• BIST 103.235
  • Altın 197,827
  • Dolar 4,7171
  • Euro 5,5018
  • Manisa 24 °C
  • İzmir 23 °C
  • Amerikan Kültür Dil Kursundan çocuklar için yaz kursu
  • Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili Adayı Nurullah Savaş
  • Deneyimli – deneyimsiz eleman aranıyor
  • 27. Dönem AK Parti Manisa 2.sıra Milletvekili Adayı Uğur Aydemir
  • Çınarlı Makina’ya personeller aranıyor
  • Novada Outlet’te oyunculu film gösterimi
  • Muhasebeci ve plasiyer aranıyor
  • Yaz Kursu Deniz’de güzel
  • Ege Yüzme Akademi'de kayıtları başladı
  • British Town’dan 7. sınıf öğrencilerini mutlu edecek karne hediyesi!
  • Novatek Endüstri’ye personeller aranıyor
  • Ahenk Anaokulundan “Güçlü Ebeveyn Güçlü Çocuk” semineri
  • Ahenk Anaokulundan yüzme kurslu yaz okulu
  • Güres Tavukçuluk'a bay - bayan personel aranıyor
  • Stüdyo Taner'de dış çekim randevuları
  • GO Akaryakıt’a ön saha görevlisi aranıyor
  • Hot Döner Ramazan menüleri
  • Bursa Kebap Evi iftar menüsü
  • Ramazan Sofralarımızın vazgeçilmezi Tahin-Pekmez
  • Köfteci Merde’ye personeller aranıyor

Günümüzün Büyük Problemlerinden Biri “İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI”

İrem Nur Oruntaş Pancaroğlu

Günümüzün Büyük Problemlerinden Biri “İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI”

SGK tarafından yayınlanan güncel istatistik verileri en son 2015 yılına aittir. Bu verilere göre; Türkiye’de 2015 yılı için bir veya daha fazla sigortalı işçi çalıştıran işyeri sayısı 1.740.787 ve Sigortalı işçi sayısı 13.999.398’dir. Meydana gelen iş kazası sayısı 241.547 iken meslek hastalığına tutulan sigortalı sayısı 510’dur. İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sonucu ölen sigortalı sayısına bakıldığında ise bu sayının maalesef 1.252 olduğu görülmektedir. Bir işçinin hayatını idame ettirmek için çalıştığı iş sebebiyle hayatından olması kabul edilemeyecek bir durumdur. Ancak bu sayısal veriler gösteriyor ki; iş kazası sayısı ve meslek hastalığına tutulan sigortalı sayısı oldukça fazladır.  İş kazası oluşmasını engelleyecek tedbirlerin yeterli ölçüde alınmaması, kaza olduktan sonra bunun tespitinin yapılmaması, bu konu ile ilgili gerekli denetimlerin ve çalışmaların yeterli yapılmaması, iş kazaları ve mağduriyetlerinin maalesef ki her gün biraz daha artmasına neden olmaktadır.  

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Nedir?

İş Kazası

İş kazasını, sigortalının işyeri alanı içinde veya dışında işverene bağlı çalıştığı sırada gördüğü iş veya işin gereği olarak sigortalıyı bedenen veya ruhen zarara uğratan olay biçiminde tanımlayabilmek mümkündür.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “iş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması” başlıklı 13. Maddesi sigortalının bedeni veya ruhi zararlarının hangi zamanlarda meydana gelebileceğini düzenlemiştir.

  • Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu işi nedeniyle,
  • Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının görevi olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  • Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  • Sigortalının işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidişi gelişi sırasında

Kanunda sayılmış durumlarda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen veya ruhen engelli hale getiren olaylara iş kazası denir. 

Meslek Hastalığı

Meslek hastalığını ise işyeri ortamında bulunan faktörlerin etkisiyle ve işin niteliği gereği, işçinin maruz kaldığı bedeni ve ruhi arızadır, şeklinde tanımlayabiliriz. Kanunun 14. Maddesi ise meslek hastalığını şu şekilde tanımlamıştır:

“Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.”

