• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Manisa 10 °C
  • İzmir 16 °C
  • Satış Temsilcileri Aranıyor
  • Satılık Daire
  • Zeytinli Bahçe; İftara hazırız!
  • Çocuk Gruplarında yaz dönemi kurs kayıtları başladı
  • Özel Yüksel’de erken kayıt fırsatı
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Sınav Lisesinde erken kayıt indirimi
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Ege Tenis Yüzme Kursu Kayıtları Başladı
  • Gaye Plus firmasına eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Penta Akademiden müjde!
  • Vergi Dairesinden duyuru
  • Gülbeyaz havuz ve cafede yüzme kursu kayıtları başladı
  • Köfteci Ramiz'e personel aranıyor
  • Pinokyo'da Yaz Okulu ve Yeni Dönem Kayıtları Başladı
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Akhisar'a iz bırak

FRANKEŞTAYN

Bahadır Yenişehirlioğlu

      FRANKEŞTAYN

      İnsanoğlunun nörofizyolojik yapısını incelediğimizde insanın şiddete yatkın bir yapıda olduğunu görürüz.
Bu durum şiddete yönelenler için sığınacakları bir meşruiyet alanı arayıp bulma, yada oluşturma noktasında güdü oluşturmaktadır.

 Bu konu önceki dönemlerde pek çok araştırmacıyı meşgul ettiği gibi günümüzün de en önemli araştırma konularından birini oluşturmaktadır.

 

Bütün düşüncelerin değişmez temel referansları vardır. Modernizm'de akıl, sekülerlik ve insan. Yaşadığımız dönem itibari ile  batının bu seküler, merkezine rasyonaliteyi alan zihniyet  mutluluk kaynağı, umut  ve huzur sunabildi mi ? Bu konu ciddi olarak tartışılıyor  aslında.

 

İslam’da ise tevhid, vahiy, haşir, adalet ve ibadet gibi olmaz ise olmazlardan  İnsanoğlu uzaklaşarak kendince nasıl bir Din oluşturmakta ve bunu nasıl meşru ve tek gerçek olarak kabullenip vahşetin  darağacında sallanabilmektedir.

 

(IŞİD) denen ve ne olduğu  belli olmayan sadece  belli uçlarından tutularak evet bu şudur,bu budur gibi  ama asla bütüncül bir analiz ve tahlil imkanı sunmayan  terör örgütünün Batı  dünyasından  katılanları ve bu konuda kendilerine meşru bir zemin oluşturmaya çalışanları  açısından hadiseyi sosyolojik olarak ciddi analiz etmek gerekiyor.

 

Kendi vahşetine ve egolarına tatmin zemini bulamayan yaşadığı bölge itibari ile bunları uygulayacak  saha elde edemeyen sağlıksız pek çok beyin bugün (IŞİD) e batı ülkelerinden katılmış durumda. Bunun en çarpıcı örneği ise  Amerikalı gazeteci James Foley'i, Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) adına kafasını keserek öldüren kişinin bir İngiliz rapçı olduğu nun ortaya çıkmış olması.

 

Giderek yalnızlaşan kendinden uzaklaşan Dünya insanının  Batı ve Doğu açısından farklı argümanlara sahip olsa bile  pek çok çarpık global ilişki ve fert planında hatırı sayılacak  çoklukta argümana dayalı olarak gelişen ruh kaymaları neticesi  varmış olduğu vahşet'in merkezi (IŞİD) ın ta kendisini olarak gözler önündedir. Bu alan Batı ve Doğu açısından başka başka sebeplere ve ortak noktalara dayalı olarak vahşetten zevk alan ,psikolojik rahatsızlıkların  eyleme dönüştürüldüğü, haklı  ve meşru bir zemin oluşturma  adına karşımıza çıkmış bulunmaktadır.

 

Esas kaygı verici olanda budur. Batı ve Doğu insanını bu savruluşa sürükleyen sebep ve saikler yok edilmeden bugün adına (IŞİD) dediğimiz vahşet makinesi yarın başka bir isim ile yine karşımızda olacaktır.

 

Şunu da unutmamak gerek Küresel sömürü düzencileri her dönem

FRANKEŞTAYN  üretmeyi becerme konusunda çok mahirler .Ama unuttukları bir şey var kapıları çalınıyor!

Bu yazı toplam 1611 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.