• BIST 102.410
  • Altın 186,636
  • Dolar 4,4877
  • Euro 5,2816
  • Manisa 31 °C
  • İzmir 29 °C
  • Veteriner Hekim aranıyor
  • Güres Tavukçuluk'a bay - bayan personel aranıyor
  • Stüdyo Taner'de dış çekim randevuları
  • GO Akaryakıt’a ön saha görevlisi aranıyor
  • Hot Döner Ramazan menüleri
  • Bursa Kebap Evi iftar menüsü
  • ADD’den Fener Alayı
  • Ramazan Sofralarımızın vazgeçilmezi Tahin-Pekmez
  • Zeynep Gülin Öngör MTAL Gençlik ve Spor Kulübü “Yaz Okulu”
  • Köfteci Merde’ye personeller aranıyor
  • AK Parti Milletvekili Aday Adayı Ecz. Savaş Altundağ
  • Tıfıl Akademi’den yaz oyun kampı
  • Çınarlı Makina’ya personeller aranıyor
  • MHP Milletvekili Aday Adayı Av. Osman Oktay
  • Özel Deniz Kişisel Gelişim Kursu’nda erken kayıt
  • Çiftçilere ‘mahsulden mahsule öde’ kampanyası!
  • AK Parti Milletvekili Aday Adayı Ergün Karaoğlu
  • Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili Aday Adayı Doğan Ensivri
  • Fayton Otel’de canlı müzik keyfi

Darbeler yargılanmalı mı?

Mahmut Tolon

Darbeler yargılanmalı mı?

27 Mayıs milli bir felaket idi. Sadece benim için şahsi bir felaket değil, Türkiye Cumhuriyeti için bir facia idi. Babam Almanyada idi “saklayacak bir şeyim yok” diye döndü 27 Mayıs sonrasında, 55 yaşında dayak yiyip Yassıada’ya “tıkıldı”.

Uzun süre 27 Mayısı savunan dostlarla olan tartışmalarda “şahsi tecrübemden o zamanki darbeyi yargıladığım” söylendi. Bence “onlar” kendi şahsi tecrübeleri dolayısı ile 27 Mayısa objektif bakamıyorlar. Bir kısmı hala bakamıyor. Bir kısmı daha objektif bakabilmeye başladı. Kimseyi de şahsi tecrübelerinin ve yeteneklerinin ötesine mecbur edemeyiz.

27 Mayıs öncesinde bugün ile mukayese edince daha fazla devlet vardı Türkiye Cumhuriyetinde. Nasıl 14 Mayıs 1950 öncesinde daha da fazla devlet var idiyse. Basın yayın tamamen devletin kontrolündeydi. Şimdi değil. Teknoloji gelişti.

Kendi şahsi deneyimlerini aşmaya bazıları muktedir oldu. Örneğin Mehmet Ali Birand, açıkça o zaman sonra yanıldığını söylebildi. Çetin Altan sonra o zaman hatalı davrandığını açıkça söyledi mi – en azından ben bilmiyorum ama gidişatı daha doğru tahlil edebildi. Bir kısmı ise soğuk savaşçı olarak kalacaklardır, belki giderek daha az okunduklarını farkederek, belki de farketmeyerek. Babaları demokrat partide olan bazı dostlarım var hala 1960 sonrasının borazanları gibi sesler çıkartıyorlar bir kısmı samimi olarak şeriata doğru gittiğimizden ürkerek. Dedim ya kimseyi yeteneklerinden, görgülerinden, bilgilerinden öteye mecbur edemezsiniz. Ayrıca çok seslilik te olumlu bir şey.

1960 ın en büyük tahribatlarından biri yargı sistemimize olan etkisiydi. Bazı görüşteki insanlar Yassıada’dan sonra yargıya hakim olup kendilerinden sonra gelenleri belirlediler. 20 yıl boyunca 27 Mayıs çetesinin yaptığı darbe (bazılarına göre hala ihtilal veya devrim) aleyhine yazmak yasaktı!(Tedbirler kanunu) 27 Mayısı bayram olarak kutladı bu ülke! Yılmaz Karakoyunlu mostralık bir örnek : “objektif olduğuna kendisi inanıp okurunu da inandırmaya çalışmakta” 27 Mayısı “ayıpladığını” yazıp “düzgün ve uygar bir anayasa getirdiğini” hala yazmaktadır.(Bakınız Kurt ve Tilki Karakoyunlu) “Katil’i ayıplıyorum ama doğrusu burnu ve gözleri çok güzeldi” der gibi. Evet tedbirler kanunu ve daimi senatörlüğü de getirmiştir 27 mayıs darbesi. O anayasayı hazırlayan “hukukçular” akıl vermişlerdi çetecilere “DPlileri yargılayın ve mahkum edin yoksa meşruiyetiniz kalmaz” diyerek.

27 mayısı 12 Eylül’ü 28 Şubatı nasıl aşabiliriz? Doğal olarak Cemal Gürsel ve Kenan Evren’i Cumhurbaşkanları listesinden çıkartarak. İsimlerini devlet malından kaldırarak o zaman dağıtılan özlük haklarını en azından bugünden itibaren keserek. DP “devri sabık yaratmayacağız” diyerek bir vendetta yani kan davasına karşı olduğunu söylemişti. O zamanki “Milli Birlik Komitesinden” yaşayanlar hala varsa doğal olarak yargılanmaları gerekir. Ama konuyu yargılanmaları mevzu bahis olanların yaşları da gözönüne alınırsa ve bukadar yıl sonra özü itibariyle seri bir şekilde yargılayıp “ayıpladığımızı” paylaşıp, kapatıp önümüze bakma vaktimiz de geldi diye düşünüyorum. 12 Eylül 27 Mayıs 28 Şubatın yargılanmaları bir şov a dönüşmeden, yeni yaralar açmadan bir daha benzer olayların olmasını önlemek üzere tarihe gömülmelidirler.

Bu yazı toplam 1216 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.