• BIST 117.235
  • Altın 161,959
  • Dolar 3,7784
  • Euro 4,6204
  • Manisa 1 °C
  • İzmir 27 °C
  • Askıda Sanat Konser 27 Ocak’ta
  • Açık Öğretim Lisesi ve Açık Öğretim Ortaokulu yeni kayıt ve kayıt yenileme işlemleri başladı
  • Sınav Temel Lisesinden bursluluk ve erken kayıt indirimi sınavı
  • Masal tadında bir düğün hikâyeniz olsun ister misiniz?
  • Tıfıl Akademi’ye takım arkadaşları aranıyor
  • Devren satılık veya kiralık elektronik mağazası raf ve demirbaşları
  • Donbaycıoğlu Hanı’nda dükkan kiralama ilanı
  • Akhisar Penta Kişisel Gelişim kursundan sömestr tatil hediyesi
  • Özel Yüksel’e öğretmen alımı yapılacaktır
  • Ön muhasebe personeli aranıyor
  • Bay – bayan servis elemanı aranıyor
  • Çınarlı Makina’ya personeller aranıyor
  • Penta Akademi KPSS kursları başlıyor
  • Yılın büyük, deve güreşi 28 Ocak’ta
  • Berberler Odası başkan adayı Durmuş Özçelik
  • Paketleme, Ön Muhasebe ve Plasiyer aranıyor

EŞİTLER ARASINDA FARK YARATMAK

Halil Erdost

EŞİTLER ARASINDA FARK YARATMAK

Eskiden anneler - babalar üniversiteye giden çocuklar için:

- Oğlum (kızım) kazandığı bölümü süresi içinde bitirdi, diye övünürlerdi.

Günümüzde ise anneler – babalar:

  • Oğlum (kızım) kazandığı bölümü süresi içinde bitiremedi, bir yıl uzattı, ama ikinci bir yan dalı da bitirdi.

Veya;

  • Evet süresi içinde bitiremedi ama bir ikinci yabancı dil öğrendi. Diye övünüyorlar.

Hızla değişen dünyada, kendisini geleceğe hazırlayan gençlerin bu değişime uyum sağlayacak şekilde kendilerini geliştirmeleri gerekir. Bunun yolu eşitler arasında artı bir değere sahip olmaktan geçer. Bu ikinci bir diploma olur, çeşitli kurslara katılarak kazanılan beceriler olur, genel geçerliliği olan dillerin yanında bir ikinci, üçüncü yabancı dil olur. Mutlaka fark yaratmak gerekir.

            Ulaşımdaki, iletişimdeki gelişmeler ile dünya öylesine küçüldü ki artık sadece Türkiye değil, dünyanın her tarafı bizim için iş olanaklarıyla dolu. Küreselleşen dünyada her yer senin iş alanın, yeter ki sen bilgini kullanabilecek beceriler kazan. Göreceksin ki “Dünya dediğin kırk kulplu kazan, birinden tut sen de kazan.” Bunu yapan pek çok öğrencimiz var ve bu beni bir öğretmen olarak çok mutlu ediyor:

 

            Bir gün odamda otururken bir genç delikanlı ile bir genç bayan kapımın önünde durdular. Delikanlı başını kapıdan uzatarak;

  • Hocam nasılsınız? dedi.
  • İyiyim, sen nasılsın?
  • İyiyim hocam, müsaadenizle tuvaletinize bakabilir miyiz? dedi.
  • Tabii buyurun, dedim.

Tuvalete girdiler, delikanlı hemen geri çıktı.

  • Hocam beni tanımadınız galiba?
  • Eski öğrencilerimden olmalısın.
  • Evet 1998 – 1999 öğretim yılında üniversite hazırlıkta öğrencinizdim.
  • Hatırladım, hatırladım hayırdır.
  • Kusura bakmayın eşim Amerikalı klasik tuvaletlere yapamıyor. Tuvalet ihtiyacı da olunca…
  • Anladım dedim. Şimdi nerelerdesin.
  • Hocam ben üniversiteden sonra Amerika’ya gittim, bir müddet orada çalıştıktan sonra kendi işimi kurdum.
  • Memnun musun? Dönmeyi düşünmüyor musun?
  • Memnunum, dönmeyi de düşünmüyorum. Artık dünya küçüldü, istediğimiz zaman gelip ziyaretlerimizi yapıp dönüyoruz. Her hangi bir sorun olmuyor. Mutluyum.

     O arada eşi tuvaletten çıktı. Beni eşiyle tanıştırdı. Ama ben, eşinin vücut diliyle ifade ettiği memnuniyetini anladım, fakat söylediklerinden bir şey anlamadım. Çünkü İngilizcem yok. Keşke zamanında yabancı dile daha çok önem verseydim de öğrenseydim. Keşke demenin geçmişi geri getiremeyeceğini bilebile kendimi avutuyorum. Sizler “keşke yapsaydım” diyenlerden değil; “iyi ki yapmışım” diyenlerden olun, eşitler arasında fark yaratın.

Bu yazı toplam 2177 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.