İş Kazası Sonrası İşveren Ve Sigortalı Çalışan Tarafından Yapılması Gerekenler Nelerdir?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 13. Maddesinde İş kazası bakımından ve 14. Maddesinde meslek hastalığı bakımından bildirim zorunluluğunu düzenlemiştir. Buna göre, İş kazası halinde, işveren kolluk kuvvetlerine derhal ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirim yapmak zorunda iken; sigortalı kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde bildirim yapmak zorundadır.  Meslek hastalığı bakımından da, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından ve sigortalının kendisi tarafından durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde kuruma bildirim yapmak zorundadır.

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sigortasından Sağlanan Haklar Nelerdir?

Çalışanın öncelikle yaşam hakkını muhafaza etmesi için tedavi edilmesi gerekmektedir. Kanunun 63. Maddesi gereğince sigortalı çalışana kurum tarafından gerekli sağlık yardımları yapılır. Koşulları oluştuğu takdirde ise sigortalı 16. Madde de sayılan haklardan yararlanır.

Kanunun 16. Maddesinde İş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şu şekilde sayılmıştır:

  • Sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi,
  • Sigortalıya, sürekli iş göremezlik geliri bağlanması,
  • İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine, gelir bağlanması,
  • Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi,
  • İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi.

 

İşveren Ne Zaman Sorumlu Olur?

İşçi veya belirli hallerde işçinin yakınları, SGK tarafından karşılanmayan zararları için işverene başvurma hakkına sahiptir. İş kazası nedeniyle işverenin sorumluluğunun doğması için belirli şartların varlığı gerekmektedir. Bu şartlar; iş kazası niteliğinde bir kazanın varlığı, işvereninin kusurunun bulunması, kaza sonucu bedensel veya ruhi bir zararın varlığı ya da ölüm halinin varlığı ve uygun illiyet bağının (neden-sonuç ilişkisi) bulunması gerekmektedir. İşçi, uğradığı bedensel ya da ruhsal zararlarının tazminini ve koşulları varsa manevi tazminatı işverenden talep edebilir. İş kazası ve meslek hastalığı sonucu sigortalı yaşamını kaybederse sigortalının bakımını sağladığı yakınları da destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirler. Ancak burada önemli olan ölenin, bu kişilere fiili ve sürekli bir yardımının bulunması ve bu kişilerin ihtiyaç sahibi olmaları gerekmektedir.

İşverenin Sorumluluğunun Sınırlandırıldığı Haller Nelerdir?

Mücbir sebebin varlığı ile işverenin olayın meydana gelmesinde veya sonuçlarının azaltılmasında bir kusuru yok ise, sigortalının kendi ağır kusuru ile illiyet bağı tam kesilmiş ise ve üçüncü bir şahsın ağır kusuru ile illiyet bağı kesilmiş ise işverenin sorumluluğu sınırlandırılabilir.

İş kazasına uğrayanların işten atılma korkusuyla geç başvuruda bulunmaları ya da hak arayışına hiç girmemeleri ve işverenlerin iş kazası bildirim yükümlülüğüne uymamaları büyük bir sorundur. Bazen ise çalışanlar bakımından haklar bilinmemektedir. Öncelikli olarak, iş kazası oluşmasını engelleyecek tedbirlerin alınması, kaza olduktan sonra bunun tespitinin yapılması, bu konu ile ilgili gerekli denetimlerin ve çalışmaların yapılması gerekmektedir. Meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıkları mağduriyetlerinin en aza indirilmesi bakımından ise sigortalının haklarının neler olduğu hususunda bilgi sahibi olmasında ve haklarını kullanması hususunda herhangi bir çekinceye yer vermemesinde fayda vardır.

 

AV.İREM NUR ORUNTAŞ PANCAROĞLU

www.oruntashukuk.com

 

Bu yazı toplam 1505 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.