• BIST 96.400
  • Altın 145,076
  • Dolar 3,5740
  • Euro 4,0116
  • Manisa 21 °C
  • İzmir 20 °C
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Sınav Lisesinde erken kayıt indirimi
  • Penta Akademi öğrencilere başarılar diliyor
  • Bay - Bayan eleman aranıyor
  • Ege Tenis Yüzme Kursu Kayıtları Başladı
  • Grafiker Aranıyor
  • Gaye Plus firmasına eleman aranıyor
  • "Aşkla buluşturup sanatla çekiyoruz"
  • Penta Akademiden müjde!
  • Viyol üretim elemanı ve kümes operatörü aranıyor
  • Vergi Dairesinden duyuru
  • Gülbeyaz havuz ve cafede yüzme kursu kayıtları başladı
  • Özgür Yumurta'ya personeller aranıyor
  • Köfteci Ramiz'e personel aranıyor
  • Pinokyo'da Yaz Okulu ve Yeni Dönem Kayıtları Başladı
  • Gafe – Gürgendağ Kır Düğün Salonu
  • Akhisar'a iz bırak

Akhisar, Gördes ve Sındırgı'yı Bekleyen Tehlike

Dr. Gökhan Gürel

Akhisar, Gördes ve Sındırgı'yı Bekleyen Tehlike

Öyle bir iş ki; Akhisar, Gördes ve Sındırgı arasında, tam 200 kilometrekarelik bir alanda  yapılacak.

Bu alanın içinde 39 kilometrekarelik alan doğrudan kazılacak.

Bu alanda bitki örtüsü ile kaplı toprak sıyrılacak.

Sıyrılan toprak, tekrar kullanılmak üzere depolarda saklanacak.

Bu iş için, irili ufaklı yaklaşık yüzyirmibeşbin(!) ağaç kesilecek !

Ağaçları ve bitki örtüsünü kendisine yuva yapmış, besin yapmış  yüzlerce türden yüzbinlerce hayvan telef olacak.

İş süresince 4 milyon metreküp kaya ve toprak kazılıp, 5 milyon metreküp dolgu yapılacak.

Kazılardan çıkan materyal sülfirik asit ile işleme tabi tutulacak.

Bunun için her gün Aliğa ya da Bandırma limanlarından hareket eden 20 tonluk 50 tanker trafiğe girecek, şehirlerimizin içinden geçip bölgeye asit (!) taşıyacak.

İşleme tabi tutulan materyalden, başta Arsenik olmak üzere çok sayıda ağır metaller çıkacak.

İşlem sırasında kullanılacak buharı elde edebilmek için her yıl 140 bin nüfuslu bir kentin ısınma ihtiyacı kadar kömür kullanılacak.

İşletme süresince, kullanılan kömürden 200 bin ton cüruf ve kül çıkacak.

Tüm bu işlemlerin sonunda çıkacak diğer katı ve sıvı atıklar ise atık depolama barajlarında toplanacak.

Böylece nikel ve kobalt elde edilip ihraç edilecek

Tam 25 yıl sürecek ve 250' si teknik ve idari personel olmak üzere toplam 300 kişi çalışacağı bu işin sahibi META Madencilik ...

Ellerinde ÇED raporuyla gelip, tüm bunları bana büyük bir kaygıyla anlatanlar ise Gördes Çevre Platformu (GÖRÇEP) üyeleri.

****

Onları dinledikten ve ÇED raporunu inceledikten sonra insan şu soruları sormadan edemiyor ...

Kazılacak 39 kilometrekarelik alanın aralarında kalacak kazılmamış 161 kilometrekarelik alanda bitki, hayvan ve insan yaşamı etkilenmeyecek mi ?

Sıyrılıp saklanacak dediğiniz bitki örtülü toprak tekrar yerine konduğunda içindeki bitkilerden, mikroorganizmalardan, minerallerden eser kalacak mı ?

O topraklar eski tarımsal değerini korumuş olacak mı ?

Her boydan 125 bin ağacı kestikten sonra yerine yenilerini bile ekseniz ekolojik dengeyi, bölgesel flora ve faunayı alt üst etmiş olmayacak mısınız ? 

