• BIST 102.385
  • Altın 229,466
  • Dolar 5,3093
  • Euro 6,0233
  • Manisa 12 °C
  • İzmir 15 °C
  • Et ve süt kurumu Gülbeyaz Et Entegre tesislerinde kesime başladı
  • Cumhurbaşkanı Manisa programı için 21 Şubat Perşembe günü belediye önünden araçlar kaldırılacak
  • Elektrik elektronik mühendisi ve teknik ressam aranıyor
  • Bay - bayan kasiyer aranıyor
  • Eviniz için mükemmellik buradan başlıyor!
  • Bahçeşehir Kolejine öğretmen alımı yapılacaktır
  • Öğretmenler aranıyor
  • Özel Penta Kişisel Gelişim Kursunda İngilizce kampanyası
  • ASDER'den tiyatro etkinliği
  • Vip Vadi’de ikinci dönem ve yaz kursu kayıtları devam ediyor
  • Genel muhasebeci aranıyor
  • Saadet Partisi Akhisar Belediye Başkan Adayı Ali Dursun

Cuma hutbesi, Selam; İslam'ın güven ve barış çağrısı

Okunma Sayısı: 991
Cuma hutbesi, Selam; İslam'ın güven ve barış çağrısı
Bir cuma daha geldi. Müslümanlar kutsal olarak kabul ettikleri Cuma günü için araştırma yapmaya başladı. Bu cuma günü de her cuma olduğu gibi milyonlarca Müslüman erkek camilere akın ederek cuma namazını kılacak. İşte bu haftanın Cuma hutbesi...

SELÂM: İSLÂM’IN GÜVEN VE BARIŞ ÇAĞRISI

Mübarek Cuma günü, aynı safta bir araya gelen aziz müminler!

Bizi yaratan, yaşatan, türlü nimetlerle donatan Allah’a hamdü senalar olsun! O’nun habîb-i edîbi Muhammed Mustafa’ya salâtü selâm olsun! Resûl-i Ekrem’in pâk ve temiz âline, aziz ve kerim ashabına selâm olsun! Barış ve esenlik dini İslam’a sımsıkı sarılan, etrafına huzur ve güven veren Müslüman gönüllere selâm olsun!

2018-12-07_11-02-16.png

Muhterem Müslümanlar!

Allah Resûlü (s.a.s), emin belde Mekke’den esenlik diyarı Medine’ye hicret için yola çıktığında, Medineli Müslümanlar günlerce hasret ve heyecan içinde onu beklemişlerdi. Nihayet Sevgili Peygamberimizin şehre ulaştığı haberi duyulunca ahali büyük bir coşkuyla yollara döküldü. Herkesin gözü ve kulağı Peygamberimizde, onun mübarek ağzından dökülecek ilk sözlerde idi. Allah Resûlü (s.a.s), o gün kalabalığa şöyle seslendi: “Ey insanlar! Selâmı aranızda yayın, birbirinize yemek ikram edin, insanlar uykuda iken namaz kılın ki, selâmetle cennete giresiniz.”1

Kıymetli Müminler!

“Selâm”, Rabbimizin esmâ-i hüsnâsından biridir. Allah Teâlâ, kullarını selâmete eriştiren, onlara sağlık ve afiyet bahşedendir. Muhammed Mustafa (s.a.s), insanlığı tevhide ve adalete davet eden, Allah’a kulluk etmeye, güven ve huzuru hâkim kılmaya, kardeşçe yaşamaya çağıran son peygamberdir. İslâm, adı üzerinde, barış ve ebedi kurtuluş dinidir. Müslüman ise, elinden ve dilinden diğer insanların güvende olduğu kişidir.2
 

Değerli Müslümanlar!

Müminlerin birbirlerine “Selâmün aleyküm”, “Allah’ın selâmı üzerinize olsun” diyerek seslendiği her an, selâmın zengin anlam dünyası hayatımıza yansır. Mümin, imanından aldığı huzur ve güveni selâm ile çevresine yayar ve iyi niyetlerini duaya döker.

Selâm, kalabalıklar içinde kendi telaşına düşmüş, belki de birbirine yabancılaşmış insanları tanıştırır ve kaynaştırır. Bir dost selâmı, yalnız olmadıklarını onlara hatırlatır. Kalpleri yumuşatır, kırgınlıkları ortadan kaldırır. Selâm denizi coştuğunda gönüllerden kini giderir. Cennete ulaşan yolda, selâm ile yayılan muhabbetin payı vardır. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s), şöyle buyurmaktadır: “İman etmedikçe Cennet’e giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de gerçekten iman etmiş olamazsınız. Yaptığınızda birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız.”3

Muhterem Müslümanlar!

Mümin, kâinattaki her varlıkla selâm ve güven ilişkisi kurar; her işinde selâm ve barış dili kullanır. Allah’ın selâmını veren Müslüman, adeta bulunduğu yerde sözleriyle ve davranışlarıyla huzurun teminatı olur. Can yakmaz, gönül yıkmaz, kimseyi hakir görmez, kimsenin onur ve haysiyetini zedelemez, kaba ve kırıcı konuşmaz. Hâsılı Müslüman’ın verdiği selâm kuru bir sözden ibaret değil, bilâkis mana ve maksadına uygun bir iyilik şiarıdır.

Aziz Müminler!

Cenâb-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de bize şöyle hitap ediyor: “Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe (yani İslam'a) girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.”4

O halde, en yakınlarımızdan başlamak üzere selâmı yayalım ve tanımasak da selâm verdiğimiz müminlerin sayısını artıralım. Bir huzur ve bereket duası olan selâmın hakkını verelim. Varlığımızla bulunduğumuz her yere güven ve huzur taşıyalım. Selâmımızla dillerden gönüllere kardeşlik bağları kuralım. Böylelikle misafiri olduğumuz fani dünyayı kavga ve ıstırap yurdu olmaktan çıkarıp sulh ve selâmet yurdu haline getirelim.

1 Tirmizî, Sıfâtü’l-kıyâme, 42.
2 Tirmizî, Îmân 12,
3 Müslim, Îmân, 93.
4 Bakara, 2/208.

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ALKAN TAVLI
  • CHP Akhisar Belediye Başkan Aday Adayı Alkan Tavlı
1/20
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.