• BIST 89.282
  • Altın 145,654
  • Dolar 3,6261
  • Euro 3,8910
  • Manisa 21 °C
  • İzmir 21 °C
  • Atasay 7 Nisan’da açılıyor
  • Memur-Sen’den programa davet
  • Üretici Süt Ürünleri 4. Şubesi açılıyor
  • Brato Foods'a elemanlar aranıyor
  • Veteriner Aranıyor
  • Reşatbey Mahallesi 314 sokak Satılık Müstakil Ev
  • Kasiyer, Garson ve Komi aranıyor
  • Çınarlı Makina'ya eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Gelin 2017’de de hikayenizi biz oluşturalım
  • Medar Bahar Kır Düğün Salonları
  • Jolly Tur Güvencesiyle Tam Karadeniz Turu
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Akhisar'a iz bırak
  • Ege Yörem

Genç Partiden Üyelere ve Muhtarlara İftar Yemeği

Okunma Sayısı: 1763
Genç Partiden Üyelere ve Muhtarlara İftar Yemeği
Akhisar genç Parti İlçe teşkilatının üyelerine ve Akhisar Merkez, belde ve köy muhtarlarına Cafer’in Yeri Restaurantında iftar yemeği verdi.200 ‘e yakın misafirin katıldığı iftar yemeğinde buluştu.

GENÇ PARTİ’DEN ÜYELERİNE VE MUHTARLARA İFTAR YEMEĞİ
Akhisar (Kenan MOLLA)

Akhisar genç Parti İlçe teşkilatının üyelerine ve Akhisar Merkez, belde ve köy muhtarlarına Cafer’in Yeri Restaurantında iftar yemeği verdi.200 ‘e yakın misafirin katıldığı iftar yemeğinde buluştu. Genç Parti Genel Başkan yardımcısı Gönül Saray Altan, Manisa Genç Parti İl Başkanı Kamber Uğur ve Yönetim kurulu, Akhisar Genç Parti İlçe Başkanı Adnan Tütüncü ve Yönetim Kurulu üyeleri, Kırkağaç, Soma, Ahmetli ve Turgutlu Genç Parti İlçe Başkanları, Akhisar merkez Muhtarları, Belde Muhtarları ve Köy muhtarları katıldı.

İftar yemeğinde konuşan, Genç parti Akhisar İlçe sekreteri Ayşe Bakkal, ” Değerli Muhtarlarım sevgili misafirler, sizlere çiftçimizin, esnafımızın, memurumuzun, işçimizin, emeklimizin ani bütün halkımızın çekmiş olduğu sıkıntılardan, sorunlardan bahsetmeyeceğim, çünkü halkımızın çekmiş olduğu ekonomik sıkıntı ve sorunlar, her hükümet döneminde az veya çok yaşanır. Ben dikkatlerinizi daha da büyük bir tehlikeye çekmek istiyorum. Bu tehlikede, yuvalanmış irticacın çığ gibi büyüyerek tehdit haline gelmesidir. Bu tehdidin büyük boyutlara ulaştığını Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet Sezer, Meclisin 5. Yasama yılını açılış konuşmasında ortaya koymuştur.

