• BIST 102.715
  • Altın 223,931
  • Dolar 5,2843
  • Euro 5,9542
  • Manisa 10 °C
  • İzmir 10 °C
  • Bahçeşehir Kolejine öğretmen alımı yapılacaktır
  • Öğretmenler aranıyor
  • Özel Penta Kişisel Gelişim Kursunda İngilizce kampanyası
  • ASDER'den tiyatro etkinliği
  • Vip Vadi’de ikinci dönem ve yaz kursu kayıtları devam ediyor
  • Genel muhasebeci aranıyor
  • Halk Eğitimde öz bakım destek elemanı kursu açılacaktır
  • Depo elemanları aranıyor
  • Özel İz Yabancı Dil Kursu kayıtları devam ediyor
  • Akhisar’da bir ilk!
  • Saadet Partisi Akhisar Belediye Başkan Adayı Ali Dursun
  • Fayton Hotel'de sevgililer günü programı

Kamulaştırmasız el atma davaları

İrem Nur Oruntaş Pancaroğlu

Kamulaştırmasız el atma davaları

Ülkemizde sıkça karşılaşılan hukuki sorunlardan biri de idarenin, özel mülkiyette bulunan taşınmazlara kişinin mülkiyet hakkını kısıtlayacak şekilde müdahale etmesidir, yani idarenin kamulaştırma yapmaksızın el atmasıdır. Kamulaştırma kavramına anayasamızın 46. Maddesinde yer verilmiş olup, devlet ve kamu tüzel kişilerinin kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkili oldukları kabul edilmiştir. Ancak idareler bazen, kamulaştırma işlemi yapmaksızın, bedel ödenmeden, usul ve yasaya aykırı olarak taşınmazlara el koymakta veya kamu yararına tahsis etmektedirler.  Bu yazım ile idarelerin kamulaştırma işlemi yapmaksızın kişilerin mülkiyet haklarını ihlal ettikleri hallerde başvurulabilecek hukuki yolların neler olduğunu aktarmaya çalışacağım.

İdarenin kamulaştırmasız el atmaları fiili veya hukuki el atma şeklinde ortaya çıkmaktadır.  Fiili el atma; idarenin kamulaştırma işlemlerini tamamlamadan yasaya aykırı olarak ve bedel ödemeksizin taşınmaz işgal etmesi halidir. Hukuki el atma ise, belediye meclisinde kabul ile kesinleşen imar programlarında kamu kurumlarına tahsis edilen yerlerin 5 yıl içinde kamulaştırılması gerekirken, kamulaştırmaması ile ortaya çıkar.  Yani fiili el atma haksız fiil niteliğindeyken, hukuki el atma idari işlem niteliğindedir. Fiili ve hukuki el atma arasındaki ayırım görevli mahkemenin belirlenmesi bakımından önem arz etmektedir.  Fiili el atmadan kaynaklı davalar adli yargının görev alanına, hukuki el atmadan kaynaklı davalar ise idari yargının görev alanına girmektedir.

Kamulaştırmasız FİİLİ El Atma Halinde Açılabilecek Davalar Nelerdir? Davayı Kimler Açabilir? Davalar Hangi Mahkemede Açılır?

Kamulaştırma işlemleri yapılmaksızın kişinin taşınmazı idare tarafından işgal edilmişse, mülk sahibi el atan kamu kurumuna karşı el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi mülkiyet hakkının devrine karşılık taşınmaz bedelinin tahsilini de talep edebilecektir. Taşınmaz kimin üzerine kayıtlı ise davayı o kişi açacaktır. Malik vefat ettiyse mirasçıları ayrı ayrı ya da birlikte dava açabileceklerdir. Taşınmazı davanın açıldığı tarihte hangi idare elinde tutuyorsa dava ona karşı açılmalıdır. El Atmanın önlenmesi davaları bakımından, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi kesin yetkilidir.

Kamulaştırmasız HUKUKİ El Atma Halinde Açılabilecek Davalar Nelerdir? Davayı Kimler Açabilir? Davalar Hangi Mahkemede Açılır?

3194 sayılı İmar Kanunu 10. Maddesine göre, İmar planlarının yürürlüğe girmesinden sonra 3 ay içinde beş yıllık imar programları hazırlanır ve bu belediye meclisinde kabul ile kesinleşir. Program kapsamında kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir ve bu kuruluşlar program süresinde ilgili yerleri kamulaştırırlar. Her ne kadar düzenleme bu şekilde olsa da programların uygulanmaması ve 5 yıl içinde kamulaştırma yapılmaması sebebiyle mülk sahiplerinin mağduriyetleri doğmaktadır. Bu gibi hallerde taşınmaz malikleri ilgili idare aleyhine dava açarak mülkiyet hakkını ilgili idareye bırakarak bedel talep edebilmektedirler.  Bu davalar bakımından görevli ve yetkili Mahkeme taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 6. Maddesi ile 1956 ile 1983 tarihleri arasında gerçekleşen el atmalara karşı açılacak kamulaştırmasız el atma davalarında uzlaşma başvurusu özel bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Yani bu tarihler arasındaki kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı davalar bakımından öncelikle idari başvuru yoluna gidilmesi gerekmektedir. Ancak sorunun uzlaşma ile çözüme kavuşturulmaması halinde uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde malik veya idare tarafından bedel tespiti davası açılabilir. Yürürlükte bulunan mevzuat uygulamasına göre 1983 tarihi sonrasında meydana gelen fiili el atmalardan kaynaklanan kamulaştırmasız el atma davalarında ise uzlaşma bir dava şartı olarak düzenlenmemiştir.

Uzlaşma prosedürü ile idarelerin, kendisine karşı açılacak tazminat davalarında düşük miktarda tazminatlar ödemeyi teklif etmek ve bu şekilde hukuka aykırılığı ortadan kaldırarak açılacak davaların önüne geçerek dava sayısını azaltmayı amaçladıklarını söylemek mümkündür. Bu nedenle kamulaştırma yapılmadan mülkiyet hakları işgal edilen kişilerin haklarının neler olduğu  ile ilgili bilgilenmelerinde ve konu ile ilgili bir meslektaşa danışmalarında fayda vardır.

 

Saygı ile,

Av. İrem Nur ORUNTAŞ PANCAROĞLU

www.oruntashukuk.com

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1490 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
ALKAN TAVLI
  • CHP Akhisar Belediye Başkan Aday Adayı Alkan Tavlı
1/20
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.