• BIST 89.113
  • Altın 146,730
  • Dolar 3,6439
  • Euro 3,9308
  • Manisa 18 °C
  • İzmir 19 °C
  • CHP Milletvekili Muharrem İnce Akhisar’a geliyor
  • Brato Foods'a elemanlar aranıyor
  • Veteriner Aranıyor
  • Reşatbey Mahallesi 314 sokak Satılık Müstakil Ev
  • Kasiyer, Garson ve Komi aranıyor
  • Çınarlı Makina'ya eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Gelin 2017’de de hikayenizi biz oluşturalım
  • Medar Bahar Kır Düğün Salonları
  • Jolly Tur Güvencesiyle Tam Karadeniz Turu
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Akhisar'a iz bırak
  • Ege Yörem

Lisanlar ve Evrim

Mahmut Tolon

Lisanlar ve Evrim

 

Hayal edin:  tarih öncesinde bir kabile büyümüş ve bölünmüş bir bölüm dağda yaşamaya başlamış ve bir bölüm ovada kalmış. Temas azalmış, ayrı lisanlar oluşmuş ve ayrı kültürler ve inanç sistemleri.

 

Bu gelişimi 10 veya 20 yıl olarak değil de birkaç 1000 yıl olarak düşünün, buzçağını düşleyin! Bu ayni kabilenin insanları ne kadar farklı olacaklar değil mi?

 

Lisanları farklı, alışkanlıkları farklı, dinleri farklı. Birbirlerine karşı doğal olarak sapmalı- önyargılı. Diğerlerini kendisine benzeyince daha kolay kontrol edebileceğine, daha güvende olacağına inanır insanlar. Farklı olanlardan da doğal olarak çekinir.

 

 Kendine benzemesi için de baskı da kurar, kavga da eder, hile de yapar-- daha güçlü olduğunu sanan veya olan, çıkarı olduğuna inanan insanlar.

 

Çocuklar anne ve babalarına bakarak dünyayı öğreniyorlar taklit  veya bilimsel ismiyle mimesis ve sonra  mimikri. Birkaç binyıl daha ve mimikri yani gerçekten bedensel farklar ortaya çıkmaya başlıyor.

 

Karadeniz ağzı ve Ege ağzı arasındaki fark ta böyle oluşmuş: İngilizce'nin dünyada Avustralya veya Amerika'da ve İngiltere'de farklı olması veya Azerbeycan'daki ve Türkiye'deki Türkçe'nin farklılıkların oluşumu aynen böyle.

 

Bu geçişlerde somut kanıt mı arıyorsunuz? Hangi biri sizi tatmin edecek melodiyi göremiyorsanız?

 

Her insan 10 sene, 20 sene içinde  lisanın nasıl geliştiğini eski gazetelere bakarak saptayabilir.  Türkiye Türkçe'si ve Türkistan'da konuşulanın arasındaki farkları  böyle bakınca kavramak kolay. 

 

Hatta ayni şehirde yaşayan genç ve yaşlıların lisanlarındaki farkı da gözlemlemek çok basit.  Tabu kelimesi  (kutsal yasak anlamında) 1777 de  Polinezya'daki Tonga adasından  James Cook tarafından alınıp dünya lisanlarına kazandırılmış. Orada bu kelimeyle karşılaşan kaptan kelimeyi kullanmaya başlayınca tüm dünya lisanları birkaç onyılda devraldılar.

 

İşi yapan kelimeyi yaratır ve kimin kimden aldığı çok ta önemli değil, tüm kelimeler insanlığın ortak hazinesi. Fazla kompleks ile illa herşeyi Türkçeleştirmeye çalışarak kimsenin anlamayacağı yeni kelimeleri masa başında üretmek yerine yeni bilimlerdeki yeni kelimeleri kısmen olduğu gibi almak sorun değil çözüme getirir, radyo ve televizyon kelimeleri gibi.

 

 Babildeki lisan karmaşası ile eski  hikayelerde veya mitolojilerde  doğruyu aramaya gerek yok.

 

Evrim bize sadece hayvanların değil  lisanların da insanlar arasında nasıl geliştiğini yeterince açık bir şekilde gösteriyor eğer tabii biraz okuyup tarihöncesindeki buzul çağlarında hemcinslerimizin nasıl geliştiğini ve ayrıldıklarını idrak edebilecek kadar dingin bir şekilde bakmayı başarabilenlere.

Bu yazı toplam 1361 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.