• BIST 97.726
  • Altın 145,637
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Manisa 15 °C
  • İzmir 18 °C
  • Penta Akademi’de Şimdi Kayıt Zamanı!
  • Bahçeşehir Koleji yaz okulu başlıyor
  • Akıllı ev sistemleri çok yakında hizmetinizde
  • Mek-Hann Cafe sahura kadar açık!
  • Yaz Tenis Kursu kayıtları başladı
  • Satış Temsilcileri Aranıyor
  • Satılık Daire
  • Zeytinli Bahçe; İftara hazırız!
  • Çocuk Gruplarında yaz dönemi kurs kayıtları başladı
  • Özel Yüksel’de erken kayıt fırsatı
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Sınav Lisesinde erken kayıt indirimi
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Ege Tenis Yüzme Kursu Kayıtları Başladı
  • Gaye Plus firmasına eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Gülbeyaz havuz ve cafede yüzme kursu kayıtları başladı
  • Pinokyo'da Yaz Okulu ve Yeni Dönem Kayıtları Başladı
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Akhisar'a iz bırak

Kimya-yı Saadet

Bahadır Yenişehirlioğlu

Kimya-yı Saadet

Aziz Sancar'dan müthiş bir haber

2015 Nobel Kimya ödülünü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, Tomas Lindahl ve Paul Modrich aldı. 

Mardin’in Savur ilçesinden okuma yazma bilmeyen anne ve babanın evladı gurur kaynağımız oldu tam da Kimya-yı Saadet türü bir olay.

Gururumuz okşandı.

Kesinlikle bu ödülü ezilmişliğin, bastırılmışlığın ve zihni alt yapısı iğdiş edilmeye çalışılmış bir neslin batıya karşı gördünüzmüüüüü şeklinde bir nispet tavrı olarak görmüyorum.

Özgüveni büyük uğraşılarla kaybettirilmiş ve batıya öykünür hale sokulmaya çalışılmış bir neslin yeniden doğuşu olarak da görmüyorum.

Bu ödülü asla böyle okumuyorum.

Kısaca işte biz buyuz diye çığlık atmıyorum.

Bu ödül başarının ve azmin önemini ve heyecanını ortaya koyuyor. Derinlere çok derinlere bakmak gerektiğini düşünüyorum.

Sürekli olarak kendi başarısızlıklarını ve geri zekâlılıklarını devlete yüklemeye kalkan bir anlayışın hezimeti olarak görüyorum.

Evet devletin eksiklikleri ve kusurları var. Ama düşmanca bir okuma ile ülkesine ve milletine hainlik peşinde olan bir zihniyetin dayandığı argümanların iflasından başka bir şey değil bu ödül.

İstenirse başarılabilir.

Anne okuma bilmese, baba okuma bilmese, kırsalda yaşansa bile başarılabiliyormuş.

Kendi özgüvensizliklerini, başarısızlıklarını, tembelliklerini, kötüniyetlerini ve düşmanca tutumlarını Devlete ve bu milletten adam olmaz mantığına bağlayanlara müthiş bir kapak oldu bu ödül. Pek tabi daha önceki ödüller gibi.

 

Üniversitelerde onca imkâna rağmen uluslar arası hiçbir başarıya imza atmamış onca akademisyene ne güzel bir ders oldu bu ödül. Karanlık bir bakış açısı ile ülkesini daimi olarak kötü göstermeye çalışan sözde ilim yuvalarına ne güzel bir ders oldu bu ödül.

Neymiş? Kafayı bilime takacakmışız. Kafayı azme takacakmışız. Neymiş? Milli birlik ve beraberlik şuuru ile vatanından aldığı her nefes için şükretmesini bilen bir anlayışta olacakmışız.

Evet, Devletin onca eksikliğimize rağmen bunu yapacakmışız. Zorluklardan başarılar üretecekmişiz.

Devleti kutsamadan ama devletimizin olduğunu da yok saymadan.

Kim gibi

AZİZ SANCAR gibi

"Bana çok güzel öğretim veren kendi memleketimdir. Bana olağanüstü tıp eğitimi verdi ve o buradaki başarımının kaynağı oldu"

Diyen AZİZ SANCARI ayakta alkışlıyorum.

Bu yazı toplam 1038 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.