• BIST 96.125
  • Altın 191,153
  • Dolar 4,6826
  • Euro 5,4534
  • Manisa 24 °C
  • İzmir 26 °C
  • Yemişci Buz Üretim Tesisleri’ne bayan eleman aranıyor
  • E ehliyetli bay eleman aranıyor
  • B ehliyetli eleman aranıyor
  • Temizlik görevlileri aranıyor
  • Kurbanlık büyükbaş hayvan satışları başladı
  • Plasiyer aranıyor
  • Akhisar Gezginevi’nden turlar
  • İyi Parti Manisa 4. sıra Milletvekili Adayı Av. Aslı Öz
  • Anadolu Sağlık Meslek Lisesi yaz tenis okulu kayıtları başladı
  • Yeni açılacak rehabilitasyon merkezine personeller aranıyor
  • AKTİM sanat merkezi yaz kursu başladı
  • AK Parti Manisa Milletvekili Adayı Murat Baybatur
  • AK Parti Manisa Milletvekili Adayı Av. Mehmet Ali Özkan
  • CHP Manisa 6.sıra Milletvekili Adayı Hayriye Hacet
  • Özel Pinokyo’da yaz dönemi ve yeni dönem kayıtları başladı
  • CHP Manisa Milletvekili Adayı Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu
  • Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili Adayı Nurullah Savaş
  • 27. Dönem AK Parti Manisa 2.sıra Milletvekili Adayı Uğur Aydemir
  • Stüdyo Taner'de dış çekim randevuları
  • Çiftçilere ‘mahsulden mahsule öde’ kampanyası!

Mirastan mal kaçırma engellenebilir mi?

İrem Nur Oruntaş Pancaroğlu

Mirastan mal kaçırma engellenebilir mi?

Miras paylaşımı konusu uygulamada çeşitli ihtilaflara sebep olmaktadır. Bu ihtilaflardan en sık görülenlerden biri ise yaygınlaşmış tabir ile mirastan mal kaçırma olarak bilinen ancak uygulamada ve öğretide muris muvazaası olarak adlandırılan davalardır. Sıklıkla rastlanılan örnek, bir anne veya babanın, ölmeden önce belirli taşınmazlarını çocuklarından bir tanesine bedelsiz olarak devretmesi ancak bu işlemin tapu kayıtlarında satış işlemi olarak yer alması hali ve böylece diğer çocuklarını miras haklarından mahrum bırakmasıdır. Yine bir kişinin, ilk eşinden olma çocuklarını mirastan mahrum bırakmak amacıyla tüm taşınmazlarını ölmeden önce ikinci eşine bedelsiz devretmesi de bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bu yazım ile, söz konusu haller gibi durumlarda miras hakkı zedelenen mirasçıların açmaları gereken dava türü nedir?, Davayı kimler açabilir?, Dava hangi mahkemede hangi sürede açılmalıdır? Gibi soruları cevaplandırmaya çalışacağım.

Halk arasında mirastan mal kaçırma olarak yaygınca kullanılan tabirin hukuki karşılığı muris muvazaasıdır. Bu terim miras bırakan kişinin danışıklı işlemi anlamına gelmektedir. Miras bırakanın gerçekte olmasını arzuladığı durum ile sergilediği tutumun birbirinden farklı olduğu hali ifade etmektedir. Miras bırakan mirasçısını miras hakkından yoksun bırakma olan asıl amacını gizleyerek diğer bir mirasçısına ya da üçüncü kişiye gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını tapuda yaptığı resmi sözleşme ile iradesini satış ya da ölünceye kadar bakma olarak göstererek devretmektedir. Bu işlem muvazaalı işlem olup hukuken geçersizdir.

 Miras bırakan çeşitli nedenlerle bu tür muvazaalı işlemlerde bulanabilir. Muris muvazaası sebepleri olarak erkek çocukların kızlara üstün tutulması, ikinci ya da son eş faktörü ve psikolojik etkiler örnek verilebilir. Bu durumlarda miras hakkı zedelenen mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeniyle geçersizliğinin tespitini ve tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Muris Muvazaasına Dayalı Tapu İptali Ve Tescili Davasını Kimler Açabilir?

Muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptali ve tescili davası, dava açmakta hukuki yararı bulunan mirasçılar tarafından tek başına ve diğer mirasçılar ile birlikte açılabilir.  

Dava Kime Karşı Açılır?

Muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptali ve tescili davası; taşınmazı devir alan, tapuda malik görünen kişiye karşı açılır.

 

Dava Ne Zaman Açılır?

Muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptali ve tescili davası, miras bırakanın ölümünden sonra açılır. Bu davalar herhangi bir zamanaşımı ya da hak düşürücü süreye tabi değildir.

 

Dava Hangi Mahkemede Açılır?

Bu davalar taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır.

 

Bu tür davalarda miras bırakanın asıl amacının saptanması gereklidir. Miras bırakanın gerçek iradesi satış da olabilir. Yörenin gelenekleri, aile içi ilişkiler, satış tarihinde miras bırakanın mal satmaya ihtiyacı olmayan varlıklı kişi olması, devralanın malı edinme tarihinde mali durumunun yetersiz olması, miras bırakanın ölümü sonrası terekede satış parasının bulunmaması, yaşamı boyunca mallarını satmayan miras bırakanın ölümünden kısa süre önce mallarını satmış olması gibi olgular davada miras bırakanın asıl amacını saptamaya yarar olgulardır. Miras bırakanın gerçek niyetinin tespiti ile yapılan devir işleminin mirastan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı bir işlem olup olmadığı belirlenebilecektir.

Muris Muvazaasının İstisnaları

1-Elden (Gizli) Bağış: Uygulamada miras bırakanın 3. bir kişiden aldığı taşınmazı bir mirasçısının ya da ikinci eşinin üzerine tapuda kayıt ettirmesi ile oluşan bir durumdur. Miras bırakanın gizli bağış yaptığı iddiası ile mirasçılar tapu iptal ve tescil davası açamazlar. Bu halde mirasçıların tenkis isteminde bulunmaları gerekmektedir.

2-Denkleştirmeye Tabi Bağış: Açılan davada diğer mirasçılar tarafından miras bırakanın sağlığında mirasçılara kazandırmada bulunmasının, mirasçılar arasında paylaştırma amacıyla olduğu savunulursa ve mahkemece bu durum teyit edilirse burada artık mal kaçırma kastından söz edilemez ve dava reddolur.

3-Evlilik Sözleşmesindeki Bağış: Evlenirken karı kocanın birbirlerine mal bağışlamaları ya da bağışlama vaadinde bulunmaları uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur ve geçerlidir. Burada mal kaçırma ya da saklı pay zedeleme kastı söz konusu değildir.

4-Mirastan Feragat Sözleşmesi: Mirastan feragat eden kişi muris muvazaası nedeniyle dava açarsa davası reddolur.

5-Tapusuz Taşınmazlar ve Taşınır Mallar: Tapuda kaydı bulunmayan taşınmazın ya da bir taşınır malın temliki işlemine karşı iptal davası açılamaz. Taşınır mallar bakımından zilyetlik hakkının devrine ilişkin sözleşmeler bakımından şekil şartı yoktur. Tapusuz taşınmazlar da taşınır mal hükmündedir.

6-Evlat Edinme: Miras bırakan sağlığında evlat edindiyse ölümünden sonra diğer mirasçılar evlatlık ilişkisinin muvazaalı olduğu iddiasıyla iptalini isteyemezler.

7-Murisin Borçlandırıcı İşlemi: Uygulamada sık karşılaşılan; murisin sağlığında bir mirasçı lehine kendisini borçlandırıcı noter senedi ile bir taahhüt altına girdiği, ölüm sonrasında da mirasçının terekeden bu kadar alacaklı olduğunu iddia ettiği durumdur. Noter senetlerinin sahteliği ispat oluncaya kadar kesin delil sayılması sebebiyle sadece saklı paya saldırı teşkil eden kısım için alacak davası reddolur.

Muris muvazaasının olduğu hallerde hukuki yararı olan mirasçılar, muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası açarak zedelenen miras haklarını geri alabileceklerdir. Bu dava ile birlikte söz konusu taşınmaz bakımından dava süresince satışı engellemek amacıyla ihtiyati tedbir talep etmekte fayda vardır. Muris muvazaası davalarında genellikle hakları yenen mirasçılar, diğer kardeşe ya da işlemi yapan miras bırakana karşı husumet duymakta ve sevgi bağları kopmaktadır. Bu nedenle miras bırakan kişilerin aileyi bir arada, sevgi dolu tutabilmek amacıyla muvazaalı işlemlerini yapmazdan önce kalplerine ve bir uzmana danışmalarında yarar olduğu kanaatindeyim.

Saygı ile,

AV.İREM NUR ORUNTAŞ PANCAROĞLU

www.oruntashukuk.com

Bu yazı toplam 1050 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Akhisar T&D Yapı
1/20
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.