Yüzlerce türden, milyonlarca bitki ve hayvanı yerinden yurdundan etmiş olmayacak mısınız?

Yörede ormanciliktan, meyvecilikten, hayvancılıktan, arıcılıktan geçinen binlerce insan ekmeğinden, işinden ve evinden olmuş olmayacak mı ?

Göç etmek zorunda kalmayacaklar mı ?

25 yıl boyunca, yüzlerce kilometre uzaktan her gün asit yüklü tankerleri Gördes’e taşırken, boşaltırken, aktarırken, depolarken bir kaza olur ve asit sisi oluşur ise rüzgarlarla, yağmurlarla Akhisar’da, Gördes’ te, Sındırgı’ da ve civar yerleşim yerlerinde insanların ve canlıların güvenliğini nasıl sağlayacaksınız ?

Başta kansorejen olan Arsenik olmak üzere, işlem sırasında ortaya çıkacak olan ağır metallerin yer üstü ve yer altı sularına karışmasını engelleyebilecek misiniz?

Tüm önlemlere ve sıkı disipline rağmen bazen Japonların bile üstesinden gelemediğini (Örneğin Tsunami) düşünürsek, atıkların depolandığı barajların özellikle deprem veya doğal afet durumunda güvenliğini sağlayabilecek misiniz?

Çıkacak kömür atığının toplaması için anlaştığınız söylenen ve 10 bin nüfuslu Gördes’ e hizmet veren Gördes Belediyesi, ayrıca 140 bin nüfüsun kömür cürufuna ve külüne denk gelen atığı toplayıp yok etmeyi nasıl başaracak ?

****

Ayrıca ÇED raporunda;

Rakımı 900 metre olan Gördes’ teki tesis için rakımı 90 olan, yağış ve rüzgar rejimi tamamen farklı Akhisar’ ın meteoroloji istasyonunun verilerinin kullanıldığı,

Atık toplama barajlarının setlerinin deprem durumunda yıkılması ile sıvı ve katı atıkların doğaya karışmasının nasıl engelleneceğinin çok açık olmadığı,

‘Plansız göç yaptırılmayacak’ ifadesinin kullanıldığı, bir anlamda ‘planlı(!)’göç yaptırılacağı,

Çiçekli Köyünde yüzlerce aile hayvancılıktan geçimini sağlarken sadece 19 ailenin hayvancılık yaptığının söylenmesi gibi çok sayıda eksik ve yanlış değerlendirmeler olduğu doğru mu ?

25 yılın sonunda işiniz bitip gittiğinizde, geriye ne kalacak ?

Doğası tahrip edilmiş, ormancılığı, hayvancılığı, meyveciliği bitmiş; yerinden, yurdundan, ekmeğinden, aşından olmuş yoksullaşmış  insanların memleketi Gördes mi yoksa bugünkü Gördes mi?

Havası, suyu kirlenmiş bir Akhisar, bir Sındırgı mı, yoksa yediğinden içtiğinden ve aldığı nefesten zehirlenme korkusu yaşayan Akhisar mı?

Hangisi kalacak ?

25 yılda ancak 300 kişinin istihdamı ve belirli bir çevrenin kazanacağı milyon dolarlar mı yoksa onbinlerce insanın kaybedecekleri mi ?

Hangisini tercih edeceğiz ?

Elbette madenciliğe karşı değilim,

Elbette bu memleketin zenginliklerinin halk için kullanılmasının taraftarıyım,

Elbette ülkemize ve insanımıza kazandıracak her yatırımın yanındayım,

Ancak bu kadar ciddi iddia ve kaygılar varken bu soruları sormak ve yanıtını aramak da görevimiz !

Şimdi META Madencilik' ten yanıt bekliyoruz.

Eğer yanıt gelirse virgülüne dokunmadan buradan yayınlayacağım.

Bu yazı toplam 7621 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    Yazarın Diğer Yazıları
    Başlangıç Tarihi
    Başlangıç Tarihi
    Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.