• BIST 1.542
  • Altın 442,399
  • Dolar 7,3985
  • Euro 9,0105
  • Manisa 12 °C
  • İzmir 12 °C
  • Son gün 28 Şubat!
  • Satılık Arsalar
  • Deniz Eğitim Kurumuna öğretmen alımı yapılacak
  • Uğur Kurs’ta yeni KPSS ve DGS grupları başlıyor
  • Gece bekçisi aranıyor
  • Mühendis ve tekniker aranıyor
  • Pazarlama Personeli Aranıyor
  • Eksen Kurs Merkezine öğretmen alımı yapılacak
  • Berceste düğün salonunda 2021 rezervasyonları başladı
  • İkinci el saç ve sandaviç panel bulunur.

İhmal ve İstismar

Aslı Ağarlı

İhmal ve İstismar

İnsanlığın tarihinden itibaren var olan çocuğa yönelik istismar ve ihmalin bir sorun olarak görülmesi ve bu yönde çalışmalar yapılması çok eski dönemleri kapsamamaktadır. Bu yüzden de Kempe 1961’de sorunun önemli olduğunu vurgulamak için ‘’örselenmiş çocuk sendromu’’ kavramını kullanmıştır. Ülkemizde ise bu çalışmalara yeni yeni başlangıç yapılmaktadır.

Bir davranış biçimi olan ihmal ve istismar birbirinden çok da net olmayan şekilde ayrılmaz. Ancak ihmalin pasif olup, istismarın aktif olması ihmal ve istismarı birbirinden ayıran en önemli özelliktir. İhmali tanımlayacak olursak çocuğun sağlık sorunlarını normalmiş gibi karşılamak ya da bir sorun gibi görmemek çocuğu ihmal etmedir. Aynı zamanda çocuk için gerekli olan temel görevleri (koruma, beslenme, barınma gibi) yapamamadır. İhmal davranışının ne derece olduğunu anlamak için ihmalin ne kadar devam ettiğine ve çocuk veya ergenin bundan ne ölçüde etkilendiğine bakılır. Unutkanlık ve yeterli bilgiye sahip olunmamasından kaynaklanan ihmallerin onarılması daha kolaydır. Çocuğa bakım veren kişinin veya ebeveynin çocuk ve ergenin sorumluluklarını önemsememesi bir ihmal sayılmaz. Bu durum çocuğa veya ergene kötü davranma olarak adlandırılabilir.

Çocukluk döneminde yaşanan ihmal ve istismar çocuğun hem ruh hem beden sağlığına ve gelişimine zarar verirken, ömür boyu kalıcı izler bırakmaktadır. Yapılan araştırmalarda çocukluk döneminde örselenme yaşantısı yaşayan bireylerin yetişkinlik döneminde kronik ağrılar, migren, obezite gibi bedensel hastalıklara ek olarak, kişilik bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, somatizasyon bozukluğu, madde kullanım bozukluğu, yeme bozukluğu gibi birçok ruhsal bozukluklara neden olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca çocuklukta yaşanan istismarla kaygı bozukluğu ve depresyon arasında önemli bir ilişki olduğu da araştırmalar sonucu bulunmuştur. Bundan dolayı ihmal ve istimara uğramış çocuklar, uğramamış çocuklara göre fazlasıyla psikopatolojik ve fiziksel problem yaşamaktadır.

Ebeveyn için çocuğu beklediği cinsten olmadıysa, istenmeyen bir gebelik gerçekleşmişse, fazla çocuğa sahip aile nüfusu varsa, aile içi stres döneminde doğmuşsa veya gayri meşru çocuksa istismar ve ihmal yaşama oranı fazladır. Bunun yanı sıra, çocuğa hem anne hem baba olan ebeveynin yeterli bakımı verememesi ihmal ve istismara neden olur. Çocuğu ihmal ve istismar yaşantılarına maruz bırakan ebeveynlerde genellikle psikolojik bozukluklar da (kaygı bozukluğu, şizofreni ve depresyon) görülmektedir.

Tüm bu bilgiler ışığında istismar ve ihmalin çocuğun psikososyal, bedensel ve gelişimsel özelliklerini olumsuz etkileyen ve yıllarca sürebilen ciddi bir problem olduğunu söyleyebiliriz. Bu yüzden çocuklarımızı hem fizyolojik hem de psikososyal yönden sağlıklı bir şekilde yetiştirip, cinsel ihmal ve istismara maruz bırakmazsak topluma sağlıklı bireyler kazandırmış oluruz. Bir sonraki yazımda ihmal ve istismarın fiziksel, cinsel ve duygusal boyutlarını sizler için ele alacağım. O güne kadar sağlıklı günler diliyorum.

 

Bu yazı toplam 2457 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PAUSE COFFEA
  • Pause Coffea Akhisar
1/20
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.