İrticaının Türkiye’de var olduğunu tehdit oluşturduğunu Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet SEZER, Genelkurmay Başkanımız Sayın Yaşar Büyükanıt paşa, tüm kuvvet komutanlarımız, Muhalefet partilerimiz, Yüksek yargı organlarımız, öğretim üyelerimiz dile getiriyorlar. Her nedense Başbakan Sayın Recep Tayip Erdoğan, Meclis Başkanı Sayın Bülent Arınç ve AKP Hükümetindekiler ( Hayır efendim, ülkemizde irtica tehdidi yoktur) laikliğin ve irticaının tanımı tekrar yapılmalıdır diye söylüyorlar. AKP hükümetinden irtica vardır. İrtica tehdittir demelerini bekleyemeyiz. çünkü irticai hareketler ve faaliyetler, AKP hükümetinin siyasi rantıdır. Burada siyasi bir rant vardır. Bir başka tehlikeli noktada Türkiye’nin uçurumun kenarına çekilmek istenmesidir. Bunu yapanlar da Avrupa Birliği, Dış Güçler ve ülkedeki yandaşlarıdır. AKP Hükümeti AB’ye girme sevdası içinde olduğu için, bazı tavizler vermeyi öngörüyor. Ama bilmelidir ki bu tavizler, T.C Devleti ve halkına ileride tamiri olmayan çok büyük zararlar verecektir. AB’nin istediği bu tavizlerden en önemlileri ve yıkıcı olanları: Kıbrıs, Limalarının ve havaalanlarının Rumlara açılması, Ege kıta sahanlığı, Sözde Ermeni soykırımının kabul edilmesi, PKK’nın siyasallaştırılması, Vakıf arazileri yasası ve Ordumuzun etkinliğinin azaltılması gibi konulardır. AB’nin bu istemlerinin kabul edilmesi, tavizler verilmesi TC’nin parçalanması demektir. Türk Ordusunu yıpratma çalışmaları, TESEV’in hazırladığı ve 22 Eylül’de yayınlanan Almanak Türkiye raporunda yer veriliyor. TSK’ni hedef alan bölümlerden bazılarında Savunma bütçesi şeffaf değildir, Savunma silahlarının bütçesi nerden karşılanıyor, TSK komutanlığının kime bağlı olduğu, Anayasada açık şekilde belirtilmemektedir ifadelerine yer veriliyor. Ne acıdır ki, böyle bir rapora onay verenler, şu an en yetkili mercilerde bulunmaktadır. Bu hükümet özelleştirme yapacağız, Yabancı sermayeyi ülkemize getireceğiz dediler ve bunu da çok güzel yapıyorlar. Cumhuriyet tarihimizin kazanımları olan Stratejik öneme sahip Kitlerimizi, Kurum ve Kuruluşlarımızı, bankalarımızı, yerli sermaye ile kurulan tesislerimizi ve Vatan topraklarımızı sattılar. Buna da özelleştirme Sıcak paranın Türkiye2ye gelmesi dediler. Kısaca Yurdumuzu pazarladık, sattık demiyorlar Hükümet bu yatırımları yabancılara peşkeş çekti ve Vatan toprağını yabancılara sattı. TC. Devletinin bu toprakları, bu Cumhuriyet Türkiye’sinin kazanımları Kurtuluş savaşı mücadelesi yapan Ulu önder Atatürk, silah arkadaşları Halkın Gazilerimizin şehit kanlarıyla elde edilmiştir. Bu kazanımları özelleştirme adına satmaya, pazarlamaya kimsenin hakkı yoktur. AKP Hükümeti 3Y. üzerine iktidar oldu. Ne idi bu 3Y. 1. yoksulluk, 2. Yolsuzluk, 3. Yasaklarla Mücadele 4 yıla yakın zaman geçti. 3Y’nin durumu ortada. Daha önceki Hükümetlerin yolsuzluklarından Halk bıkmıştı. Halkta yolsuzluklara karşı oluşan tepkiyi iyi kullanan AKP, iktidar oldu. Yolsuzlukları araştırmak için Komisyon oluşturuldu. Bu komisyon 3 ay görev yaptı. Birçok yolsuzluk dosyaları bulunmasına rağmen bir tek dosya bile Yargıya intikal etmemiştir. Sayın Başbakan yeni bir Milat başlatıyorum diyerek suçluları ödüllendirip suçsuzları cezalandırdı. Etrafındaki zenginleri daha da zenginleştirdi, halk ise daha da fakirleşti. Yolsuzluk konusunda en çok adı geçenler şu an iktidarda ve önemli bakanlıklarda görev yapıyorlar.83 yıllık Cumhuriyet tarihinde AKP Hükümeti sayesinde Maliye Bakanı’nın adı Maliye bakanı olarak anılmaya başlandı. Enflasyonu tek haneye düşürdüler. Bu KİT’lerin kurumların, satışından elde edilen sıcak para ile IMF’den alınan Borçlarla olmuştur. Halkın üzerinde hiçbir etkisi görülmemiştir. Enflasyonun düşmesiyle halkın alım gücünün artması gerekirken tam tersine düşmüştür.

Ülkemizde bulunan hastalığı ortaya koydunuz peki bu hastalığın tedavisi nedir? Bu hastalığın tedavisi Genç Partidir. Biz Genç Parti olarak diyoruz ki, Halkımızın Dini Duygularını ve inançlarını Diğer Partiler gibi Siyasete alet etmeyeceğiz. Halkımızın Milliyetçi Duygularından, şehitlerimizden ve şehit cenazeleri üzerinden siyaset yapmayacağız. Halkımızın Cumhuriyetçi, Atatürkçü, Laik, duygu ve düşüncelerini de diğer Partiler gibi kalkan yapıp kullanmayacağız çünkü halkımız öyle bir halktır ki hiçbir siyasi partinin,  halkımızın inançlarını, duygu ve düşüncelerini Siyasete alet etmeye sömürmeye hakkı yoktur ve haddi değildir. Biz Genç Parti olarak, gücümüzü ve icazetimizi, AKP Hükümeti gibi Amerika Başkanından AB’den Saroz’dan almıyoruz ne tesadüftür ki Meclisimizin 5. Yasama Yılı açılışında Başbakanımız ABD Başkanı ile görüşmeye gitmiştir. Bu buluşma tarihi tesadüfî bir tarih değildir. Planlanmış bir tarihtir. Sayın Başbakan, şehit ailelerine, asker analarına, askerlerimize (Askerlik yan gelip yatma yeri değildir) demiştir. Bizde buradan Başbakana sesleniyoruz. Başbakanlık da ABD ‘den AB’den Saroz’dan IMF’den icazet alınarak Yönetilme yeri değildir. Diyoruz. Biz Genç Parti olarak 1. dünya Savaşı sırasında Çanakkale’de ve birçok cephede çarpışan, destanlar yazan, hasta adam Osmanlı Devletinin bittiği dönemde, Emperyalizme karşı Ulu önder Atatürk Silah arkadaşları ve halkıyla birlikte Kurtuluş Savaşı yapan, şehitlerimizin kanlarıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletinin tarihte başka örneği olmayan bir ulusun evlatlarıyız. Biz gücümüzü ve icazetimizi anlı şanlı tarihi olan bu milletten almaktayız” dedi.

