• BIST 96.125
  • Altın 191,153
  • Dolar 4,6826
  • Euro 5,4534
  • Manisa 24 °C
  • İzmir 26 °C
  • Yemişci Buz Üretim Tesisleri’ne bayan eleman aranıyor
  • E ehliyetli bay eleman aranıyor
  • B ehliyetli eleman aranıyor
  • Temizlik görevlileri aranıyor
  • Kurbanlık büyükbaş hayvan satışları başladı
  • Plasiyer aranıyor
  • Akhisar Gezginevi’nden turlar
  • İyi Parti Manisa 4. sıra Milletvekili Adayı Av. Aslı Öz
  • Anadolu Sağlık Meslek Lisesi yaz tenis okulu kayıtları başladı
  • Yeni açılacak rehabilitasyon merkezine personeller aranıyor
  • AKTİM sanat merkezi yaz kursu başladı
  • AK Parti Manisa Milletvekili Adayı Murat Baybatur
  • AK Parti Manisa Milletvekili Adayı Av. Mehmet Ali Özkan
  • CHP Manisa 6.sıra Milletvekili Adayı Hayriye Hacet
  • Özel Pinokyo’da yaz dönemi ve yeni dönem kayıtları başladı
  • CHP Manisa Milletvekili Adayı Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu
  • Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili Adayı Nurullah Savaş
  • 27. Dönem AK Parti Manisa 2.sıra Milletvekili Adayı Uğur Aydemir
  • Stüdyo Taner'de dış çekim randevuları
  • Çiftçilere ‘mahsulden mahsule öde’ kampanyası!

Bardağın dolu tarafı

Ayşe Özçelik Gönül

Yoga Dergisi’nde yayınlanan yazılarımdan:

Bardağın dolu tarafı

        Burası zıtlıklar diyarı.  Acıyla tatlının, ak ile karanın, varla yokun buluştuğu yer. Burada hayat bizim seçimlerimizden oluşur.Olasılıklar denizinde yüzerken, karar anında seçilen yol ile rotamızı değiştirebiliriz. Karar verme anında kurduğumuz bağlantı seçeceğimiz yolu belirler. Zihnin ürettiği gereksiz korku unsurlarını ayıklayıp, sezginin gücünden faydalanmak yolun aydınlanmasında bize yardımcı olur. Ve burada ilk yapmamız gereken farkındalığımızı çoğaltmaktır. Farkındalığımızı arttırmak için yoga tekniklerinin gücünden faydalanabiliriz.

     Ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun derler ya, aslında aklımızdan geçeni de kulağımız duysa iyi olur. Farkında olmadan gün içinde onlarca düşünce gelir geçer kafamızın içinden.Bu düşüncelerin durumuna göre nefesimiz ve bedenimiz çok değişik hallere girer. Aklınız stresli düşüncelerle doluysa beden ve nefes de kendini stres moduna alır, gergin ve savaşa hazır bir halde gezinir durursunuz.

    Yoga tekniklerinin her aşaması bizim hayatımıza olumluluk olarak yansır. Özellikle Konsantrasyon-Meditasyon uygulamaları farkındalığımızı arttırmamız bakımından çok önemli etkilere sahiptir. Yogaya ilk başladığım zamanlarda, bana hiçbir şey düşünmeden nefese odaklanmam gerektiği söylendiğinde zihin şaşkınlığa uğramıştı. Beden meditasyon oturuşundayken zihin içerden susmaksızın şöyle diyordu ‘’Şu an hiçbir şey düşünmüyorum, nefesimi dinliyorum, düşünmüyorum, düşünmüyorum imdaaat!’’ buna benzer birşey. Zihin susmayı bilmiyor ki. Zihin susmayınca da sezginin sesini duyamıyorsun. Sonra, bir müziği dinler gibi nefesi dinlemeye başladım. Bu kez de, arada nereden geldiğini anlayamadığım aklımın ucundan geçmeyen düşünceler bu dinlemeyi bölüyordu. Düşünceleri gönderiyordum, geri geliyorlardı; gönderiyordum, geri geliyorlardı. Ta ki zihnin sesi duyulmaz oluncaya kadar. Bu deneyim, zihnin nasıl bizi etkisi altında bıraktığı konusunda bende bir uyanma duygusu oluşturdu. Artık gün içinde zihni gözlemleyip bana ne tür oyunlar oynadığını tespit etmek merakındaydım. Kontrol özün denetimine geçtikçe kararlar değişti ve hayat daha anlamlı hale geldi. Önümüze sunulan seçeneklere dışardan bakıp bir de öze dönüp karar verirsek her şey daha akışında gidiyor. Ama bu birdenbire olmuyor işte. Farkındalık yolunda gösterilen çaba, sonunda bize bunu kazandırıyor.

      Farkındalık aşamasından sonra bakış açısına göre algılama şekli de önemli. Artık görüyorsun ama, nasıl görüyorsun? Başlarken dediğimiz gibi bardağın dolu tarafına bakmak gerek. Elinize yarım bardak su verildiğinde  kana kana içermisiniz yoksa ‘’bu suyun yarısını kim içti’’ diye kara kara düşünür müsünüz? İşte karar anı, o anda meydanı zihin oyunlarına bırakırsak gel-git  gel-git bir arpa boyu yol alamayız. Gözlemci olup özle bir bakarsak, su yolunu bulur zaten. Geçmişe dönüp baktığımda, adımlarımı atarken çoğu zaman beni durduranın zihnin ürettiği korkular olduğunu görüyorum. Elbette keşke demiyorum. Hepimizin öze yolculuğu farklı. Ben de bu yolda farkındalığa ulaşmak için yaşamam gerekenleri yaşadım ve de yaşamaktayım. Yol uzun, sonsuz. Kendimizi ne kadar çoğaltsak o kadar iyi. Çoğalmak dediğim öze yaklaşmak,  saf sevginin içinde yoğurulana kadar.

 

Bu yazı toplam 978 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Akhisar T&D Yapı
1/20
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.