• BIST 98.305
  • Altın 143,791
  • Dolar 3,5718
  • Euro 3,9920
  • Manisa 24 °C
  • İzmir 24 °C
  • Özel Yüksel’de erken kayıt fırsatı
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Sınav Lisesinde erken kayıt indirimi
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Ege Tenis Yüzme Kursu Kayıtları Başladı
  • Grafiker Aranıyor
  • Gaye Plus firmasına eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Penta Akademiden müjde!
  • Viyol üretim elemanı ve kümes operatörü aranıyor
  • Vergi Dairesinden duyuru
  • Gülbeyaz havuz ve cafede yüzme kursu kayıtları başladı
  • Özgür Yumurta'ya personeller aranıyor
  • Köfteci Ramiz'e personel aranıyor
  • Pinokyo'da Yaz Okulu ve Yeni Dönem Kayıtları Başladı
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Akhisar'a iz bırak

GÖNLÜ DERVİŞ ANADOLU

Bahadır Yenişehirlioğlu

GÖNLÜ DERVİŞ ANADOLU

Anadolu ülkesinin ruhlarda bıraktığı derin izler ve ulaşılan

fedakârlık seviyesi onu daha da gizemli ve büyülü kılıyor. Bozkırın

sert yapısını, masallarının gücünü, muhteşem gecelerini,

içgüdülerinin en ağdalısını anlatıyor toprağının her bir karışından

en küçük çakıl taşına kadar...

 

Hasret, sabırsız ve açgözlüdür, ulaşmayı sever. Yaşayan ne

varsa, öyle ya da böyle, bir şekilde ama mutlaka hasret ona

inceden inceye sirayet eder, bütün hatıraları yıllar sonrasına

aktarır. Ne olursa olsun her zaman varlığını sürdürmek, her

insanda varlığını göstermek ve onda derin izler bırakmak

ister hasret. Arzuları kurutur zamanla ama daha keskinleştirir.

Asla son bulmak istemez. Ceviz ağacından yapılmış bir

sandukaya hapsedilmiş, sarıp sarmalanmış gül işli bohçalara

bırakır olanca ağırlığını. Hasret, ilmik ilmik, nakış nakış yer

bulmak ister.

Anadoludan kaynayan muhabbete ve kardeşliğe hasret bütün Dünya.

 

Öyle zamanlar olur ki aklın idrak hududuna sığmaz, sadece

izleri takip etmek gerekir. Bu izleri bulmak için asla yoğun bir

çaba gerekmez, sadece gönül gözü ile bakmak yeterlidir ve o

zaten bütün ihtişamı ile kendisini gösterir.

 

Anadolu ne çok işaretlerle bezili bakmasını bilene.

 

Sevdiğinin hasreti ile yanan bir yüreğin çağrıları o kadar

uzaklardan duyulur ki bundan bütün canlılar nasibini alır.

Denizdeki balıklar, ulu dağların zirvelerindeki kuşlar, yedi

kat toprağın altında yaşayan bütün canlılar bu çağrıya kulak

tıkayamaz ve bulduklarını geri vermek isterler. Ummanda

kaybolmuş bir bedeni balık bile yemeye utanır. Kurtlar kuşlar,

ulu dağların başlarında, kızgın çöllerde can vermiş bir

bedene rızık olarak bakamaz, böcekler onu bir şekilde ulaştırmak

isterler yanan yüreğe. Geldiği yere, toprağın bağrına

kavuşsun diye arzu ederler. Aslına ulaşıp sevdiği tarafından

bulunsun diye dilek dilerler. Demek ki bir bildikleri var, günümüz

insanının unutmaya yüz tuttuğu bir bilgi...

 

Anadolu'nun derviş gönlüne hasret bütün Dünya.

 

Bu ulaşma kâh mutlu biter, kâh hüzünlü ama bir şekilde ulaşır

hasret. Ama ulaşamamışsa, kavuşturamamışsa toprağa,

teslim alınamamışsa sevgili... İşte o zaman bitmek tükenmek

bilmez bir acı başlar. Belki her geçen gün biraz daha küllenir

ama sonlanmaz hasret. Elleriyle toprağın bağrına koysa o zaman

toprağa karışır hatıralar, acı azalır, azalır, azalır.

Dervişlerin,ermişlerin,erenlerin,evliyaların ,yiğitlerin  gönlüne  erişemedikçe Dünya koyamaz huzuru toprağın bağrına. 

Bu yazı toplam 1549 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.