• BIST 105.268
  • Altın 162,850
  • Dolar 3,9604
  • Euro 4,6498
  • Manisa -7 °C
  • İzmir -1 °C
  • Yavuz Sigorta yeni adresinde
  • Satış temsilcisi aranıyor
  • Halk Eğitim’den emlak danışmanlığı kursu
  • Büyük Öncü AVM, Vestel açılıyor
  • ASDER'den resim atölye çalışmaları
  • Cumhur Sarı'nın tek kişilik gösterisi 23 Kasım'da
  • Zeytine minnet kortej yürüyüşü 24 Kasım'da yapılacak
  • Dünya Zeytin günü programı belli oldu
  • Nakış makinesinde çalışacak usta, operatör ve makineci aranıyor
  • Hypatia Book & Coffee’de 10 Kasım nedeniyle 3 al 2 öde
  • Üniversal tornacı ve kaynakçı aranıyor
  • Akhisargücü Basketbol Akademisi kış okulu kayıtları başladı
  • İnşaat mühendisi aranıyor
  • İtina ile zeytin silkme makinası ile  zeytin silkinir

Can ve Huy

Ayşe Özçelik Gönül

Can ve Huy

‘’Can çıkmadan huy çıkmaz’’ derler. Gerçekten, kişinin kendine özgü davranış biçimlerini değiştirmesi çok zordur. Davranış kalıbını değiştirmek ciddi bir farkındalık düzeyi, çaba ve emek ister. Üstelik bu farkındalık, davranışın ne olduğunu tespit etmekten öte; nereye dayandığını araştırmamızı gerektiren uzun bir sürece dönüşebilir. Anlam veremediğimiz korku ve kaygılarımızın altından kuşaklar ötesi bağlar çıkabilir. Bu konuda pek çok şey yazılıp çizilmiştir.Yoga’da aşamalı olarak uyguladığımız tekniklerde, bizim bilinçaltı kodlarımızın yeniden yapılanması ve davranış değişiklikleri geliştirmemiz bakımından önemli araçlardır. Meditasyon ve derin gevşeme süreçlerinde ortaya çıkan görüntüler, açığa çıkan duygular, yaşanan deneyimler bizim için belli ip uçları teşkil edip dönüşümümüze yardımcı olurlar. Ayrıca duruşlar ve nefes aracılığı ile, enerji girdapları  olan çakra merkezlerine odaklı çalışmalar, fizik bedenden enerji bedenine doğru ulaşılmasını sağlayıp oralardaki duygu blokajlarının çözülmesine katkıda bulunurlar. Her çakra, davranışlar üzerinde farklı etkilere sahiptir. Mesela boğaz çakrasını çalıştırdıktan sonra kendinizi daha konuşkan ve ifade edebilir bulabilirsiniz. Ya da kök çakra çalışması sonrasında daha korkusuz, özgüvenli olabilirsiniz. Hayat döngüsünde duyguların etkisine maruz kaldığımız için, çakraların dengede kalması amacıyla bu çalışmaların düzenli uygulanması daha faydalıdır.

 

     Burada bir de son dönem okuduğum Mark Wolynn’ın  ‘’Seninle Başlamadı  ‘’ adlı kitabından bahsetmek isterim. Yazar kitabında; bir travmanın kimyasal bir reaksiyona sebep olarak genlerin işlevini değiştirebileceğini ve bu genlerin nesilden nesile taşınabileceğini anlatmış, bu duruma  yönelik çözüm yolları sunmuş.Yakın geçmişe kadar genlerin % 2’lik kısmı bizim fizyolojik özelliklerimizi belirleyen, geri kalanları çöp, işe yaramayan gen olarak kabul edilirken; şu anda bu kalan kısmın bize davranış kalıpları olarak aktarıldığının bilimsel verilerinden bahsetmiş. Mesela annemiz, anneannemizin karnında beş aylık olduğunda, bebeğin(annnemizin)  yumurtalıklarında oluşan yumurtalardan biri biziz. Ve buradan itibaren bizim karakter yapımız etkilenmeye başlıyor. Ya da nazi işkencesi görmüş, düşük kortizol seviyeli ve kaygılı bir yapıya bürünmüş kişilerin ileri kuşaklarında da aynı düşük kortizol ve benzer kaygılar,anksiyete tespit edilmiş. Büyük anne ve babaların, akrabaların acılarını, deneyimlerini üzerinde taşıyan çocuklar. Ötesi ve daha ötesi. Bu kitap kendinize, hayatınıza dair şaşırtıcı tespitler yapmanıza aracı olabilir. Ve bu tespit sonrası farkındalık hayatınızın seyrini olumlu yönde etkileyebilir.

       Kuşaklar boyu aktarılan, henüz anlamlandırılamayan davranış süreçleri. Buzdağının görünen kısmı. Duygusal durumumuzun, gen işlevine kadar etki ederek hastalık oluşturma potansiyeli de, farkındalık olarak gözden kaçırmamamız gereken bir durum.                     

Bir Nefesle Yoga videolarını izleyip ücretsiz abone olmak için tıklayınız.

       

Bu yazı toplam 1390 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.