mustafa Kemal’in askeri meslek hayatı 1893 yılında 12 yaşında askeri öğrenci olarak başlar. Sırasıyla; Selanik Askeri Rüştiyesi, Manastır Askeri Idadisi, Harp Okulu ve son olarak eğitimini tamamlamış bir Kurmay Yüzbaşı olarak 1905 yılında Harp Akademisi’nden mezun olmuştur.Asker Mustafa Kemal, Trablusgarp’ta İtalyanlara; I.Dünya Savaşı esnasında Çanakkale Cephesi’nde 19. Tümen ve Anafartalar Grup Komutanı olarak tüm itilaf Devletleri’ne, 16. Kolordu Komutanı olarak Bitlis ve Muş bölgesinde Ruslar’a; Suriye, Filistin Cephesi’nde iki kez 7.Ordu Komutanı ve Yıldırım Orduları Komutanı olarak İngilizler ve onların kışkırttığı Araplar’a karşı savaşmış ve Milli Mücadelemizi ise, “Başkomutan” olarak bizzat yönetmişti. Mustafa Kemal, Arıburnu Komutanı iken; İngilizler Anafartalar’a çıkmıştı. Bu buhranlı ve tehlikeli zamanda Mustafa Kemal, Başkomutan Vekili Enver Paşa’ya doğrudan yaptığı müracaatlardan bir sonuç alamamıştı. 5.Ordu Komutanı Liman von Sanders Paşa, Mustafa Kernal’i telefonla aradığında “Durumu nasıl görüyorsunuz, nasıl bir tedbir düşünüyorsunuz?” dediğinde; Durumu nasıl gördüğü ve kademe kademe nasıl tedbir alınması gerektiğini tüm ilgililere bildirdiğini, ama dikkate almadığını, bu dakikadan itibaren tek bir tedbirin kaldığını belirtir.Liman von Sanders Paşa sorar:-O tedbir nedir? Bütün kumanda ettiğiniz kuvvetleri taht-ı emrime veriniz, tedbir budur. Çok gelmez mi? “Az gelir” cevabını verir. Sonunda Liman von Sanders Paşa, Mustafa Kemal’i Anafartalar Grup Komutanlığı’na tayin eder. Bu, O’nun, Türk Ordusuna kumanda eden yabancı bir ordu komutanından duyduğu rahatsızlığı ve güvensizliği gösterdiği gibi; kendine olan sonsuz güveni göstermektedir. Mondros Mütarekesi’ni takip eden günlerde Yıldırım Orduları Grup Komutanı olarak İskenderun’da bulunan Mustafa Kemal, Sadrazamla yaptığı bir görüşmede Toros Tünelleri’nin hangi Itilaf Devleti’nce işgal edileceği, Kilikya’nın hangi toprakları içine aldığı ve Suriye sınırının kesin olarak belirtilmesi gibi Mondros’un muallakta kalan birtakım maddelerinin netleştirilmesini istemiş ve Ingilizler’in Iskenderun’u işgal etme teşebbüsleri ile ilgili olarak mütareke hükümlerine aykırı olması sebebiyle bu fikri kabul etmeyerek şehre zorla girmeye çalışılması durumunda silahla karşılık verileceğini bildirmişti. Ancak 7 Kasım 1918 ‘de Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı ve 7nci Ordu dağıtılıp Mustafa Kemal Istanbul’a  çağrılmış ve 10 Kasım’da Adana’dan trenle hareket eden Mustafa Kemal 13 Kasım’da Istanbul’a ulaşmıştır. Fakat çok ilginç bir tesadüf; Itilaf donanması o gün Istanbul’a girmişti. Donanmayı gördüğünde azim ve kararlılığının en büyük göstergesi olan o meşhur sözleri döküldü dudaklarından; “Geldikleri gibi giderler...!” Binci Dünya Savaşı öncesi acı günlerdeki hatıralarını anlattığı bir konuşmasında savaşın neticesini çok önceden görmüş ve şunları dile getirmiştir; “Osmanlı ordusunda hemen seferberlik yapılması düşünülecek bir mesele iken devletin Karadeniz’de bugün bile nasıl geçmiş olduğunu bilemediğim bir olay üzerine harbe girmiş olmasından şikayetçiydim. Bu şikayetlerim o zaman ne kadar manasız sayılmıştı. Çünkü ben yalnız şikayetçi olduğumu s beraber olanlar yenilmeye mahkumdur’ diyordum.” Buna benzer birçok hatırası bulunan Mustafa Kemal ileri görüşlülüğü sayesinde ölüm döşeğinde iken Türkiye’yi 2nci Dünya Savaşı konusunda uyarmış ve ülkemizi büyük felaketlerden kurtarmıştır. Mustafa Kemal medeni cesareti ve kişisel cesareti yüksek bir komutan olarak kendini her zaman göstermiştir. Askerlik hayatı boyunca her rütbe ve makamda gördüğü aksaklıkları en üst rütbedeki amirlerine kadar çekinmeden yazılı olarak sunma cesaretini göstermiştir. Diğer taraftan savaş meydanlarında genellikle ön saflarda askerleriyle bulunmayı tercih etmiştir. Mustafa Kemal’in cesaretini ortaya koyan yaşadığı birçok olay vardır. Bu özelliği verdiği emirler ve yaptığı konuşmalarda da açıkça görülmektedir. Çanakkale Cephesi’nde Arıburnu Kuvvetleri Komutanı olarak verdiği emirde şöyle diyordu; “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölene kadar geçecek zaman zarfinda yerimizi yeni kuvvetler alacaktır.” Böyle bir emri ancak askerlerine sonsuz itimadı olan cesur bir komutan verebilirdi. Mustafa Kemal, ilkeleri olan ve düşünce sistemi yaratan bir fikir adamıydı. 0, gerçek ve başarılı bir asker, başkomutandı. Varlığını sadece düşüncesi ve sözleriyle değil, geride bıraktığı eserleriyle de kanıtlamıştır. Bugün her yanı şehit kanlarıyla sulanan bu kutsal vatan topraklarında bağımsız, onurlu ve özgürce yaşıyorsak, bunu canları pahasına Kurtuluş Savaşı verenlere ve onların dahi komutanı Mustafa Kemal’e borçlu olduğumuz asla unutulmamalıdır. O’nu yıpratmaya ve kurduğu cumhuriyeti yozlaştırmaya çalışanlar da O’nun temellerini attığı özgürlük ortamını teneffüs etmektedirler. Uğruna milyonlarca insanın ölüme sürüklendiği ideolojiler tarihin karanlıklarına gömülürken, akıllı ve bilinçli yaklaşımı esas alan Atatürkçü Düşünce Sistemi dimdik ayaktadır ve böyle olmaya devam edecektir. Bize düşen görev, bu büyük insanın eserlerine ve düşüncelerine sahip çıkarak, demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet yaşatmak ve karşılaşılan her güçlüğü O’nun gösterdiği akılcı ve bilimsel yöntemlerle aşmak olacaktır. Ebediyete intikalinin 69. uncu yıldönümünde Büyük Atatürk’ü ve kahraman silah arkadaşlarını bir defa daha minnet ve şükranla anıyoruz  “dedi.

