CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Manisa'ya Geliyor
Akhisar Kaymakamlığından Paşa Mahallesinde Kiralık İşyeri İhalesi Duyuru
6 Eylül Akhisar'ın Kurtuluş Günü Programı Açıklandı
Akhisar'da Ramazan Bayramında Emre Altuğ Konseri
ARŞİV


YAZARLAR


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ümit Gür
Allah sıralı ölüm versin
26 Haziran 2010 Cumartesi 09:53

Allah sıralı ölüm versin

 

Karadeniz bölgemizde yapımı devam eden HES baraj inşaatını ilk defa denetlemek üzere yaptığım uçak seyahati sonucu vardığım hava limanında beni karşılamaya gelen görevliyle buluştuk. Orta yaşlı hoş bir Karadenizli olan şoför valizimi elimden kapıp otomobilin bagajına koyarak hızlıca otomobile bindi. Ben de  koltuğuma oturdum ve tabiî ki emniyet kemerime uzandım kemeri çekmek üzere iken şoför hemen uyardı…! Takma, takma abi dedi. Şaşırdım, ne oldu dedim.  Abi burada öyle bir şeye gerek yok. Hiç uğraşma, kimse kemer falan takmaz dedi. Bir an duraksadım. Şoför o kadar doğal söylüyordu ki. Kendimi sanki yanlış bir şey yapmışım, bu bölgenin adetlerine geleneğine karşı çıkmışım gibi hissettim. Sonra kendimi toparladım. Dedim ki ben kendi güvenliğim için bunu takıyorum. O zaman da şoför toparlandı ve kendi tatlı şivesiyle, ha onu bilmem dedi. Ben de bu defa üste çıkıp, herkesin emniyet kemerini takmasının trafikte can güvenliği açısından daha doğru olacağını söyledim. Böylece kendimi vatandaşlık görevini yapmış saydım. Konaklayacağım otele varıncaya kadar biraz lafladık. Abi dedi şoför, güvenlik falan dediler, mühim adam dediler ama tam anlamadım, sizin şantiyede göreviniz neydi dedi. Ben mesleğimi ve görevimi söylerken dışarıdaki harika Karadeniz manzarasını gözlüyordum. Biraz daha sohbetten sonra bir ara şoförün de emniyet kemerini kaşla göz arasında takmış olduğunu fark ettim.

Şoförün kendince bana itibar ettiğini benim emniyet kemerini takma zahmetine girmememi, rahat etmemi istediğini anlıyorum. İşte bizim insanımız böyle sevecen, sıcakkanlı, insana saygılı böyle nice güzel hasletlerle yüklü. Bunlar tabiî ki çok güzel ve bizi biz yapan değerler. Ama güvenlik ! Neden böyle güzel insanlarımız trafikte olası bir kaza durumunda sakat kalsın veya hayatını kaybetsin.  Neden benim insanım, alınabilecek basit bir önlemle kaza sonucunda karşılaşabileceği riski azaltma bilincinde olmasın. Veya alınacak basit önlemlerle önlenebilecek bir kaza sonucu sakat kalsın, acı çeksin. Alınabilecek bu basit önlemler konusunda eğer üçüncü kişilere görev düşüyorsa, hangi anlayış bu önlemleri aldırmaz. Hangi maddi kazanç hırsı insan hayatını görmezden gelebilir. Böyle bir anlayış olabilir mi. Bizim ihmalimiz yada bilinçsizliğimiz sonucu bir insan acı çekse, bir insan sakat kalsa veya ölse biz gece yattığımızda rahat uyuyabilir miyiz.

Sevgili okurlar biraz duygusallaştığımın farkındayım. İki gün önce babamı kaybettim. Babam seksen bir yaşındaydı. Çocukluğundan beri amelelikle başlayan, çalışkanlık ve dürüstlüğüyle insanlara güven veren bir çalışma hayatı sürdürdüğünü babamın çevresindeki insanlardan duyardık. Daha sonraları bu güveni takdir eden insanlar sayesinde bir girişimcinin yanında ortak olarak çalıştığını ve yıllar sonra yaşlanan ortağın işini tamamen babama devrettiğini biliyorum. Babamın küçük yaştan beri iş hayatında yaşadığı iş kazalarını veya kazaya ramak kala olayları hatta babamın genç yaşın verdiği çevikliği ve öngörüsüyle şantiye çadırındaki zehirlenmenin nasıl önlendiğini ondan dinlerdik. İş adamı olarak babamın işyerinde iş güvenliğiyle ilgili o günün şartlarında alınabilecek tüm önlemleri aldığını, çalışanların çizme ve koruyucu önlük kullanmalarını nasıl sağladığını daha dün gibi hatırlıyorum. Eve geldiğinde kendisi işçi olarak çalışırken patronun ona verdiği iş güvenliğiyle ilgili öğütleri bize anlatırdı. Buzhanede çalışırken nasılsa giymemiş olduğu çizme yüzünden patronunun onu kenara çekerek, babamın başka bir geliri olmadığından söz edip, ailesinin ondan ekmek beklediğini eğer o bir iş kazası geçirir veya meslek hastalığına yakalanırsa çoluk çocuğunun aç kalacağını ona anlattığını bizlere söylerdi. Kendisinin de çalışanlarına bu anlayışla baktığını ve ona göre önlemler aldığını biliyoruz.

Bu yazıyı kaleme alırken büroma başsağlığı ziyaretine geliyorlar. Babamın akranlarından veya çalışma yaşamında tanıyanlardan onun meziyetlerini tekrar tekrar dinliyorum. Onlar ve diğer ziyaretçilerim  babamıza bütün kardeşlerin sahip çıktığını, ölümün her yaşta acı olduğunu Allah'tan sıralı ölüm vermesi dileklerini duyuyorum.

Düşünüyorum da bu yaşamda önemli olan onurla gururla yaşamak, çoluk çocuğuna iyi bir isim bırakmak onların geleceğini olabildiğince güvence altına almak, olabilirse gelecek kuşaklara yararlı eserler veya izler bırakmak olmalı. Babacığım nur içinde yat.

Başsağlığına gelenlerin sözlerini hatırlıyorum tekrar, Allah sıralı ölüm versin. Ve diyorum ki, kimse genç yaşta, alınmayan önlemler nedeniyle iş kazalarına uğramasın. Hiç kimse iş kazasından veya meslek hastalığından ölmesin. Çocuklar küçük yaşta babasız kalmasın. Allah sıralı ölüm versin.

Bir sonraki yazımızda buluşmak üzere, kazasız, sağlıklı günler dilerim

 

 

Ümit GÜR

A sınıfı İş Güvenliği Uzmanı
 umitgur1958@hotmail.com

 

 

 

Bu yazı toplam 445 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÇOK OKUNANLAR
POSTA LİSTESİ