• BIST 104.966
  • Altın 146,252
  • Dolar 3,5079
  • Euro 4,1789
  • Manisa 28 °C
  • İzmir 28 °C
  • Okula takviye İngilizce kursu başlıyor
  • Penta Akademi’de Şimdi Ders Zamanı!
  • Medar’da satılık villa
  • SRC Belgeli plasiyer aranıyor
  • Kaynakçı, tornacı ve bayan eleman aranıyor
  • Reklam Pazarlama sektöründe çalışacak part time eleman aranıyor
  • Tuncay Bilen
  • AKGİAD’ın geleneksel balosu 23 Eylül’de
  • Bay - Bayan satış personeli aranıyor
  • Elbir Bahçe’de düğün rezervasyonları başladı
  • Bay eleman aranıyor
  • Akhisar’da ki tüm okul kıyafetleri Okkalıoğlu Giyim’de
  • Erol Boşnak
  • Akhisar’ın ilk ve tek 17 katlı yaşam alanı
  • Tüm Okul Kıyafetleri, Akhisar'ın Okulcusu ALM'de

MEHMET CİVAŞ’ ın DRAMI

Tuncay Şen

MEHMET CİVAŞ’ ın DRAMI

HEYKELTRAŞ MEHMET CİVAŞ (1947-24 Aralık 1982)

   Mehmet Civaş 1947 Manisa’nın Gördes ilçesi Kayacık Köyü doğumludur. Babasının adı Salih. annesinin adı Atiye’ dir Ailesi (annesi babası ve dayısı) beraber 1930 larda Bulgaristan’ın Kırcaali bölgesinden gelerek Gördes’in Kayacık beldesine yerleşmişler. Civaş Soyismi Bulgaristan’dan  hatıra olarak kalmış.Oradan 1950 lerde Akhisar’a gelmişler. Altı kardeşin beşinci çocuğudur. Ailesi uzun yıllar tütüncülük yapmıştır. Mezarı Akhisar Suyolu mezarlığındadır. Mezarlığın giriş kapısından girdiğiniz de yaklaşık 200 metre kadar yürüdüğünüz de sol tarafta mezar taşını görecekseniz. Mezar taşında ‘Ressam’ Mehmet Civaş yazılmıştır. Demek ki çevresinde ressam olarak anılmış. Oysa Heyketraş mezunudur. Çevresinde çokça resim yaptığı söylense de yaptığı resimlere henüz ulaşabilmiş değiliz.

   Akhisar da Ülkü İlkokulu, Ali Şefik Orta Okulu ve Akhisar Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Heykel bölümüne devam edip okulunu birincilikle bitirir.Akhisar Atatürk Orta Okulunda vekil resim öğretmenliği yaparken aynı okulda Edebiyat öğretmeni Safiye hanımla tanışıp evlenirler. Bu evliliklerinden ‘Yalın’ adını verdikleri bir erkek çocukları olur. Evlilikleri süresince İzmir de Karşıyaka da ikamet eder. Birkaç yıl sonra eşinden ayrılır yeniden Akhisar’a, baba ocağına döner.1973 - 1974 yılında askerliğini İstanbul Harbiye Okulunda yedek subay olarak yapar.

   Yaşamının son dönemlerinde devamlı mide şikayetleri çekmeye başlar. Mide kanserinden 1982 yılında 24 Aralık günü hakkın rahmetine kavuşur Sevenleri onu çok kalabalık bir cenaze töreni ile uğurlar.

  Müziğe ve futbola meraklıydı. Halk arasında "kovalık" olarak isimlendirilen şu anda “Gölet” yapılmış olan bölgede sıkça top oynar. O zamanlar gürül gürül akan Akhisar derelerinde arkadaşlarıyla sıkça balık tutmaya gidermiş.

    Reşatbey mahallesi 318 sokak no 4 onun yaşadığı adrestir. Şu an halen bu ev ayakta olmakla beraber kilitli halde durmaktadır. Yaşadığı bu sokağa ismi verilmesi için başvuru yapsak, olumlu  sonuç alabilir miyiz diye düşünüyorum.

    "Tütüncü Kız Heykeli" bilinen en önemli eseridir, onunla tanınmıştır.  O zamanlar vekil öğretmenlik yaptığı yıllardır. Zamanın belediye başkanı Nuri Geyik in teşviki ile yaptığı söylenir. Bu heykel, Türkiye de yapılmış tütüncülük konulu ilk heykeldir. 2013 yılında Akhisarlı bayan heykeltraş Senem Özkılınç tarafından yeni bir Tütüncü Kız Heykeli daha yapılmıştır. Senem Özkılınç, heykelin hava şartlarından çok tahrip olduğunu, artık kapalı bir mekanda sergilenmesi gerektiğini önermektedir. Yoksa gelecek nesiller Türkiye’nin ilk tütün konulu bu heykeli ancak fotoğraflardan hatırlayacak.

   Tütüncü kız Heykeli şu anda Reşatbey Mahallesi Umut parkında harabe halinde kaderine terk edilmiş durumdadır. O heykel tütüncülük revaçta iken İş Bankasının orda ki meydanda idi. Tütün gözden düştükçe heykelin yeri değişip durdu. Şimdi tütün gibi kaderine terk edilmiş durumda. Tıpkı heykelin çok yakınında ki baba ocağı gibi.