İftar yemeğinde konuşan Akhisar Genç Parti İlçe Başkanı Adnan Tütüncü;”genç parti İlçe teşkilatının düzenlediği iftar yemeğine hoş geldiniz 3 kasım 2002 genel seçimlerde %7,5 oy almıştır. Geçen 4. yılda AKP Hükümetinin hiçbir iş yapamamıştır. Hükümete geldiklerinde Türkiye’nin iç ve dış borçu 150 milyar dolardı 4 yılda bu borç 350 milyar dolara çıktı. Bunların  hesabını soracağız genç parti gümbür gümbür geliyor. AKP Hükümeti rüzgarla geldi fırtınayla gidecektir.” dedi.

Genç Parti genel Başkan Yardımcısı Gönül Saray Altan “Sizlerle bu Mübarek Ramazan ayı içerisinde birlikte olmaktan çok mutluyum. Biliyor musunuz AB ilerleme raporunda Diçle ile Fırat Uluslar arası konsepsiyon da Türkiye söz sahibi olamayacaktır. Eğer AB Mısır için Nil Nehri için bu kararını alsaydı mısır ayaklanırdı. Atilla İlhan ölmeden önce  Türkiye kadar vatan haini yetiştiren  millet yoktur” demişti. .  Hepimiz karşı çıktık. Nasıl vatan haini diyebilirsiniz diye öyle aydınlarımız varki Türkiye’nin Ulusal bütünlüğü, ünitel devlet yapısına zarar verecek bazı konularda derhal insanları toplayıp  ortaya çıkıyorlar ve bildiriler yayınlıyorlar. Ama Fransa parlementosunda ceza yasaları demokrosiye  aykırı 1789 fransa devrimimizin özüne aykırı, özgürlükler ve demokrasinin beşiği denilen  Fransa ihtilalini yapmış olan Fransa bu yasayı dünyadaki demokrasiyi bize dayatılmaya çalışılan  301 maddeyi kaldırın hadisesinde çifte standart gerektiren bu olaylara aykırı konuya bir bildiri yayınladığını bir imza kampanyası  gördünüz mü 1. hafta geçti. Aradan aydınlarımız neredeler nasıl bir bildiri yayınlarlar dedim  çıkmadı. Bizim Nobel Barış ödülü ile gurur duymamız hakkımız mı bunu Türkiye Cumhuriyetinin yetiştirdiği bir Türk vatandaşı almıştır. Ey Orhan Pamuk benim seninle gurur buyabilmem için ne olur bir vatandaş olarak benim bu topraklar mevcut olduğunu bilen bir insan olarak çıksam Fransız parlemontosuna belki çok sert değil ama bari yuvarlak laflar   söyle ve bende seni demokrasi özgürlükler insan hakları ve konuşma özgürlüğünü sonuna  kadar kullandığın için aldığın Nobel ödülünle gurur duyayım. Törerizim teorizimdir. PKK bir Terörüs örgütüdür. Bütün Dünya PKK’yı terörist bir örgüt olarak tanımıştır. Dünya da en fazla şehit veren ülkeyim 40 bin vatandaşımız ölmüştür. Türkiye Cumhuriyetine maliyeti bazı hesaplamalara göre 150-200 milyar dolardır. Ama ben dağdakinin ovaya inip siyaset yapması çağrısına burada Akhisarlıların önünde şiddetle kınıyorum. Orta doğu projesinde başımıza ne çoraplar örülüyor. İspanya Başkanı biliyorsunuz Sayın tayip Erdoğan eş başkan bu haritalar bölünme senaryoları 50  yıldır. Yıllık bir olaydır. 50 yıldır elin adamı adım adım illet illet çanak biçiminde bir siyaset Türkiye’yi bu hale getirmiştir. Eğer sen 300 milyar dolarlık bir anlaşmaya imza attıysan onların dediğini yapmaya mecbursun” dedi.













  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.