• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Manisa 17 °C
  • İzmir 24 °C
  • Mermer ocağında çalıştırılmak üzere işçiler aranmaktadır
  • Bay eleman aranıyor
  • Tüm Okul Kıyafetleri, Akhisar'ın Okulcusu ALM'de
  • Kadın İşletmelerine Finansman ve Danışmanlık Desteği Programı Tanıtım Toplantısı
  • Portakalspor, bayanlara özel spor ve sağlıklı yaşam merkezi
  • Bay-bayan çalışma arkadaşları aranıyor
  • Halkla İlişkiler personeli aranıyor
  • Akhisar Rodoplu Teknik’te Viessmann klimalar peşin fiyatına taksitle
  • Elektrik teknisyenleri ve teknikerleri aranıyor
  • Sevgi Çocukları yakında burada
  • Ege Tenis Yüzme Kursu Kayıtları Başladı
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu

Milli Eğitim Bütçesi %642,6 Artarken Başarı %7 Artıyor

Halil Erdost

Milli Eğitim Bütçesi %642,6 Artarken Başarı %7 Artıyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 2014 yılı bütçe görüşmeleri başladı. M.E.B.’na bütçeden ayrılan pay 55 milyar 704 milyon 817 bin 610 TL ile diğer bütün bakanlıkların önünde 2002 yılında M.E.B. bütçesi 7,5 milyar TL iken, bu miktar her yıl arttırılarak 2013 yılı bütçesi %532 artışla 47 milyar 400 milyon TL’ye yükselmiştir. 2002 yılına göre 2014 yılı bütçesi de %642,6 kat arttırılmıştır. Bu artış hükümetimizin Milli Eğitim’e verdiği önemin bir göstergesidir. Kendilerini kutluyorum.

Ancak yapılan bu bütçe artışları istenilen, beklenen sonuçları doğurmuş mudur?

Eğitimde başarı seviyemiz artmış mıdır?

Ülkemizin uluslar arası eğitim karşılaştırmalarındaki yeri değişmiş midir?

Eğitim için ayrılan kaynaklar verimli kullanılmış mıdır?

Bu sorulara olumlu cevap vermek pek mümkün görülmüyor. Bunun böyle olduğunu, siyasiler hariç, veliler, öğretmenler, öğrenciler hepimiz görüyoruz ve yaşıyoruz.  En son yayınlanan 2012 yılı uluslar arası Öğrenci Değerlendirme Programı (PİSA) raporu bu durumu çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Önce PİSA hakkında biraz bilgi vereyim.

PİSA, Uluslararası Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) yaptığı bir değerlendirme olup 3 yılda bir yapılmaktadır.

Değerlendirmenin amacı; 15 yaş grubu yani genellikle zorunlu temel eğitim dönemini bitiren gençlerin topluma tam katılımları için gerekli olan bilgi ve becerilere ne kadar sahip olduklarını yani hayata ne kadar hazır oluş durumlarını ölçmektir. Bu özelliğiyle dünyanın en kapsamlı eğitim araştırmasıdır.

Değerlendirmeler Matematik, Fen Bilimleri ve Okuma-Anlama alanlarında yapılmaktadır.

Değerlendirmelere, OECD ülkeleri olan Almanya, ABD, Avustralya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Japonya, Kanada, Kore,  Lüksemburg, Macaristan, Meksika, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovak Cumhuriyeti, Slovenya, Şili, Türkiye, Yeni Zelanda ve Yunanistan’dan oluşan 34 ülkenin yanı sıra OECD aracılığı ile üye ülkelerin hükümetleri arasında işbirliğine katılan ülkeler de alınmaktadır.

Türkiye’nin 2003 yılından beri katıldığı PİSA değerlendirmesine 2012 yılında OECD ülkeleriyle birlikte 31 ülke daha katılmış, katılımcı ülke sayısı 65 olmuştur.

Türkiye’den devlet ve özel okul ayrımı yapılmaksızın, 57 ilin 170 okulundan seçilen 4848 öğrencinin katıldığı 2012 PİSA değerlendirmesine, toplam 510.000 öğrenci katılmıştır.

2012 PİSA değerlendirme raporunda Türkiye, Matematikte 448 puanla 44., Fen Bilimlerinde   463 puanla 43. ve Okuma – Anlamada 475 puanla 42. sırada yer almaktadır.

PİSA değerlendirmesine esas olan sorular daha önceki uygulamalarda ilan edilmezken 2012 yılı soruları ilan edilmiştir. Örnek olması için, bu sene sorulan ve matematikte en yüksek beceriyi belirleyen 6.aşama sorularından birini veriyorum.

Helen bisikletiyle evinden4 kilometreuzaklıktaki nehir kenarına 9 dakikada gitti. Dönüşte 3 kilometrelik kestirme yolu kullandı. Bu yolculuğu da 6 dakika sürdü.  Helen’in nehre gidip-dönmekte ortalama hızı ne oldu?

Bu sorununda içinde bulunduğu 6.aşama PİSA testini, değerlendirmenin bütün alanlarında en başarılı ülkesi olan Şanghay – Çin öğrencilerinin %31’i doğru cevaplarken Türkiye’den katılan öğrencilerin ancak %1’i doğru cevaplamıştır.

2003 – 2012 arasında yapılan değerlendirmelerdeki puanlarımız aşağıdaki gibidir:

            Matematik- Fen Bilimleri -Okuma/Anlama        

2003       423                434                 441

2006       424                424                 447

2009       445                454                 464

2012       448                463                 475

2003 – 2012 arasında puanlarımız, Matematikte %6, Fen Bilimlerinde, %7, Okuma - Anlamada %8 artmıştır.

Milli Eğitimin Bütçesi 2002 yılına göre, 2014 yılında %642,6 kat artarak, 55 milyar 704 milyon 817 bin 610 TL olmuştur ama uluslar arası başarı sıralamamız maalesef yukarıdaki gibidir.

Yetişmiş insan gücü, öğrendiklerini kullanabilme becerisi kazanmış insan gücü demektir ki ülkelerin kalkınmasındaki en temel zenginlik budur. Bu güç, ancak, eğitime ayrılan kaynakların, verimli biçimde kullanılmasıyla oluşturulabilir. Görüldüğü üzere Türkiye’nin en büyük sorunu eğitimde bütçe yetersizliği değil, ayrılan bütçenin verimli kullanılmamasıdır.

Bu sorun;

12 yılda 5 bakan değiştirmekle aşılmaz.

12 yılda 19 kez sınav sistemi değiştirilmekle aşılmaz.

 Lise tabelalarında okul adının önüne Anadolu ibaresinin koyulmasıyla aşılmaz.

Bozuk eğitim sisteminin sebebi değil sonucu olan dershaneleri kapatmakla aşılmaz.

İhtiyacı olsun olmasın bütün öğrencilere büyük çoğunluğu öğretmenler tarafından kullanılmayan ücretsiz ders kitabı vermekle aşılmaz.

Sınavlarda sıfır çekenlerin sayısını ortadan kaldırmak için üç yanlışın bir doğruyu götürmesini engellemekle aşılmaz.

Bu sorun ancak pedagojik verilere dayalı olarak oluşturulacak, bilimsel müfredat programları ve bu programları uygulayacak öğretmenlerin yetiştirilmesiyle aşılır.

Bu yazı toplam 1554 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.