   Heykelin boynunda ‘tütün dizisi’ vardır. Bu tasvir ona sorulduğun da; “tütün Akhisar’ın, Akhisarlının tek geçim kaynağıdır. Tütün para ederse, düğünlerini derneklerini yaparlar, yaşamlarını sürdürürler. İşte o yüzden Tütün, Akhisarlı kızın çeyizidir, gerdanlığıdır, altınıdır,. bileziğidir. İşte bu yüzden tütün dizisi bir gerdan gibi boynuna dolanmıştır.” der. Heykele modellik eden kız Medar’lı olup, şu an bir eğitim kurumunda çalışmaktadır.

    Atatürk Orta Okulunda ki Atatürk heykelini yapmıştır. Aynı okulda vekil öğretmenlik yaptığı yıllardır. Günümüzde ki en korunmuş durumdaki heykeli budur.

    İzmir de Firmanın açtığı heykel yarışmasında birinci olur. Yaptığı heykelde firmanın kurucusunu tasvir etmiştir. Bu yarışmadan hatırı sayılır ödül kazanır. Ancak bu heykelin nerede olduğunu henüz bulamadık.

   Kahvehanelere ve iş yerlerine yaptığı duvar resimleri korunamamış ve günümüze ulaşamamıştır.

   Henüz yaptığı resimlere de ulaşamadık. Sanat eserlerine koruma hususunda gereken asgari hassasiyet gösterilmiş olsaydı, bugün eserlerini sergileme imkanımız olabilirdi.

    Yakınları ve arkadaşlarından edindiğimiz bilgilere göre Mehmet Civaş özgürlüğüne düşkün, bir o kadar mütevazi, çocukla çocuk, gençlerle arkadaş, yaşlıları sevip sayan bir kişidir. Bu yüzden herkes onu sevmiştir. O yoklukla savaşmış bir ailenin ak yüzüdür. İyi bir resim öğretmeni yaşantısı yaşama imkanı varken, bağımsızlığı seçmiştir. Emir altında yaşamayı sevmeyen bir karakteri, onurlu, gururlu ve tavizsiz yaşam biçimi onun kaderini çizmiştir.

Hastalık dönemlerinde ki çaresizlik, yoksulluk ve yalnızlığında bile acılarını içinde yaşamayı tercih etmiş. Kimseye boyun eğmemiş.

 Yakın arkadaşı olan emekli resim öğretmeni Mesut Avcı, “Kuşun Kanadı” başlıklı yazısında Civaş’ı Truva kralının (Priamos) oğlu olan ve aşkı seçen Paris’e benzetir. Mitolojiye göre Hera, Aphrodite, Athena Kaz Dağında (İDADAĞI) çobanlık yapan Paris’le buluşur.Altın Elmayı en güzele vermesini isterler. Her güzelin vaadi vardır, Paris’e: Hükmetmek?Zafer? Aşk? Paris düşünmeden: “AŞK ! “ der. Mesut Avcı yazısına şöyle devam eder:

  “Göçmen mahallerimizden yoksul sıradan Akhisarlı.GSA Heykel Bölümünden mezun.alımlı bir delikanlı.Akhisar Atatürk Ortaokulu Atatürk Heykeli ve Tütüncü Kız heykellerini yaptı.Akhisar Lisesi  Atatürk Heykeli, kalıp aşamasında sonuçlanmadı. Civaş,Aşkı seçmişti.Bir güzele aşık oldu. Tüm parasını evlenmeye harcadı. Parasızlığın,pulsuzluğun kurbanı oldu.Dostları sırt çevirdiğinde Tam açlığa  alıştığında, mide kanserine yenik düştü. Allah rahmet eylesin. Cennetin mekan olsun.”

   Sanatçı asıl unutulduğunda ölürmüş. Mehmet Civaş’ın unutulmaması adına hayat öyküsünü araştırırken bana yardımcı olan arkadaşları Mesut Avcı ve Sema Durmuş Sancar’a, yakınları Adnan Akbuğa ve Akhisar Ziraat Odası başkanı Ahmet Akbuğa’ ya teşekkür ediyorum.

  Mehmet Civaş ile ilgili bilgi, belge ve en önemlisi yaptığı resim ve heykeller hakkında bilgi paylaşımı yapacaklar olursa, seviniriz.

   Dr.Tuncay Şen

   drtuncaysen@gmail.com   

05.12.2015 tarihli “Heykeltraş Mehmet Civaş’ı Rahmetle Anıyoruz” başıklı haberimiz

http://www.akhisarhaber.com/heykeltras-mehmet-civasi-rahmetle-aniyoruz-25919h.htm

 27.08.2015 tarihinde yaptığımız haberde Ondan bahsetmiş idik. O haberin linkini veriyorum:

Tütüncü Kız Heykeli Harap Halde

http://www.akhisarhaber.com/tutuncu-kiz-heykeli-harap-halde-24756h.htm

1-017.jpg2-011.jpg3-008.jpg4-007.jpg5-007.jpg6-007.jpg7-002.jpg

Bu yazı toplam 1575 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
    Yazarın Diğer Yazıları
    Başlangıç Tarihi
    Başlangıç Tarihi
    Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.