Akhisar Anadolu lisesinin 45 öğrencisi tarafından hazırlanan “Atatürk Oratoryosunu” Sinevizyon gösterimi solunu dolduran izleyiciler tarafından ayakta alkışladılar.Akhisar Anadolu Lisesi  Müzik öğretmeni Eliz Caner yönetiminde okul korosunun seslendirdiği Atatürk’ün sevdiği şarkıları söylediler. Akhisar Anadolu Lisesi  öğrencisi  Oğuzhan Afşar “Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini okudu. Akhisar Anadolu Lisesi Öğrencisi Ömer Zeyrek yönetiminde okul korosu Gençliğin Ata’ya Cevabını okuduktan sonra Atatürk’ün Edebiyete İntikalini 69. yıl dönümü için hazırlanmış program töreni sona erdi.

Akhisar Kaymakamı Mustafa Çek, Hava Meydan ve Garnizon Komutanı Hava Silah Sistem Albay Tanju İncesu, Belediye Başkanı Salih Hızlı, Akhisar Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Aydın ve Akhisar Adalet Komisyon Başkanı Muhammet Güney, Akhisar İlçe Milli Eğitim Müdürü Kemal  Sözcüer Akhisar Anadolu Lisesi 10 Kasım programını hazırlayan Akhisar Anadolu Lisesi Müdür ve öğretmen ve öğrencileri tebrik ettiler.











































  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Has Yağ13 Aralık 2017 Çarşamba 10:37
  • Kent konseyinde Hüsnü Kahraman güven tazeledi12 Aralık 2017 Salı 19:14
  • Akhisar’da yüz güldüren hizmetler bir bir hayata geçiyor12 Aralık 2017 Salı 13:40
  • Akhisar Belediyesi 2017 yılı Aralık ayı olağan meclisi 2.oturumu yapıldı11 Aralık 2017 Pazartesi 18:10
  • Efendi’ye yeni hat11 Aralık 2017 Pazartesi 17:34
  • MASKİ’den Akhisar ring yoluna yağmursuyu hattı11 Aralık 2017 Pazartesi 15:38
  • İzmir Turizm fuarı kapılarını açtı11 Aralık 2017 Pazartesi 13:38
  • İnsan Hakları Günü törenle kutlandı11 Aralık 2017 Pazartesi 12:52
  • Akhisar Gördesliler Derneği kahvaltıda buluştu11 Aralık 2017 Pazartesi 09:07
  • MAGİAD Öğrenci Temsilciliği, Down Cafe'de09 Aralık 2017 Cumartesi 16:44
  • Başlangıç Tarihi
    Başlangıç Tarihi
    Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.