• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Manisa 4 °C
  • İzmir 13 °C
  • ADD'den Cumhuriyet konseri
  • Bursa Kebap evine deneyimli usta ve garson aranıyor
  • 19 Ekim 2017 Muhtarlar günü programı açıklandı
  • Sir Winston House’a personel alımı yapılacaktır
  • Yemen Kahvesi Akhisarlılara hizmet vermeye başladı
  • İtina ile zeytin silkme makinası ile  zeytin silkinir
  • Grafiker aranıyor
  • Erdem Zeytinyağı fabrikasında zeytinyağı sıkımları başladı
  • Kaynakçı, boyacı ve montaj personeli aranıyor

27 Mayıs

Mahmut Tolon

 27 Mayıs

 

Tabii ki önümüze bakalım ve küresel ısınma ve nüfus sorunları ile ilgilenelim,  uzlaşmayı öğrenelim ama tercihan kimseleri suçlamadan da tarihimizi anımsayalım. Bilelim ki, bir daha bu tür milli felaketler başımıza gelemesin ve heves edenleri yargılayacak cesareti bulacak bir kamuoyumuz ve özgüven duygumuz oluşsun.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 10.uncu Genel Kurmay Başkanı  Orgeneral Rüştü Erdelhun  27 Mayıs 1960 darbesi günü tutuklandı.  Yassıada Mahkemesi tarafından “yargılandı” ve idama makhum edildi. Bu süreçte bir Genelkurmay Başkanı olarak tüm rütbeleri söküldü ve er statüsünde yargılandı. İmralı'ya elleri arkadan kelepçeli olarak götürüldü. Askerlerin siyasete karışmalarına  karşı çıkması ile de tanınan Erdelhun Paşa, İstiklal Savaşı'na katılmış ve İstiklal Madalyası sahibi idi.

Darbeden sonra darbeyi yapan yüzbaşı ve binbaşılar söz geçirebilecekleri bir General arayıp Cemal Gürsel'i başlarına geçmeye ikna ettiler. (Gürsel sonra Cumhurbaşkanı oldu).

 Yassıada „mahkemeleri“ (ve savcıları ve hakimleri : „sizi buraya tıkan güç böyle istiyor“) sonunda öldürülen Zorlu Polatkan ve Menderes i hepimiz anımsıyoruz. Ama aklımızda tutalım ki  3 kişi değil 14 kişi, bu süreçte yaşamını yitirmiştir. Bu arada sadece politikacılar değil örneğin  İstanbul Emniyet Müdürü Emin Oktay da yaşamını yitirmiş ve ardından kalp krizi açıklaması yapılmıştır. Yassıada sürecinde ilkel bir şekilde işkence yapıldığı da artık tarafsız kişilerin de ifadelerince kabul edilmiş bir gerçektir.

1961 anayasası ile darbeyi (o zamanki zorunlu  ismi : „Devrim veya İhtilal“) tenkidetmek yasaklandı. Darbeciler tabii senatör olarak ömür boyu maaşa bağlandılar.

 

İnsanlar olarak, kolay inanan, hata yapınca kabul etmekte zorlanan, galeyana ve dolduruşa gelmeye meyyal yaratıklarız. Tekrarlarından sakınmak için de üslub, sukunetin önemini, karşı tarafı dinlemenin gereğini anlamak zorundayız (susturmak yerine!) .  Çıkar çatışmalarında çıkarı ayrı tutup müzakere ederken istenmeyen noktalara gelmemek önemli. 1960 Darbesinin ( o dönem zengin olanlar dışında)  ülke için zararı otoritenin sarsılması ve bir dizi darbelere  yolaçması olmuştur.

 

Son olarak bir Genelkurmay başkanının gece yarısı oturup bir e-muhtırayı aklınca yazdığını kendi ifadesi ile duyarak ürperdik.

 

Bu süreç  korkarım daha tam olarak tamamlanmamıştır. Ergenekon davasının sürdürülüş şekli birçok soruya neden olmaktadır. Bu davanın çabuk ve sakin ve adil bir şekilde neticelenmesi temenni edelim ki  önümüzdeki nesillere bırakılabilecek en önemli miraslardan biri olsun.

Bu yazı toplam 1428 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Başlangıç Tarihi
Başlangıç Tarihi
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 Akhisar Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.